Jonathan Nolan ve Lisa Joy’un yaratıcığını üstlendiği HBO dizisi Westworld, 2. sezon 8. bölümünde Ed Harris tarafından canlandırılan William/Man in Black karakterinin geçmişine odaklanıyor ve William’ın ailesinden vazgeçerek Westworld parkında kalmayı neden seçtiğine dair önemli detaylar içeriyor. “Vanishing Point” isimli 9. bölümüyle ekrana gelen Westworld’de William/Man in Black karakterinin ‘gerçek’ dünyadaki eşi Juliet ve kızı Emily ile arasındaki ilişkiye odaklanıp ailesiyle ve kendiyle yüzleşmesini ekrana taşırken; bir diğer yandan da Dolores/Wyatt ve Teddy, Bernard ve Robert Ford, Maeve ve Robert Ford karakterleri arasında kırılmalar yaşatan yeni gelişmeler açığa çıkıyor.

***Bu yazı Westworld 2. sezon 9. bölüm ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Westworld’ün geçtiğimiz bölümünde William/Man in Black karakterinin Hayalet Irk’ın lideri Akecheta tarafından yaralı olarak bulunup kendi köyüne götürülmesine tanık olduktan sonra; dizinin 7. bölümünde Hayalet Irk tarafından kaçırılan Maeve’in kızı ile Akecheta arasında başlayan sohbetten Akecheta’nın tüm Westworld anlatısını derinden sarsacak geçmişine doğru yola koyulmuştuk. İlerleyen süreçte Akecheta ile Maeve arasında kurulan bağ ise hostlar arasındaki liderlik dengelerini ve farklılık arz eden ideolojileri açığa çıkarması açısından oldukça değerli bir anlam taşıyordu. Vanishing Point isimli 9. bölümde ise William/Man in Black karakterinin geçmişine, karısının intihar etmesinden ne kadar sorumlu olduğuna ve bu geçmişle yüzleşmesine tanık olurken Teddy’nin bir kez daha Dolores/Wyatt’a karşı olan sadakatini sorgulayarak hem onu hem de seyirciyi şok eden intihar kararına, Robert Ford’un sürpriz bir açıklamayla favori çocuğunun aslında Bernard değil Maeve olduğunu itiraf edişine ve Charlotte Hale’in Clementine’ı kullanarak tüm hostları yok edecek planını nasıl devreye soktuğuna da şahit oluyoruz. Önümüzdeki hafta gerçekleşecek sezon finali öncesi karakterlerinin hemen hepsini gruplarından arındırarak tek tabanca bırakan Westworld’ün son bölümünde bizleri, yüksek ihtimalle, çok büyük bir liderlik savaşı ve yüzleşmeler bekliyor!

Westworld 2. Sezon 9. Bölüm: Tanrılar ve Canavarlar

Geçtiğimiz bölüm Emily’nin, babası Willam/Man in Black’i Akecheta’nın elinden alarak gerçek dünyaya dönmek için yola çıkmaları ile sonlanmıştı. 9. bölüm de işte bu yolculuk ile açılıyor ve Emily ile babası arasında gerçekleşecek geçmişe dair büyük bir yüzleşmenin kapısını aralıyor. Aslında kapı kavramı bu sezonun üzerinde en fazla durulması gereken detaylarından biri. Nitekim geçtiğimiz sezona damgasını vuran labirentin yerini bu sezon kapı alıyor. Peki nedir bu kapı? Hemen hemen tüm karakterlerin geçmişlerinin ve sırlarının anahtarını barındıran kapı, meselenin özünde karakterler arasındaki bağı ve köprüyü kuracak olan metaforu temsil ediyor diyebiliriz. Zira geçtiğimiz bölümlerde Maeve, Dolores, Bernard, Akecheta ve hatta Robert Ford kendi zihinlerindeki kapıyı aralayarak geçmişleriyle yüzleşip büyük dönüşümler geçirdiler. Metafor olduğu kadarıyla, tüm karakterlerin ‘yeni dünya’ya ulaşmak için varmaları gereken Öteki Vadi’de açmaları elzem gerçek bir kapı olduğunu da biliyoruz. Fakat bu kapının açılması için önce kendi zihinlerindeki kapının açılması gerek. Bu noktada henüz zihnindeki kapıyı aralamamış olan William/Man in Black’in geçmişine odaklanan 9. bölüm; bu kez bir başka önemli karakterin hayatındaki dönüşüm sürecini ekrana taşıyor. William/Man in Black ile kızı Emily arasındaki konuşmalardan ve sık bir şekilde tercih edilen geriye dönüşlerden bir ailenin nasıl parçalandığına ve bu parçalanmadan kimin ne kadar sorumlu olduğuna şahit oluyoruz. Hem Emily hem de Willam/Man in Black için Juliet’in intiharı sarsıcı bir sürecin başlangıcı olarak baba-kızı da birbirinden uzaklaştırıyor. Zira her iki karakter de bu ölümden kendilerini sorumlu tuttukları kadar birbirlerini de sorumlu tutuyorlar. Geçmişe döndüğümüzde ise olayların nasıl geliştiğine ve William/Man in Black’in gerçeklik algısını tam manasıyla nasıl yitirdiğine tanık oluyoruz. Açıkçası bu bölümde Tanrı olmak isterken canavara dönüşen William/Man in Black’in acısıyla; Tanrısı olduğu çocukların canavara dönüşmesini izleyen Robert Ford’un hüznü arasındaki paralellikler de oldukça dikkate değer. Zira William/Man in Black ile Robert Ford arasında pek de bir fark yok. Aynı madeni paranın farklı yüzlerini temsil eden her iki karakter de gerçeklerden kaçmak için kendilerine ya yeni dünyalar ya da hikâyeler yaratıyor.

Juliet, babası James Delos ve abisi Logan’ın ölümünden William/Man in Black’i sorumlu tutarken kocasının bu park takıntısı yüzünden gerçekliği yitirdiğinin de farkında. Juliet’in alkolik olmasının sebebi de muhtemelen bu süreçle bağlantılı. Kocasını uzun zaman önce kaybettiğinin farkında olan Juliet, kocasının profilini izledikten ve onun dönüştüğü zalim ve paranoyak kişilikle yüzleştikten sonra, en azından kızı Emily’yi uyarmak için ona William/Man in Black’in profilini veriyor ve sonrasında intihar ediyor. Juliet’in kızına vermeye çalıştığı hediyenin içindeki profil Emily’ye hiç ulaştı mı bunu görmüyoruz; ama ilerleyen dakikalarda Emily’nin babasına profilden bahsetmesi, hediyenin yerine ulaştığına dair de bir kanıt teşkil ediyor. Fakat yine ilerleyen dakikalarda yaşanan bir olay Emily’nin host (robot) mu yoksa insan mı olduğunu da sorgulamamıza yol açıyor. Emily’yi hep Robert Ford’un bir yansıması olarak gören William/Man in Black kendilerini almaya gelen DELOS görevlilerini öldürdükten sonra yaşadığı gerçeklik sanrısının da etkisiyle Emily’yi de öldürüyor. Robot olup olmadığı sonucuna henüz ulaşamadığımız Emily’nin elinde kendi profilini bulan William/Man in Black kadar bizler de neyin gerçek neyin sanal olduğunu anlamlandıramıyoruz. Zira kızını öldüren bir babanın acı çekmemesi pek normal değil. Bu da akıllara, her ne kadar DELOS tarafından insan olduğu kanıtlanmış olsa da, William/Man in Black’in de host olduğunu ya da hosta dönüşme (transformasyon) sürecinde olduğunu getiriyor. Bunları düşünmemizin geçerli sebepleri de var aslında. Willam/Man in Black ile Emily arasında gelişen konuşmalardan birinde babasının ‘küçük ölümsüzlük projesi’nden haberdar olan Emily ona konukları nasıl izlediklerini, verilerini ve genetik yapılanmalarını nasıl kopyaladıklarını soruyor. William/Man in Black ise bu soruya şapkasını göstererek yanıt veriyor. Bu da demek oluyor ki şapka takmayı tercih eden tüm konukların saç kalıntıları DELOS’un küçük projesi için DNA verisine dönüşüyor. Böylece bu gerçeği bilen Ford ile William/Man in Black arasındaki gizli sözleşmeyi de öğreniyoruz. Ford bu gerçeği bildiği için DELOS onun hikâyelerine asla karışmıyor; Ford da DELOS’un ölümsüzlük projesine hiçbir şekilde müdahale etmiyor.

Westworld 2. Sezon 9. Bölüm: Karanlığın Ufak Lekesi

William/Man in Black cephesinde bu tür olaylar yaşanırken Dolores/Wyatt ve Teddy arasında da önemli gelişmeler oluyor. Öteki Vadi’ye ulaşmaya çalışan Dolores/Wyatt ve Teddy’nin karşısına çıkan Hayalet Irk ekibi Dolores/Wyatt’ın Öteki Vadi’ye ulaşmasına engel olmak istiyorlar; çünkü onlara göre yeni dünyada Dolores/Wyatt’a yer yok ve bu yüzden de yok edilmeli. Çıkan çatışmadan Dolores/Wyatt ve Teddy sağ kurtulurken Hayalet Irk’ın Akecheta’dan sonra gelen savaşçısı da Teddy’nin insafa gelmesiyle kaçmayı başarıyor. Birkaç bölüm önce Teddy’nin benzer bir eyleminden dolayı kendisine karşı olan sadakatini sorgulayan Dolores/Wyatt onun ayarlarında değişikliğe giderek Teddy’nin ölüm saçan bir canavara dönüşmesini sağlamıştı. Fakat bu bölümde görüyoruz ki Teddy bir kez daha Dolores/Wyatt’tan bağımsız kendi iradesiyle özgür seçim tercihinde bulunuyor. Biraz zaman sonra ise Dolores/Wyatt’a kendisini bir canavara dönüştürdüğünü söyleyip artık insanlardan bir farkının kalmadığını ve bir zamanlar aşık olduğu bu kadını artık koruyamayacağını itiraf ettikten sonra kendini vurarak intihar ediyor. Bana kalırsa Teddy’nin bu özgür seçimi ve intiharı Dolores/Wyatt’ın ölüm saçan bir barbara dönüşen kişiliğinde büyük bir kırılma noktası yaşatabilir. Nitekim sevdiği adamın gözleri önünde intihar ederek ölmesi Dolores/Wyatt’ın kendi içinde ciddi bir yüzleşme yaşayarak yolunu ve amacını yeniden gözden geçirmesine sebep olabilecek denli güçlü.

Bir diğer cephede Charlotte Hale’in, Clementine’a hostlara komut verme yetkisini vererek tüm hostları yok etme planını öğrenen Bernard da zihnindeki Robert Ford ile yaptığı konuşma sonrasında konukların DNA’larının ve bilişsel verilerinin depolandığı bölüme ulaşmaya çalışıyor. Elsie’ye güvenmemesini söyleyerek onu yok etmesi gerektiğini belirten Robert Ford’a karşı gelmeyi başararak onu zihninden çıkarabilen Bernard, DELOS’tan ayrılmadan önce Maeve’e mesaj ulaştırmayı da başarıyor. Bir diğer yanda ise hâlen ameliyat masasında inceleme sürecinde olan Maeve’in zihninden yansıyan Robert Ford ile iletişime geçmesine tanık oluyoruz. Bana kalırsa, Robert Ford’un bu bölümde arka arkaya gelen itirafları oldukça değerli. Maeve’e tanrılar ve canavarlar üzerine bir hikâye anlatmaya başlayan Ford, yarattığı hostlar arasında favorisinin Maeve olduğunu itiraf ediyor. Maeve’e yazdığı kaçış hikâyesinde onu dışardaki dünyaya göndermek istediğini ama Maeve’in kendi iradesiyle gerçekleştirdiği kızını bulma yolundaki özgür seçim kararına da çok saygı duyduğunu söyleyerek onun kazandığı bilinçliliği kutsuyor diyebiliriz. Şimdi ise evladının ölümüne karşı koyamadığını itiraf eden Ford’un, Maeve’in yanından ayrılmasıyla Maeve’in tabletinde gerçekleşen hareketlenmeler önümüzdeki bölümde gerçekleşecek sezon finalinde Maeve’in de çok büyük etkisinin olacağını ortaya koyar cinsten.

Westworld’ün 2. sezon 10. bölüm (sezon finali) fragmanını aşağıdan izleyebilirsiniz.    

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi