Daha önce Spider-Man ve Aquaman gibi süper kahraman filmlerinde rol alan Willem Dafoe, çizgiroman filmlerinin fazla gürültülü ve abartılı bir hâl aldığını düşünüyor.

Willem Dafoe kariyerinin ilk yıllarından beri adından övgüyle söz ettiren ve dikkat çekici filmlerde rol alan bir oyuncu olsa da, son yıllarda kariyeri daha da farklı bir noktaya evrildi. The Florida Project ve At Eternity’s Gate ile iki yıl üst üste Oscar adaylığı kazanan Dafoe, bu yıl da The Lighthouse ile adından övgüyle söz ettiriyor. Robert Eggers imzalı The Lighthouse’ta bir deniz feneri bekçisine hayat veren Dafoe’nun filmdeki etkileyici performansıyla bu yıl da Oscar adaylığı alması bekleniyor. Bağımsız filmlerle başarı üzerine başarı kazanan Dafoe, diğer bir yandan stüdyo filmlerinde de boy göstermeye devam ediyor. Daha önce Sam Raimi’nin Spider-Man filmlerinde Norman Osborn’a hayat veren Dafoe, geçtiğimiz yıl da Aquaman‘de Vulko rolüyle sinemaseverlerin karşısına çıktı. Film tercihlerinden de anlaşılabileceği gibi usta oyuncu çizgiroman uyarlamalarına karşı olmasa da, bu filmlerin geldiği noktadan pek memnun olduğunu da söylemek pek mümkün değil.  92nd Street Y’a verdiği röportaj sırasında çizgiroman filmleri hakkında görüşlerini paylaşan Dafoe, bu filmlerin özellikle son yıllarda fazla uzun, fazla gürültülü bir hâl aldığını ifade etti.

Willem Dafoe: “Spider-Man Oldukça Eğlenceliydi Çünkü Sam Raimi Onu Küçük Çaplı Bir Bağımsız Film Gibi Çekti”

Yakın zamanda Aquaman’de rol alarak çizgiroman filmlerine geri dönen Dafoe, Spider-Man ile Aquaman arasında geçen sürede çizgiroman uyarlamalarının bir hayli değiştiğine vurgu yapıyor: “Spider-Man oldukça eğlenceliydi çünkü Sam Raimi onu küçük çaplı bir bağımsız film gibi çekti. Birçok teknoloji daha kullanılmaya başlamadan önceydi ve çizgiroman filmleri de nispeten yeniydi, bu yüzden heyecan vericiydi. Formüllere göre yapılan bir şey yoktu. Şimdiyse bu endüstri aşırı büyük bir hâl aldı.”

Dafoe, Aquaman’de rol aldığında ise çok daha farklı bir tabloyla karşılaşmış: “Yapma şansı yakaladığın bazı şeylerden keyif alıyorsun, çünkü bir sürü donanım var ve bir sürü çılgınca çekim var. Bunlar eğlenceli. Ama tüm bunlar abartılı bir hâl alıyor. Büyük aksiyon sahnelerine bir sürü para harcıyorlar, çünkü bunlar etki yaratıyor ama ben bunları fazla uzun ve fazla gürültülü buluyorum. Ama bu konulara fazla girmeyelim. Beni besleyen eli ısırmak istemem. Bu cidden, bunlar benim izlemek için koşup gittiğim filmler değil.”

Dafoe’nun çizgiroman filmleri hakkında değindiği bir diğer konu da bu filmlerin değişmeye ve yeni şeyler denemeye ihtiyaç duymayacak hâle gelmiş olması. Bu filmlerin sahip oldukları kaynaklarla ortaya çok güzel işler koyulabileceğini söyleyen Dafoe, bu filmlerin buna ihtiyaç duymadıkları için daha ileri gidememesinden endişeleniyor.

Dafoe’nun çizgiroman filmlerine yaklaşımı Martin Scorsese veya Francis Ford Coppola kadar sert olmasa da, usta oyuncunun bu açıklamaları Scorsese’nin Marvel karşıtı açıklamalarının Hollywood’da önemli bir tartışma başlatma konusunda başarılı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kaynak: IndieWire

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information