Herkese merhaba!

Küçük bir notum var: Tarihin en büyük sinemacısı ve yapı sökeni Stanley Kubrick benim için. ‘En iyi 10 Film’ demek; onun en az beş filmine yer vermem demek. Dolayısıyla Kubrick’i kalbime gömüp listemi paylaşıyorum.

Ceylan Özgün Özçelik

Sinema Tarihinin En İyi 10 Filmi: Yapı Sökenler

10- Khaneh Siah Ast (1963)

Yönetmen: Forough Farrokhzad

Ölümlü, “ucube”lere dokuna dokuna, ölümsüz olana içini açar. Şairin sesi öyle etkilidir ki, konuştukça elleri başımızı okşar. Acıyı birlikte dindirmeyi umar.

9- Meshes of the Afternoon (1943)

Yönetmen: Maya Deren ve Alexander Hammid

Bir gölge, bir karabasanın içinde kendini arıyor. “Ev”le vedalaşıyor. Ruhun ve bedenin yasını tutan esrarengiz bir ayin…

8- Açlık (1974)

Yönetmen: Bilge Olgaç

Kurmaca, belgesel ve hatta deneysel sinemanın bir armonisi. Olgaç filmleri gerçekle gerçeküstünü aynı sahne içinde hissettirebilme gücüne sahip. Açlık’ın özellikle dua görüntüleri ve finali benzersiz.

7- Kurutta ippêji (1926)

Yönetmen: Teinosuke Kinugasa

Japon avangart sinemasının bu öncü şaheserinde; karanlık zihinler, bir akıl hastanesinin koridorlarında yankılanıyor. Olağandışı bir teknik. Sinir bozucu ve melankolik.

6- Spalovac Mrtvol (1969)

Yönetmen: Juraj Herz

Seyircisini kamerayla direkt temasa geçiren, diken üstünde izlenen organik bir korku. Zamana ve mekana kök söktüren bir reji. Ülkesinde uzun yıllar yasaklı olan film, kurgu sanatını marazi bir gösteriye dönüştürüyor.

5- Ovoce Stromu Rajských Jíme (1970)

Yönetmen: Vera Chytilová

Çek Yeni Dalgasının ilklerinden Chytilová, vaktiyle ülkesinde sansürlendi, yasaklandı. Aldırış etmedi. Ecnebi memleketlere göçmedi. Kendi Adem ve Havva’sıyla cennete meydan okudu. Alegorilerden baş döndürücü bir “harikalar diyarı” yarattı.

4- La Coquille et le Clergyman (1928)

Yönetmen: Germaine Dulac

Efsanevi bir yapı sökücü! Görsel evreni ve karakter temsilleriyle deforme bir fantazya. Dulac filmleri, dil arayışının sınır ve kural tanımazlığına dair çok cüretkar şeyler söylüyor.

3- Jeanne Dielman, 23 quai du Commerce, 1080 Bruxelles (1975)

Yönetmen: Chantal Akerman

Akerman, karşıtlıkların ustası. Gerçeğin illüzyonunu yaratıyor. Göstermek-saklamak arasında hem huzursuz hem dingin bir denge kuruyor. Şok edici bir finali olağan kılıyor.

2- Weekend (1967)

Yönetmen: Jean Luc Godard

“Medeni” barbarlığı üzerine hunhar bir hiciv. Sosyal felaket filmlerinin en anarşisti. Sekiz dakikalık trafik sahnesi eşine az rastlanır bir delilik!

1- The Other Side of the Underneath (1972)

Yönetmen: Jane Arden 

1982’de intihar ettiğinde uzun yıllardır depresyonla boğuşuyordu. Değeri bilinmemiş bir dahi Jane Arden. Şizofreniyi inceliyor. Şizofreniyi seyirciye tecrübe ettiriyor. Felç eden bir anlatıyla… Bu film, görsel ve işitsel bir deney! Bir travma.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi