Advertisement


Yapımcılarla Mars Entertainment Group arasında yaşanan anlaşmazlığın ön sıralarında yer alan Yılmaz Erdoğan, krizin detaylarına ilişkin iddialı açıklamalarda bulundu. Sorunun değil, sorunu çözme girişimlerinin yeni olduğunu söyleyen Erdoğan, bu koşulların devam etmesi durumunda yeni filmi Organize İşler 2: Sazan Sarmalı’nın Netflix’te yayınlanabileceğini söyledi. 

Hatırlayacak olursanız 2016 yılında Kaan Müjdeci‘nin önderliğinde çekilen Kapalı Gişe, Türkiye sinema endüstrisindeki adaletsizlikleri, Türkiye’deki tekelleşen film dağıtımını ve bunun yarattığı sorunları mercek altına almıştı. Ülkemizdeki sinema seyircisinin farkındalığını artırmak konusunda oldukça önemli bir yer tutan bu yapım, ileride olacakları tahmin etti adeta. Son günlerde Türkiye’deki sinema salonlarının büyük bir kısmını elinde bulunduran Cinemaximum’un sahibi Mars Entertainment Group ile aralarında Necati Akpınar, Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar gibi isimlerin yer aldığı yapımcılar arasında yaşanan gerilim, bunun en büyük örneği.

CGV Mars’ın, gişe açısından iddialı gördüğü BKM, Fikir Sanat, Çamaşırhane Film gibi yapım şirketlerinin birçok filmini birden fazla salonda vizyona sokması, ülkedeki sinemaya gitme alışkanlığını büyük ölçüde değiştirmişti. Bununla beraber şirketin daha fazla para kazanmak uğruna bağımsız filmlere burun kıvırması, izleyicinin bu filmlerle buluşmasını bir nevi engellemişti. Aslında bu tekelleşmenin yarattığı sorunlar, uzun zamandır sinemaseverlerin ve sektörde çalışan insanların tepkisini çekiyordu. Hatta sektördeki birçok şirket, orta yol bulunması için çalışmalar yapmış fakat bu girişimden hiçbir sonuç çıkmamıştı. Yüksek gişe hasılatı elde eden, hatta filmlerinin tanıtımlarını Cinemaximum üzerinden yapan birçok yapımcı, bu konuda herhangi bir adım atmamıştı. Zamanında bu tekelleşmenin yaygınlaşmasına katkıda bulunan bu kişiler, deyim yerindeyse yumurta kapıya dayanınca boykot yoluyla tepkilerini dile getirdi. Aralarında Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar gibi isimlerin bulunduğu birçok yapımcı, CGV Mars’ın yaptığı promosyonlar üzerinden haksız kazanç elde ettiğini iddia etmiş ve hak ettikleri maddi payı almadıkları takdirde kendi filmlerini Cinemaximum dışında başka sinema salonlarında göstereceklerini açıklamıştı.

Şirketin Kurumsal İlişkiler Direktörü Aslı Irmak Acar’ın Hürriyet’e verdiği röportaj, olayların fitilini daha da ateşlerken Acar; bu konuda bir yasa tasarısı çıksa bile geri adım atmayacaklarını açıklamıştı. Bunun ardından yapımcılar, konuyla ilgili basın açıklaması yayınlamış ve yeni sinema yasasını desteklediklerini belirtmişti.

Konuyu medyaya taşıyarak bir kamuoyu yaratmaya çalışan ve bu anlaşmazlığın ön sıralarında yer alan Yılmaz Erdoğan, kısa bir süre önce TRT Haber’e özel bir röportaj verdi.

Yılmaz Erdoğan: “Sorun Yeni Değil, Çözme Girişimimiz Yeni.”

Röportajın başlarında Yılmaz Erdoğan, sorunun aslında uzun zamandan beri var olduğunu ancak bu konuyu çözme girişiminin yeni olduğunu belirtiyor. Yılmaz Erdoğan, röportajda 2014 yılında bu konudaki şikayetlerini dile getirdiğini ve basına bir açıklama yaptığını söylüyor. Peki Erdoğan, böyle bir konuda sitem etmesine rağmen neden 2016’da gösterilen Kapalı Gişe belgeselinde neden yer almadı sorusunu sormaktan kendimizi alamıyoruz.

Bu soru kafamızı kurcalarken; Yılmaz Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığının, 21 Aralık’ta TBMM’ye sunduğu Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun’una destek verdiği belirtiyor. Bakanlık ile sürekli görüştüklerini ve yasa tasarısının bu hafta komisyona girebileceğini de söyleyen Erdoğan, yürürlüğe girecek olan bu yasanın her şeyi “şeffaf”laştıracağına inanıyor. Mevcut düzendeki bilet satışlarını göremediklerinden yakınan Erdoğan, Mars Group’un önceki yöneticileriyle böyle bir problem yaşanmadığını, yeni yöneticilerin bu sorunu ayyuka çıkardığını vurguladı.

CGV Mars Group’un; mısır kampanyası aracılığıyla bilet fiyatlarını yükseltmesi ve bilet fiyatlarının yarısını alması gereken yapımcılara, bu miktarı ödememesi bu krizin en önemli nedeni gibi görünüyor. Yasa tasarısının sorunu büyük ölçüde çözeceğine inanan Yılmaz Erdoğan, konuyla ilgili genel olarak şunları söylüyor:

“İş artık filmden kazandığınız para ile yeni bir film yapamama durumuna geldi. Mesela eczane, dönerci gibi yerlere binlerce bilet veriliyor. Benim Mars ile bir sorunum yok. Biz bu firma ile savaşmıyoruz. Ama bu firmanın şu andaki yöneticileri özel olarak krizi tırmandırıyorlar. Ortada bir savaş yok, bir düzensizlik var… Ortak çözümler gerektiren ortak sorunlarımız var. Yaz aylarında bizim filmlerimiz vizyona girmiyor. Diğer sinemacılar, yaz aylarında yerli filmler vizyona girsin dediler ama Mars kabul etmedi. Problem çok açık. Yine de işlerini iyi yapmadıklarını ve kasıtlı olmadığını düşünmek istiyorum. Ama baktığınızda bu yerli sinemaya açık bir saldırıdır. Kimi yapımcılarla görüştüklerini duydum. Bizimle görüşme talep edilirse görüşürüz. İlk çağırdığımızda gelselerdi belki yasa üzerinde bile beraber çalışırdık.”  

Yılmaz Erdoğan: “Netflix’le Görüşüyoruz.”

Öte yandan Yılmaz Erdoğan, yeni filmi Organize İşler 2: Sazan Sarmalı için Netflix ile görüşme hâlinde olduklarını da belirtti. Alfonso Cuarón‘un, hem Netflix Türkiye’de hem de Türkiye’deki sinema salonlarında gösterilen son filmi Roma’yı örnek göstererek kendisinin de böyle bir yol izleyebileceğinin sinyallerini veren Erdoğan, görünüşe göre çözüm için üretilebilecek alternatif yollar gözden geçirmeyi ihmal etmiyor.

Netflix konusunda bir yorum yapmak için henüz erken. Sürecin Türkiye sinemasında nasıl sonuçlanacağını görmek için bir süre daha beklememiz gerekiyor.

Röportajın tamamını buradan izleyebilirsiniz.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information