Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

Noel ve yılbaşı günlerinin birbirine yakın olmasının yarattığı etkinin büyük olduğu iki şey var: biri sinema diğeri Türkiye. Türkiye’de Noel’in bir Hristiyan yortusu, yılbaşının ise tıpkı baharın gelişinin de çeşitli kültürlerde kutlanması gibi, yeni yılın gelişinin kutlandığı sıradan bir gün oluşu anlaşılamadığı için “çeşitli” problemler ortaya çıkıyor. Ancak sinemada, bu dönemin birçok ülkede tatil olması ile, hem Noel-Yılbaşı Gecesi geçen filmler peydah oluyor bol bol hem de birçok büyük yapım bu tatil döneminde vizyona giriyor.

Bir kutupta sinemayı bir kutupta Türkiye’yi bir araya getiren böyle bir konuya kayıtsız kalamadık ve sizlere yılbaşı akşamı izleyebileceğiniz – ya da herhangi bir akşam elbette – bazıları klasikleşmiş (hatta klişeleşmiş) filmlerin yanı sıra, yılbaşı dendiğinde “eh öyle pek de akla doğrudan gelmeyen” filmlerden oluşan güzel bir liste hazırlamaya karar verdik.

Yılbaşı Temalı 20 Film: Klasikler 

Önce klasiklerden başlayalım. Kar yağsın, filmin ana teması Noel ya da yeni yıl olsun, her şeyiyle yılbaşı gecesine uysun; ümit versin, güldürsün ağlatsın diyorsanız işte bu klasikler henüz keşfetmeyenler için keşfedilmeyi bekliyor.

It’s a Wonderful Life (1946)

Muhtemelen bizim temamıza tam uyan, her yıl Aralık ayında ABD’de milyonlarca insanın yeniden ve yeniden izlediği bu “kendini iyi hisset” filmi, ülkemizde de neredeyse birebir çeviri ile Şahane Hayat olarak biliniyor.

Film, beceriksiz bir meleğin kendini kanıtlamak için hayatı boyunca hep başkalarını düşünmüş iyi kalpli George Bailey’yi intiharın eşiğinden alıp hiç doğmasaydı her şeyin nasıl olacağını göstermesini anlatıyor. 40’lar ve 50’lerin en büyük Hollywood jönlerinden olan James Stewart’ın üzerine yapışan – ama en iyi şekilde hayat verdiği – naif ve iyi kalpli adam rolüne kazık çaktığı ilk rol olan bu film, Hollywood komedi standartlarını kurmuş yönetmenlerden biri olan Frank Capra’nın bol Oscar adaylıklı eseri.

Miracle on 34th Street (1947) 

Noel dokunuşlu, fantastik komedi filmlerinin atalarından biri olarak görebileceğimiz Miracle of 34th Street, Kris isimli bir adamın bir etkinlikte Noel Baba kostümünü giymesi gereken kişinin sarhoş olduğunu keşfetmesi ve sonradan etkinliğin organizatörü tarafından ikna edilip Noel Baba olması ile başlıyor. Kris o kadar seviliyor ki Noel Baba olarak bir iş buluyor fakat günler geçtikçe gerçekten Noel Baba olduğuna inanmaya başlıyor. Ya da belki de gerçekten öyle.

Filmde dönemin ünlü aktrislerinden Maureen O’Hara’nın yanı sıra, Hollywood’un unutulmaz yüzlerinden talihsiz Natalie Wood’un 9 yaşındaki halini görmek mümkün.

Home Alone (1990)

Bu listeyi okumaya başlayan herkes elbet bu noktaya geleceğimizi biliyordu. Filmden bahsetmeye pek gerek yok, televizyonlarda yüzlerce kez gösterilse de hep izleyicisi olan bir film “Evde Tek Başına”. Bu filmi gerçekten seven var mı gerçi bilmiyorum, ama Joe Pesci’nin düştüğü durumlara gülmemek elde değil. Yine de çocuklu aileler için her zaman en iyi tercihlerden biri olduğu da kesin. Macaulay Culkin’i zirveye çıkaran film, Hollywood’un erken dönem çocuk star trendini yeniden başlatan filmlerden biriydi.

The Nightmare Before Christmas  (1993)

nightmare-before-christmas

Hikayesi, kurgusu vs. Tim Burton’ın elinden çıkmış olsa da yönetmeni Tim Burton olmayan bu film, yine de onun estetiğini taşıyor. Cadılar Bayramı Kasabası’nda yaşayan Jack’in Noel Kasabasına yanlışlıkla düşmesi ve ortama ayak uydurma maceralarını anlatan bu stop-motion animasyon, türünün iyi örneklerinden. Bir ara, figürlerinin yastıklardan telefon kaplarına, çantalardan bardaklara her yeri süslediğini hatırladığım film ülkemizde de çok seviliyor. Animasyon olsa da bir çocuk filmi kesinlikle olmayan “Noel Gecesi Kabusu”, Burton’ın erken dönem filmlerini sevenler için kaçırılmayacak bir yapım.

The Shop Around the Corner (1940)

the-shop-around-the-corner

Burada seçtiğim klasikler arasındaki favorim kesinlikle bu film. İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde yazılmış bir Macar oyunundan büyük usta Ernst Lubitsch tarafından uyarlanmış olan film, tamamıyla Noel’de ya da Yılbaşında geçmiyor. Ama burada saydığımız filmlerin hepsinden daha sahici ve inandırıcı bir akışa sahip. Finalini Noel’de yapan film, aslında şimdiden baktığımızda klişe sayılabilecek bir hikayeye sahip. Bir dükkanda çalışan ve birbirini hiç sevemeyen iki çalışan, birbirlerinden habersiz mektuplaşırlar ve mektuplaştıkları kişilere (yani birbirlerine) aşık olurlar. Yine James Stewart’ın baş rolünde oynadığı filmde, karşısında Margaret Sullavan çok iyi bir performans sergiliyor. Eğer daha güncel bir versiyonunu tercih etmek isterseniz, Tom Hanks ve Meg Ryan’ın oynadığı You’ve Got Mail/Mesajınız Var (1997) filmini de izleyebilirsiniz.

A Christmas Carol / Scrooge

scrooged

Açıkçası Türkçeye Bir Noel Şarkısı olarak çevrilen bu Charles Dickens novellasının o kadar çok uyarlaması var ki, biri birinden daha üstün diyemeyebilirim. Geçmişte geçen, günümüzde geçen, hikayeyi başka yerlere aktaran, çocuk filmi olan, olmayan bir dolu uyarlamaya sahip. Çizgi filmler ve bu eserden esinlenmiş dizi bölümleri de cabası… Ben şahsen Bill Murray’den dolayı Richard Donner’ın çektiği 1988 yapımı Scrooged’u ya da daha klasik bir uyarlama için Ronald Neame’nin yönettiği, Albert Finney ve Alec Guinness’i kadrosunda buluşturan 1970 yapımı müzikal Scrooge’u tercih ediyorum.

Hikayeden bahsetmek gerekirse: Film(ler)de, kötü kalpli bir adam olan Ebenezer Scrooge’un, eski ortağı Jacob Marley’nin ve diğer iyiliksever hayaletlerin ziyareti ile gerçekleri görmeye başlayarak hayata daha iyi, daha kibar bakmaya başlaması anlatılıyor. Bir nevi It’s A Wonderful Life’ın tersi yani.

Sürpriz Yeni Yıl Filmleri

Tamam klasikleri hızlıca geçtik, ama “sürpriz” filmler de neler oluyor? Sürpriz filmler demekteki kastım şu, ucundan kıyısından Noel ya da Yeni Yıl temasını içeren ama asıl teması bu olmayan filmler. Neden yılbaşında herhangi bir film açıp, içinde yılbaşı sahnesi geçtiğinde sevinmeyeseniz? Tıpkı içinde İstanbul geçen filmleri izlerken sevindiğimiz gibi.

Joyeux Noel (2005)

joyeux-noel

Tamam Joyeux Noel gerçekten de Noel’de geçiyor. Aslına bakarsanız buradaki birkaç filmin tümü öyle, fakat meselesinin bambaşka olduğu da aşikar. Gerçek bir hikayeye dayanan film, Birinci Dünya Savaşı esnasında Avrupa’da İngiliz, Fransız ve Alman birliklerinin Noel ateşkesi esnasında yaşananların kurgulaştırılmış bir halini sunuyor.

Die Hard (1989)

die-hard-filmloverss

Die Hard / Zor Ölüm CGI’dan 3D’den sıkılan, şöyle gerçek karakterleri ve motivasyonları olan bir aksiyon filmine hasret kalanlar için muhteşem bir seçenek aslında. Hollywood’un anti-kahramanımsılarından John McClane ile tanıştığımız film, araları bozuk olan eşinin katıldığı bir partiyi basan bir örgütün elinden insanları kurtarmak için yola çıkan polis McClane’i anlatıyor. Bu sene kaybettiğimiz Alan Rickman’ın kötü adam performansı da takdire şayan elbet.

The Godfather Part II (1974)

the-godfather-ii

Evet, yanlış duymadınız, “Baba Bölüm II” filminden bahsediyorum. Dünya üzerinde hem izleyicileri hem de eleştirmenleri birleştiren nadir filmlerden biri. Francis Ford Coppola’nın efsane yönetmenler sıralamasına roket ile yükseldiği bu başyapıtların ikincisi birçok hikayeyi içinde barındırması ve uzun süresine karşın insanı ekrana zımbalıyor. Hikayenin 1950’lerde geçen kısmı bizim listemizle ilintili. Michael Corleone Küba’ya yatırım yapmak üzereyken bir militanın el bombası ile kendisini ve diktatör Batista’nın polislerini öldürdüğünü görünce hata yaptığını anladığı sahne, 1 Ocak 1955 Küba Devrimi’ni zenginlerin gözünden gördüğümüz o ünlü parti sahnesi ile devam ediyor. Bu sene hayatını kaybeden Küba lideri Fidel Castro’ya da bir selam çakarak, Baba II’yi yılbaşı planınıza dahil edebilirsiniz.

Eyes Wide Shut (1999)

eyes-wide-shut-new-york-filmloverss

Bu filmi herkes sevmiyor. Ben bayılıyorum. Stanley Kubrick’in vasiyeti, 21. Yüzyıl insanına son sözleri gibi geliyor bana. Belki de abartıyorum, bilemem. Tom Cruise ve Nicole Kidman’ın henüz evli oldukları o günlerde beraber rol aldıkları bu filmi derin bir felsefi analizle olduğu kadar karısını aldatamayan adamın “komik” maceraları şeklinde izlemek de mümkün. İki türlü de güzel bir sinema deneyimi sunan film, Noel döneminde geçmesi, birçok sahnesinde yanıp sönen süslü çam ağaçları barındırması ile de ideal bir yılbaşı filmi olabilir. Bir aile filmi olmadığı kuşkusuz tabii.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi