Paul Dano; oyunculuk alanındaki başarısını daha çok, There Will Be Blood, Little Miss Sunshine ya da The Prisoners gibi Hollywood’un bağımsız kanadında tanımlayabileceğimiz filmlerdeki performanslarıyla kazanmış bir isim. Dano’nun ilk kez yönetmen koltuğuna oturduğu film olan Wildlife – Yangın Yeri de, yine bu bağımsız sularda yüzen bir film. Bu bağlamda yönetmenlik kariyerine sürpriz yapmadan başladığını söyleyeceğimiz Dano, 1960’lar Amerika’sının Montana eyaletinde geçen bir aile hikâyesi anlatıyor Wildlife’da. Filmin merkezinde anne, baba ve bir çocuktan oluşan, tam anlamıyla çekirdek bir aile yer alıyor. Yönetmen Dano, filmin izleğini ailenin ilk gençliğini yaşamakta olan oğlu Joe’yu merkezine alarak kuruyor. Filmin başında bir golf sahasında çalışmakta olduğunu gördüğümüz babası Jerry, devamında işini kaybediyor ve bunu telafi etmek için yaşadıkları kasabanın çevresindeki orman yangınıyla mücadele etmekte olan ekibe katılıyor. Bu da annesi Jeanette ve Joe’nun, zor ekonomik koşullar altında hayatlarına devam etmek zorunda olmaları anlamına geliyor. Ve bu süreç, Jeanette’in daha elverişli ekonomik şartlar elde etmek adına kendine yeni bir hayat yolu çizmesi sonucunu doğuruyor. Wildlife; temelinde daha önce birçok örneğini izlediğimiz, dağılmakta olan Amerikan ailesi anlatılarını tekrar ediyor olsa da, sürecin temellendiriliş biçimindeki tutarlılık ve Paul Dano’nun basit ama işlevsel biçimsel tercihleriyle kalburüstü bir bağımsız filme dönüşüyor. Wildlife: Ekonominin Yaktığı Hayatlar Wildlife’ın dramatik yapısını düşünürken, o dönem Amerika’nın içinde bulunduğu ekonomik durumu ele almak faydalı olacaktır. 1960’larda İkinci Dünya Savaşı’nın yaralarını sarmaya çalışan Amerika Birleşik Devletleri, bir yandan da Vietman’a asker gönderiyor, dolayısıyla ekonomik gücünün hatırı sayılır bir kısmını bu faaliyetlere yöneltiyordu. Savaş harcamalarının iyiden iyiye yükseldiği döneme tekabül eden 60’ların ortası, aynı zamanda Avrupa ülkelerinin ve Japonya’nın ekonomilerinin ve dış ticaret rakamlarının yükseldiği bir dönemdi. Yani, toparlamak gerekirse 1960’ların ABD ekonomisinin en ihtişamlı günlerinden uzak olduğu aşikâr. Böylesi bir durumun küçük hayatlar yaşayan “küçük” insanların yaşam şartlarına tesir etmesi de kaçınılmaz bir durum elbette. İşte Wildlife tam olarak bu türden “küçük” insanların oluştuğu küçük bir ailenin usul usul dağılışını aktarırken, yaşanan sürecin mevcut ekonomik durumla bağını hiçbir noktada kesmiyor. Bu bağlamda filmin birçok noktasında karşımıza çıkan yangın unsurunun oldukça önemli olduğunu söyleyebiliriz. Filmin henüz başında Joe’nun okulda yangın konusunda bir eğitim alması, çok yakınlarda olmasına rağmen henüz bireylerin hayatlarını “tutuşturmamış” bir tehlikenin varlığına işaret ederken, Jerry’nin bu yangınlarla mücadele etmek için evden ayrılışıyla ateş filmin merkezindeki ailenin evine sıçrıyor. Devamında Joe’nun annesiyle birlikte çıktığı yolculuk sonucunda şahit olduğu orman yangınının büyüklüğü, yaşanan ekonomik çalkantıların etkisinin en denli büyük bir yıkıcılığa sahip olduğunu ve başa çıkmanın neredeyse mümkün olmadığı bir tehdide dönüşmesini simgeler hâle geliyor. Yangın unsuru filmin finaline doğru tekrar karşımıza çıktığında ise görüyoruz ki, bu ateş sadece ekonomik olarak daha zayıf durumdaki bireylerin evini yakıyor. Wildlife’ın merkezindeki, Joe’nun bakış açısından tanıklık ettiğimiz ailenin parçalanışı da ekonomik sebeplerle gerçekleşiyor. Öncelikle Jeanette, Joe’nun çalışmak için bile olsa yangın söndürme ekibine katılışını hoş karşılamıyor. Fakat bu, işinin kaybetmesinin ardından Joe için kaçınılmaz bir durum belki de. Bu süreçte, hayatına devam etmek adına yüzme öğretmenliği yapma fırsatı bulan Jeanette’in önünde bu vesileyle yeni ve daha elverişli ekonomik şartlar sunan bir hayat ihtimali beliriyor ve genç kadın yaşamına bu yoldan devam etmeyi tercih ediyor. Mevcut ekonomik şartların…

Yazar Puanı

Puan - 70%

70%

Wildlife; temelinde daha önce birçok örneğini izlediğimiz, dağılmakta olan Amerikan ailesi anlatılarını tekrar ediyor olsa da, sürecin temellendiriliş biçimindeki tutarlılık ve Paul Dano’nun basit ama işlevsel biçimsel tercihleriyle kalburüstü bir bağımsız filme dönüşüyor.

Kullanıcı Puanları: 4.18 ( 4 votes)
70

Paul Dano; oyunculuk alanındaki başarısını daha çok, There Will Be Blood, Little Miss Sunshine ya da The Prisoners gibi Hollywood’un bağımsız kanadında tanımlayabileceğimiz filmlerdeki performanslarıyla kazanmış bir isim. Dano’nun ilk kez yönetmen koltuğuna oturduğu film olan Wildlife – Yangın Yeri de, yine bu bağımsız sularda yüzen bir film. Bu bağlamda yönetmenlik kariyerine sürpriz yapmadan başladığını söyleyeceğimiz Dano, 1960’lar Amerika’sının Montana eyaletinde geçen bir aile hikâyesi anlatıyor Wildlife’da.

Filmin merkezinde anne, baba ve bir çocuktan oluşan, tam anlamıyla çekirdek bir aile yer alıyor. Yönetmen Dano, filmin izleğini ailenin ilk gençliğini yaşamakta olan oğlu Joe’yu merkezine alarak kuruyor. Filmin başında bir golf sahasında çalışmakta olduğunu gördüğümüz babası Jerry, devamında işini kaybediyor ve bunu telafi etmek için yaşadıkları kasabanın çevresindeki orman yangınıyla mücadele etmekte olan ekibe katılıyor. Bu da annesi Jeanette ve Joe’nun, zor ekonomik koşullar altında hayatlarına devam etmek zorunda olmaları anlamına geliyor. Ve bu süreç, Jeanette’in daha elverişli ekonomik şartlar elde etmek adına kendine yeni bir hayat yolu çizmesi sonucunu doğuruyor. Wildlife; temelinde daha önce birçok örneğini izlediğimiz, dağılmakta olan Amerikan ailesi anlatılarını tekrar ediyor olsa da, sürecin temellendiriliş biçimindeki tutarlılık ve Paul Dano’nun basit ama işlevsel biçimsel tercihleriyle kalburüstü bir bağımsız filme dönüşüyor.

Wildlife: Ekonominin Yaktığı Hayatlar

Wildlife’ın dramatik yapısını düşünürken, o dönem Amerika’nın içinde bulunduğu ekonomik durumu ele almak faydalı olacaktır. 1960’larda İkinci Dünya Savaşı’nın yaralarını sarmaya çalışan Amerika Birleşik Devletleri, bir yandan da Vietman’a asker gönderiyor, dolayısıyla ekonomik gücünün hatırı sayılır bir kısmını bu faaliyetlere yöneltiyordu. Savaş harcamalarının iyiden iyiye yükseldiği döneme tekabül eden 60’ların ortası, aynı zamanda Avrupa ülkelerinin ve Japonya’nın ekonomilerinin ve dış ticaret rakamlarının yükseldiği bir dönemdi. Yani, toparlamak gerekirse 1960’ların ABD ekonomisinin en ihtişamlı günlerinden uzak olduğu aşikâr. Böylesi bir durumun küçük hayatlar yaşayan “küçük” insanların yaşam şartlarına tesir etmesi de kaçınılmaz bir durum elbette. İşte Wildlife tam olarak bu türden “küçük” insanların oluştuğu küçük bir ailenin usul usul dağılışını aktarırken, yaşanan sürecin mevcut ekonomik durumla bağını hiçbir noktada kesmiyor. Bu bağlamda filmin birçok noktasında karşımıza çıkan yangın unsurunun oldukça önemli olduğunu söyleyebiliriz. Filmin henüz başında Joe’nun okulda yangın konusunda bir eğitim alması, çok yakınlarda olmasına rağmen henüz bireylerin hayatlarını “tutuşturmamış” bir tehlikenin varlığına işaret ederken, Jerry’nin bu yangınlarla mücadele etmek için evden ayrılışıyla ateş filmin merkezindeki ailenin evine sıçrıyor. Devamında Joe’nun annesiyle birlikte çıktığı yolculuk sonucunda şahit olduğu orman yangınının büyüklüğü, yaşanan ekonomik çalkantıların etkisinin en denli büyük bir yıkıcılığa sahip olduğunu ve başa çıkmanın neredeyse mümkün olmadığı bir tehdide dönüşmesini simgeler hâle geliyor. Yangın unsuru filmin finaline doğru tekrar karşımıza çıktığında ise görüyoruz ki, bu ateş sadece ekonomik olarak daha zayıf durumdaki bireylerin evini yakıyor.

Wildlife’ın merkezindeki, Joe’nun bakış açısından tanıklık ettiğimiz ailenin parçalanışı da ekonomik sebeplerle gerçekleşiyor. Öncelikle Jeanette, Joe’nun çalışmak için bile olsa yangın söndürme ekibine katılışını hoş karşılamıyor. Fakat bu, işinin kaybetmesinin ardından Joe için kaçınılmaz bir durum belki de. Bu süreçte, hayatına devam etmek adına yüzme öğretmenliği yapma fırsatı bulan Jeanette’in önünde bu vesileyle yeni ve daha elverişli ekonomik şartlar sunan bir hayat ihtimali beliriyor ve genç kadın yaşamına bu yoldan devam etmeyi tercih ediyor. Mevcut ekonomik şartların tetiklediği bu durum, aile açısından sonun başlangıcı bir bakıma. Wildlife; finaline doğru ilerlerken, ekonomik şartlar nedeniyle evini terk etmek zorunda kalan babası ile yine aynı ekonomik şartlar nedeniyle kendine yeni bir hayat çizen annesi arasında kalmış bir gencin yaşadıklarına ve hissettiklerine odaklanan bir filme dönüşüyor. Lakin Yönetmen Paul Dano, filmin dramatik yapısını ekonomik şartlar üzerine kurarken, anlatısını yan hikâye ve yan karakterler bakımından büyük ölçüde elini korkak alıştırıyor. Bu, oyunculuktan yönetmenliğe geçiş yapmış Dano’nun özelinde kabul edilebilir görünse de, Wildlife’ın daha üst düzey ve çok boyutlu bir film olmasının önüne geçiyor. Yine de Dano’nun yapmak istediklerini, ilk filmi itibarıyla yapabildiğini söyleyebiliriz. Bunda da yönetmenin Zoe Kazan’la birlikte kaleme aldığı senaryonun basit ama işlevsel yapısının ve özellikle Jeanette-Jerry çiftine hayat Carey Mulligan ve Jake Gyllenhaal ikilisinin performanslarının etkisi büyük. İki oyuncu da yaşanan ekonomik kırılımlar karşısında canlandırdıkları karakterlerin aldıkları pozisyonları ve yaptıkları tercihleri en ufak zerresine kadar seyirciye geçirmek konusunda kusursuza yakın oyunlar ortaya koyuyorlar.

Paul Dano, ilk filminin hemen hemen tamamında sabit kadrajlara yer veriyor. Kameranın hareket edişine fazla şahit olmuyoruz. Kamera, sadece hikâyenin gidişatında önemli noktalara işaret eden -örneğin Jerry’nin yangın söndürme ekibine katılmak üzere evden ayrılmadığı sahne- anlarda hareket ediyor. Bu tercih sayesinde, karakterlerin yaşadıkları duygusal iniş çıkışları aktarma konusunda, fazladan repliklere ihtiyaç duyulmuyor. Bu da Wildlife başarılı bir senaryo ekonomisine sahip olduğunun göstergesi olarak okunabilir. Buradan hareketle, Dano’nun ilk filmi üzerinden -şayet yönetmenlik kariyerine devam edip, Wildlife’da olduğu gibi bağımsız sularda yüzen filmlere imza atacaksa- bu konuda başarılı olabileceğinin işaretlerini taşıdığını söyleyebiliriz. Paul Dano, yönetmen koltuğuna henüz oturmuşken derin sulara açılmaya kalkışmasa da, bildiği sularda başarıyla yüzebileceğini gösterip gelecek adına umut vermeyi başarıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi