Amerikan İç Savaşı sırasında yüzlerce kölenin özgürlüğüne kavuşmasını sağlayan Harriet Tubman’ın hayatını konu alan Harriet’ın senaristi Gregory Allen Howard, yıllar önce bir yapımcının filmde Tubman’ı Julia Roberts’ın canlandırmasını istediğini açıkladı.

Sinemanın kalbinin attığı Hollywood’dan zaman zaman eşine az rastlanan, kulaklarınıza inanamayacağınız haberler ortaya çıkabiliyor. Şimdi bahsedeceğimiz olayın “yok artık” dedirtecek cinsten olduğunu baştan söyleyelim.

Bilindiği üzere köle olarak dünyaya gelen, Amerikan İç Savaşı sırasında verdiği büyük mücadelelerle ve kölelik karşıtı eylemleriyle tanınan özgürlük savaşçısı Harriet Tubman; cesareti, ustalığı ve azmi sayesinde yüzlerce kölenin kurtulmasını sağlamış ve dünya tarihine damgasını vurmuştu. Harriet Tubman’ın hayatı, oyuncu kimliğiyle tanınan, aynı zamanda Talk to Me, Black Nativity gibi filmlere imza atan Kasi Lemmons‘ın yönettiği Harriet filmine konu oldu.

Dünya prömiyerini bu yıl 44. Toronto Film Festivali’nde yapan filmde Harriet Tubman’ı, Bad Times at the El Royale ve Widows gibi filmlerle dikkatleri üzerine çeken, Tony ödüllü oyuncu Cynthia Erivo canlandırıyor. Ancak stüdyonun, Cynthia Erivo’dan çok önce Harriet Tubman’ı canlandırması için önerdiği isim insanı şok edecek cinsten.

Harriet’ın Senaristi Gregory Allen Howard: “Stüdyo Julia Roberts’ın Harriet Tubman’ı Canlandırmasını İstedi.”

Filmin senaryosunu Kasi Lemmons ile birlikte kaleme alan Gregory Allen Howard, katıldığı bir soru-cevap etkinliğinde filmle ilgili ilginç bir gerçeği ortaya çıkardı. Bu filmin senaryosu üzerinde 25 yıldır çalıştığını söyleyen Howard, yazdığı senaryonun stüdyo tarafından çok beğenildiğini ve stüdyonun Julia Roberts‘ın filmde Harriet Tubman’ı canlandırmasını istediğini söyledi.

Şaka gibi ama gerçek! Görünüşlerine baktığımız zaman Julia Roberts’ın, Harriet Tubman’ı canlandırması mümkün değil. Ancak 1994 yılında stüdyo, Tubman’ın eskide kalmış bir figür olduğunu öne sürerek aradaki farkın kimse tarafından fark edilmeyeceğini düşünmüş ve Howard’a böyle bir öneride bulunmuş. Gregory Allen Howard, Hollywood’daki whitewashing (beyazlaştırma) sorunun ne seviyelere ulaşabileceğini gösteren bu olayın çok uzun zaman önce yaşandığını ve zamanın ruhunun değiştiğini söyledi. Yaşanan absürt süreci de şu şekilde özetledi: “1994 yılında Hollywood’un iklimi çok farklıydı. Film için görüştüğümüz stüdyolarda biri bana ‘Senaryo fantastik. Julia Roberts, Harriet Tubman’ı oynasın’ dedi. Ama odadaki birisi Roberts’ın Harriet olamayacağını söyledi. Stüdyo şefi ise ‘Çok uzun zaman önceydi. Kimse farkı bilmeyecek.’ dedi .” Howard, Julia Roberts’ın Harriet Tubman olamayacağını söyleyen kişinin odadaki tek siyahi olduğunun altını çizdi.

Gregory Allen Howard, 12 Years a Slave ve Black Panther Filmlerinin Sinemada Çığır Açtığını Söyledi

Howard, 12 Years a Slave ve Black Panther filmlerinin Hollywood’daki bu algıyı kırmada önemli olduğunu  ve bu konuyla ilgili çığır açtığını söyledi. Aslında bu filmlerin ortaya çıkması ve Akademi tarafından dikkate alınması, #OscarsSoWhite hareketine dayanıyor. 2016 Oscar Ödülleri’nde Akademi’nin siyahi oyuncu ve yönetmenleri göz ardı ettiği ortaya çıkmış, Idris Elba, Samuel L. Jackson, Will Smith, Michael B. Jordan gibi siyahi oyuncuların adaylık alamaması dikkat çekmişti. Sosyal medyada #OscarsSoWhite hashtag‘iyle binlerce kişi konuyla ilgili tepkisini dile getirmişti.

Bu noktadan sonra Hollywood’daki çeşitlilik, eskiye, daha doğrusu 90’lı yıllara oranla daha fazla varlık gösteriyor. Ancak bu durum, “Julia Roberts, Harriet Tubman’ı oynasın!” gibi absürt durumların tamamıyla ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Hatırlayacak olursanız, Emma Stone’un yarı Hawaiili yarı Asyalı bir karakteri canlandırdığı Aloha filmi, 2015 yılında gösterime girdiğinde kendisini eleştirilerin odağında bulmuştu. Bir önceki cümlenin başından anlayacağınız üzere filme gelen tepkilerin sebebi, Emma Stone’un Asyalı bir karakteri canlandırmasıydı. Bu durum, Hollywood’daki white-washing durumunun en belirgin örneklerinden biri hâline gelmişti.

Hollywood, #OscarsSoWhite hareketinden sonra whitewashing vakalarnı da ortadan kaldırmak için elinden geleni yapıyor. Stüdyoların bu konuda daha dikkatli olmaya başladığı gözlerden kaçmazken; zamanın ruhunun, sinema dünyasındaki algıları değiştirdiği gerçeği de gözler önüne seriliyor.

Kaynak: Deadline

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi