İzleyicisini kışkırtmak konusunda başarılı olan Yunan auteur yönetmen Yorgos Lanthimos, The Favourite filminin merkezindeki cinselliği nasıl ele aldığını anlattı. 

Dogtooth ile Oscar adayı olan ve uluslararası beğeni toplayan Yorgos Lanthimos, benzer bir evren yarattığı Alps filmiyle kendisine birçok hayran daha kazandırdı. The Lobster ve The Killing of a Sacred Deer filmlerinde beklenmedik şekilde karşımıza gelen cinsel kimlikler, gizlenmeye çalışılmamıştı. Kapalı kapılar ardında gerçekleşen ilişkilerin, karakterler ve izleyicileri tarafından birer tabu olarak görünmesi istenmemişti.

Bu açıdan baktığımızda yönetmenin son filmi olan The Favorite da bir istisna değil. Filmde lezbiyen aşk üçgeni üzerinde duran ve cinselliği bir tabu olarak oluşturmaktan çok uzakta olan Lanthimos, tarihsel doğruluğa da uzak duruyor. Bu uzaklığı bilinçli olarak tercih eden Lanthimos, “Bu konuda hiç tartışmadık.” diyor. Cinsellik içeren sahneler için sadece oyunculara doğru koşulları yaratmaya odaklanan yönetmen, “Nasıl hissettiklerine ve içinde bulundukları koşullara saygılı olmaya çalışıyorum.” diyerek bu konudaki hassasiyetini dile getiriyor.

The Favourite, 18. yüzyılda İngiltere’de geçen bir lezbiyen aşk üçgeni üzerinde duruyor. Rachel Weisz‘ın canlandırdığı Lady Sarah, Emma Stone‘un canlandırdığı genç hizmetçi Abigail ve Olivia Colman‘ın canlandırdığı Kraliçe Anne’in duyguları arasında gidip gelen hikâye, o dönemin lezbiyen ilişkileri üzerinde duran nadir filmlerin arasında yerini alırken Lanthimos, bu konunun üzerine çok düşünmediğini söyledi.

Yorgos Lanthimos’un Basit Olmasını İstediği Bir Hikâye: The Favourite

Lanthimos, Telluride Film Festivali’nde yapılan bir röportajda, “Başından beri istediğim şey, bu konunun filmin tek hikâyesi haline gelmemesiydi. Filmdeki karakterlerin bir sorun çıkarmasını bile istemedim. Ben sadece bu üç kadınla insan olarak ilgilenmek istedim. Lezbiyen ilişkilerinin olması doğal olan her şey gibi önemli değildi. Bu süreçte çok erken düşünmeyi bıraktım.” dedi.

Son filminin hikâyesini diğer filmlerine göre daha basit bulan Lanthimos, bunun nasıl algılandığı konusunda endişelenmiyor ve “Tam olarak anlatmak istediğim hikâye buydu.” diyor.

Kaynak: IndieWire

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information