Merhaba, beni en çok etkileyen filmler yönetmenlerin o filmlerde duygulara ya da bir duyguya vakıf olma yeteneği diyebilirim. Aşağıda seçtiğim filmleri çok ama çok seviyorum.

Mehmet Ali Konar

Amarcord (1973)

Yönetmen: Federico Fellini

Benim için bir sinema filminin esneklik sınırının test edildiği ve yaşamın bir bütünen sahnelendiği bir başyapıt. Fellini, hafızanın unutmak istemediği bütün yüzleri ve hatıraları bir kolaj hâlinde sunar bu filmde.

Terms of Endearment (1983)

Yönetmen: James L. Brooks

Sevgi, sevme biçimleri ve sadakat üzerine bir başyapıt. Hastanede ölmek üzere olan genç bir anne, kendisine küsmüş ve tavır yapan büyük oğluna gelecekte kendini affedemeyeceği ya da kalbinin yanacağı bir durumdan kurtarmaya çalıştığı bir sahne var. Muhtemelen sonsuza kadar bu sahnenin etkisinde kalacağım.

Amadeus (1984)

Yönetmen: Miloš Forman

Başka bir filmde bir duygunun (Salieri karakteriyle) bu derece etkili sahnelendiği görmemiştim. Dünyada ne kadar çok güzel film var demiştim.

La Famiglia (1987)

Yönetmen: Ettore Scola

Film üç kuşak İtalyan bir aileyi anlatır. Küçük bir çocuğun aile kalabalığında şakacıktan görmezden gelindiğinde, “ben yok değilim, ben buradayım” diye çığlık atarak ağladığı benzersiz sahneyi hiç unutmadım. İtalyan aristokrasini, Fransız özentisini, faşizmi, İtalyan toplumunu, yalın insanî hâller içinde kalarak o kadar güzel işliyor ki film, adeta içinize işliyor.

Zire darakhatan zeyton (1994)

Yönetmen: Abbas Kiarostami

Diyaloglar, filmin tekniği ve yönetmenin meseleye durduğu mesafe beni büyülemişti. Çekim anında Hüseyin’in Tahire’yi evlenmek için ikna etmeye çalışması ve yönetmen rolünde oynayan oyuncunun ölülere seslendiği sahneler o kadar güzel ki!

As Good as It Gets (1998)

Yönetmen: James L. Brooks

Oyunculuklar, diyaloglar, filmin ritmi bu kadar uyumlu  olabilir mi? İyi bir film yapmak bu yönetmen için sıradan bir iş diye düşünmüştüm, Bu yönetmenin yaptığı başka bir şey.

The Big Lebowski (1998)

Yönetmen: Ethan Coen & Joel Coen

Bir film de o zamana kadar gördüğüm en özgün karakterdi. Ufuk açıcıydı. Aklıma gelince tebessüm ediyorum. Bu filmden sonra Amerikan Bağımsız Sinemasına hayran olmuş ve bilinen bütün filmleri izlemiştim.

Zamani barayé masti asbha (2000)

Yönetmen: Bahman Ghobadi

Yönetmenin Kaplumbağalar da Uçar filmini bu filmin duygusunun devamı gibi görüyorum. Yönetmen kusursuz gerçekçi anlatımının yanında, atlara içirip kaplumbağaları uçurarak özgürlük için bir çıkış yolu arar. Amaneh’in bakışları, Ayoub’un kız kardeşinin ardından ağlayarak seslenişini hiç unutmadım.

La meglio gioventù (2003)

Yönetmen: Marco Tullio Giordana

Duyguları o kadar güçlü bir film ki o duyguların dışında başka hiçbir şeyi düşünemiyordum izlerken. Bir ülkenin 40 yılının filmi.

 

Stranger Than Fiction (2006)

Yönetmen: Marc Foster

Fantastik ve komedi türleri drama türü sınırları içinde yalın bir zarafetle işlenir. Hafif, tatlı sinema tekniği var ve senaryosu inanılmaz güzel. Bir yazardan alıntıyla hayatın tragedya mı yoksa komedya mı olduğu bahsi geçer. İlk defa edebiyat temalı bir filmi böylesine ince ve duygulu buldum.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi