İçinde yaşadığımız milenyum çağında Ralph, bütün çarpık yönlerimize ayna tutuyor. Ralph ve İnternet, bizleri, internet başında hapsolduğumuz bencil, korkak ve bağımlılıklarla dolu hayatlarımızı sorgulamaya itiyor. Her şeyden habersiz iki oyun karakterinin internet dünyasıyla tanışmak zorunda kalmalarını konu alan film, bencilliklerimiz ve özgüvensizliklerimizi ortaya koyarken geleneksel kalıplara eleştirel bir pencereden bakıyor. Yönetmen koltuğunda Phil Johnston (Zootopia) ve Rich Moore’un yer aldığı filmde, her şeyin mevcut hâlinden mutlu olan Ralph’in aksine Vanellope hayatında bir değişiklik arayışı içerisine giriyor. Pamela Ribon (Smurfs: The Lost Village) ve Phil Johnston’ın kaleme aldığı senaryosuyla en yakın arkadaşına bağımlılık derecesinde düşkün olan Ralph (John C.Reiley tarafından seslendiriliyor) onu mutlu etmek için Sugar Rush oyununun içine giriyor ve yarışa heyecan katıyor. Ancak, kattığı bu heyecan oyun konsolunun en önemli parçalarından biri olan direksiyonunun kırılmasına sebep oluyor ve oyunu sonsuza dek yok olma tehlikesiyle karşı karşıya getiriyor. Ralph ve Vanellope, Sugar Rush evrenini kurtarabilmek adına, dünyalarına yeni giren internet bağlantısında sörf yaparak, bizleri yaşadığımız internet çağını ve çılgınlığını tüm bencilliği ve özgüvensizliğiyle izlemeye zorluyor. Ralph ve İnternet: Özgüven Eksikliklerimizle Dolu Sanal Dünyalarımıza Dürüst Bir Bakış Ralph ve Vanellope’nin çok önemli bir amacı var; eBay’e ulaşıp oyun konsolu için gerekli olan parçayı satın almak. Ancak Ralph ve Vanellope para, internet, sanal dünya gibi kavramlardan tamamen habersiz. Dolayısıyla, içine düştükleri sanal dünyada daha ilk saniyelerinde kendilerini nasıl olduğunu anlayamadan yükselttikleri fiyatı karşılayabilmek için spam siteleri için çalışırken buluyorlar. İçine düştükleri bu sanal dünyada insanların sanal kimlikleri var ve gerçek yaşamlarından çok burada vakit geçiriyorlar. Arkadaşlıklarını burada kuruyor, eğlenceyi burada arıyor ve ihtiyaçları olduklarını düşündükleri her şeyi yine burada arıyorlar. Ralph’ın eBay tarafından onlar için tanınan kısa süre içerisinde gerekli parayı toplayabilmek için kısa yoldan tüm klişeleri uğrayarak bir sosyal medya fenomenine dönüşmesi ise bizlere yine çok tanıdık gelen durumlar arasında yer alıyor. Ralph’i kısa sürede popüler bir sosyal medya fenomeni hâline getirip hedefine ulaştıran bu sürecin işleyici ise bizlere aslında bütün günümüzü geçirdiğimiz sanal dünyanın ne kadar stratejik ve yüzeysel bir şekilde işlediğini bir kez daha hatırlatıyor. Ralph kısa sürede anlam bakımından zenginliği tartışılır işler yaparak ünlü olmayı başarıyor ancak, internet bir yandan da onu aşağılayıcı yorumlarla yıkmaya, yok etmeye çalışıyor. Öyle ki, sanki kendimizde bulamadıklarımızın acısını başkalarından en kısa ve kolay yoldan çıkarmaya çalışıyoruz. Ya da, kendimizle baş başa kalamaz hâle geldiğimiz için başkalarına bağımlı oluyoruz; tıpkı Ralph’in Vanellope’ye olan bağımlılığını arkadaşlık zannetmesi gibi. Filmin eleştirel bir gözle yaklaştığı tek durum internet dünyası ve bu kocaman dünyada, kendimizi nasıl kaybettiğimiz değil. Disney, Ralph ve İnternet üzerinden kusursuz prensesleri ve onları daima kurtaran güçlü, kuvvetli prenslerini de bir kez daha inceleme altına alıyor. Shank (Gal Gadot) ile tozlu, tehlikeli Slaughter Race dünyasının bir parçası olmayı hayal eden prenses, Vanellope von Schweetz’e suya bakarak şarkı söylemenin bütün problemlerini çözeceğini öğütlüyor. Ralph ve Vanellope’nin izleyicisine sunduğu internet dünyası uçsuz bucaksız bir reklam maketi gibi. İçerisinde elbetteki kocaman bir Google binası, BuzzTube (Youtube), eBay gibi birçok internet sitesinin dev logoları yer alıyor. Bugüne dek tam aksi düşüncelerle bir imparatorluk hâline gelen Disney’in prenseslerinin öz eleştiri dolu, son derece haklı, cesur ve realist yorumları da, bu…

Yazar Puanı

Puan - 75%

75%

Her şeyden habersiz iki oyun karakterinin internet dünyasıyla tanışmak zorunda kalmalarını konu alan film, bencilliklerimiz ve özgüvensizliklerimizi ortaya koyarken geleneksel kalıplara eleştirel bir pencereden bakıyor.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
75

İçinde yaşadığımız milenyum çağında Ralph, bütün çarpık yönlerimize ayna tutuyor. Ralph ve İnternet, bizleri, internet başında hapsolduğumuz bencil, korkak ve bağımlılıklarla dolu hayatlarımızı sorgulamaya itiyor. Her şeyden habersiz iki oyun karakterinin internet dünyasıyla tanışmak zorunda kalmalarını konu alan film, bencilliklerimiz ve özgüvensizliklerimizi ortaya koyarken geleneksel kalıplara eleştirel bir pencereden bakıyor.

Yönetmen koltuğunda Phil Johnston (Zootopia) ve Rich Moore’un yer aldığı filmde, her şeyin mevcut hâlinden mutlu olan Ralph’in aksine Vanellope hayatında bir değişiklik arayışı içerisine giriyor. Pamela Ribon (Smurfs: The Lost Village) ve Phil Johnston’ın kaleme aldığı senaryosuyla en yakın arkadaşına bağımlılık derecesinde düşkün olan Ralph (John C.Reiley tarafından seslendiriliyor) onu mutlu etmek için Sugar Rush oyununun içine giriyor ve yarışa heyecan katıyor. Ancak, kattığı bu heyecan oyun konsolunun en önemli parçalarından biri olan direksiyonunun kırılmasına sebep oluyor ve oyunu sonsuza dek yok olma tehlikesiyle karşı karşıya getiriyor. Ralph ve Vanellope, Sugar Rush evrenini kurtarabilmek adına, dünyalarına yeni giren internet bağlantısında sörf yaparak, bizleri yaşadığımız internet çağını ve çılgınlığını tüm bencilliği ve özgüvensizliğiyle izlemeye zorluyor.

Ralph ve İnternet: Özgüven Eksikliklerimizle Dolu Sanal Dünyalarımıza Dürüst Bir Bakış

Ralph ve Vanellope’nin çok önemli bir amacı var; eBay’e ulaşıp oyun konsolu için gerekli olan parçayı satın almak. Ancak Ralph ve Vanellope para, internet, sanal dünya gibi kavramlardan tamamen habersiz. Dolayısıyla, içine düştükleri sanal dünyada daha ilk saniyelerinde kendilerini nasıl olduğunu anlayamadan yükselttikleri fiyatı karşılayabilmek için spam siteleri için çalışırken buluyorlar. İçine düştükleri bu sanal dünyada insanların sanal kimlikleri var ve gerçek yaşamlarından çok burada vakit geçiriyorlar. Arkadaşlıklarını burada kuruyor, eğlenceyi burada arıyor ve ihtiyaçları olduklarını düşündükleri her şeyi yine burada arıyorlar. Ralph’ın eBay tarafından onlar için tanınan kısa süre içerisinde gerekli parayı toplayabilmek için kısa yoldan tüm klişeleri uğrayarak bir sosyal medya fenomenine dönüşmesi ise bizlere yine çok tanıdık gelen durumlar arasında yer alıyor. Ralph’i kısa sürede popüler bir sosyal medya fenomeni hâline getirip hedefine ulaştıran bu sürecin işleyici ise bizlere aslında bütün günümüzü geçirdiğimiz sanal dünyanın ne kadar stratejik ve yüzeysel bir şekilde işlediğini bir kez daha hatırlatıyor. Ralph kısa sürede anlam bakımından zenginliği tartışılır işler yaparak ünlü olmayı başarıyor ancak, internet bir yandan da onu aşağılayıcı yorumlarla yıkmaya, yok etmeye çalışıyor. Öyle ki, sanki kendimizde bulamadıklarımızın acısını başkalarından en kısa ve kolay yoldan çıkarmaya çalışıyoruz. Ya da, kendimizle baş başa kalamaz hâle geldiğimiz için başkalarına bağımlı oluyoruz; tıpkı Ralph’in Vanellope’ye olan bağımlılığını arkadaşlık zannetmesi gibi.

Filmin eleştirel bir gözle yaklaştığı tek durum internet dünyası ve bu kocaman dünyada, kendimizi nasıl kaybettiğimiz değil. Disney, Ralph ve İnternet üzerinden kusursuz prensesleri ve onları daima kurtaran güçlü, kuvvetli prenslerini de bir kez daha inceleme altına alıyor. Shank (Gal Gadot) ile tozlu, tehlikeli Slaughter Race dünyasının bir parçası olmayı hayal eden prenses, Vanellope von Schweetz’e suya bakarak şarkı söylemenin bütün problemlerini çözeceğini öğütlüyor. Ralph ve Vanellope’nin izleyicisine sunduğu internet dünyası uçsuz bucaksız bir reklam maketi gibi. İçerisinde elbetteki kocaman bir Google binası, BuzzTube (Youtube), eBay gibi birçok internet sitesinin dev logoları yer alıyor. Bugüne dek tam aksi düşüncelerle bir imparatorluk hâline gelen Disney’in prenseslerinin öz eleştiri dolu, son derece haklı, cesur ve realist yorumları da, bu logolardan bir tanesi olan Oh My Disney! adı altında perakende satışının gerçekleşmesi muhtemel prensese kıyafetleri üzerinden yapılıyor. Film, bu gibi anlarında her ne kadar günlük yaşamımıza dair oldukça yerinde gözlemler yapıp, net ve doğru eleştirilerde bulunuyor olsa da reklam dolu, ticari yönünü de kaybetmediğini bir kez daha ortaya koyuyor. Hızını genellikle kontrol altında tutmayı başaran ve izleyicisini sıkmayan film, hikâye anlamında gidişatı yönünden tahmin edilebilir olsa da yaptığı eleştiriler ve gerçekçi tutumuyla izleyicisinin ilgisini kaybetmemeyi başarıyor. Bütün bunlara rağmen, yenilik uğruna savaşmaktan korkmayan Vanellope’nin istekleri ve ihtiyaçları Ralph’in güçlü arkadaşlık duygusu karşısında durabilecek kadar önemli bir şekilde sebeplendirilmediği için zaman zaman sorgulanabilir kalabiliyor. Ancak film, günün sonunda izleyicisine bu ilişki üzerinden arkadaşlığın birbirine bağımlı olmak değil, destek olmak olduğunu hatırlatıyor.

Ralph ve İnternet, sanal kimliklerimiz ardına sakladığımız bütün özgüvensizliklerimizi ve ilgi görmeye karşı duyduğumuz açlığımızı ortaya koyuyor ve bu şekilde kendimize aslında ne kadar zarar verdiğimizi, kendi kendimizin virüsü haline geldiğimizi gösteriyor. Arkadaşlık amacıyla yola çıkılan bu macerada, desteklemek ve bağımlı olmak arasındaki farkı, gelenekselleşmiş kalıpların aslında ne kadar saçma olduğu, kendi eksikliklerimizi başkalarını mutsuz ederek kapatmaya çabalamanın ne kadar acizce olduğu gibi önemli gerçekleri bir daha öğreniyoruz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi