Jonathan Nolan ve Lisa Joy’un yaratıcığını üstlendiği HBO dizisi Westworld, 2. sezon 8. bölümünde Hayalet Irk olarak nitelendirilen yerlilerin lideri Akecheta’nın hikâyesine ve bilincini kazanma yolculuğuna odaklanıyor. “Kiksuya” isimli 8. bölümüyle ekrana gelen Westworld’de Akecheta karakterinin tüm Westworld anlatısı içinde ne kadar önemli bir konuma sahip olduğunu öğrenirken ilk sezon ve ikinci sezon arasında güçlü bir köprünün kuruluşuna da tanıklık ediyoruz. Bana kalırsa 2. sezonun en önemli ve en iyi bölümlerinden biri olan “Kiksuya”; Akecheta ve Maeve karakterleri arasındaki bağı açığa çıkarması noktasında da oldukça değerli bir anlatıya sahip.

***Bu yazı Westworld 2. sezon 8. bölüm ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Westworld’ün geçtiğimiz bölümünde Robert Ford’un kendini Dolores/Wyatt’a öldürtmeden önce zihnini kopyalattığını ve böylece ölüme meydan okuduğunu öğrenirken isyandan iki hafta sonrasında kimliği açığa çıkan Bernard’ın Charlotte ve kurtarma ekibinin eline geçerek kendi anılarında bir yolculuğa çıkması ekseninde yakın geçmişte Dolores/Wyatt önderliğinde DELOS’ta gerçekleşen katliam olaylarına tanıklık etmiştik. Dolores/Wyatt, babası Peter Abernathy’nin beynindeki anahtarı ele geçirmeyi başararak Öteki Vadi’ye doğru yola koyulurken kızını korumak için ateş hattında kalan Maeve’i kendi özgür seçimini belirlemesi için DELOS’ta ağır yaralı bir şekilde bırakmıştı. William/Man in Black karakteri ise Maeve’in komutuyla kendi adamları tarafından saldırıya uğrayarak ağır yaralanmıştı. Westworld 2. sezon 8. bölümde ise William/Man in Black karakterinin Hayalet Irk’ın lideri Akecheta tarafından yaralı olarak bulunup kendi köyüne götürülmesine tanık olduktan sonra; yine geçtiğimiz bölümde bu grup tarafından kaçırılan Maeve’in kızı ile Akecheta arasında başlayan sohbetten Akecheta’nın tüm Westworld anlatısını derinden sarsacak geçmişine doğru yola koyuluyoruz. İlerleyen süreçte Akecheta ile Maeve arasında kurulan bağ ise hostlar arasındaki liderlik dengelerini ve farklılık arz eden ideolojileri açığa çıkarması açısından oldukça değerli bir anlam taşıyor.

Westworld 2. Sezon 8. Bölüm: Hatırlıyorum!

Geçtiğimiz bölümdeki isyan sürecinin kaldığı yerden, William/Man in Black karakterinin Hayalet Irk’ın lideri Akecheta tarafından yaralı olarak bulunmasıyla başlayan 8. bölüm; hatırlama, hafıza ve bellek gibi kavramlara yoğun olarak odaklanmasıyla dikkatleri çekiyor. Ağır yaralı olarak bulduğu William/Man in Black’i kendi köyüne ve klanına getiren Hayalet Irk’ın lideri Akecheta ona ölümün bir çıkış olduğunu ve bu çıkışı hak etmediğini söyleyerek bir köşede kendi kaderine bırakıyor. Bu esnada Maeve’in kızının yanına giderek ona tüm geçmişini anlatmaya başlamasına şahit oluyoruz. Maeve’in eski hikâyesi ile Akecheta’nın kesişimi olan bu geçmişte, Akecheta bir uyarı işareti olarak küçük kıza, üzerinde ilk sezonda gördüğümüz labirent figürünün kanla çizilmiş olduğu bir taş veriyor. Bu esnada kısa bir süreliğine DELOS’a dönüyoruz ve Lee Sizemore ağır yaralı olan Maeve’in bir an evvel iyileştirilmesi gerektiğini çünkü kendisinin tüm hostlara komut verme yeteneğine sahip olduğunu söylüyor. Yeniden Akecheta ve Maeve’in kızı arasındaki konuşmaya sıçradığımızda Akecheta’nın ona yönelttiği “Yaşadığımız tüm hayatları hatırlıyorsun değil mi?” sorusuyla bir anda yaklaşık 30 yıl öncesine, Westworld’ün ilk açıldığı döneme geri dönüyoruz. Henüz Hayalet Irk’ın olmadığı bu zaman diliminde Akecheta’nın geçmişine dair çok önemli gerçekleri öğreniyoruz. Eşi Kohana ve klanıyla birlikte kendilerine ait köyde yaşayan Akecheta bir gün hayatlarını tümüyle değiştirecek bir şey buluyor. Arnold’un Dolores tarafından öldürüldüğü ve etrafa ölüm saçtığı bir kasabada tahta labirent figürünü bulan Akecheta’nın uyanışı da aslında bu olaydan sonra başlıyor. Aynı labirent figürünü öldürdükleri hostların kafa derilerine işlediklerini fark eden Akecheta’nın bilinç kazanmaya başlamasıyla Robert Ford devreye girerek ona farklı bir hikâye veriyor. Bu hikâye ile Hayalet Irk’ı yaratan Ford onları dehşet saçan, hiçbir şeyden korkmayan ve misafirler hariç karşılaştıkları herkesi öldüren bir ırka dönüştürüyor. James Delos’un oğlu Logan ile de bu süreçte tanışan Akecheta, bu karşılaşma esnasında almaması gereken canları da öğrenmiş oluyor. Çırılçıplak biçimde ıssız topraklarda karşılaştığı ve akli dengesini yitirmeye başlamış olan Logan -Logan’ın delirdiği için intihar ettiğini geçmiş bölümlerde öğrenmiştik- Akecheta’ya burasının yanlış dünya olduğunu söyleyerek onun zihnindeki kıvılcımı yakmış oluyor.

Bu karşılaşmadan sonra eski hikâyesindeki köyüne giden Akecheta, burada bir zamanlar eşi olan Kohana’yı görünce her şeyi hatırladığını fark ediyor ve geçmişin onu çağırdığını idrak ediyor. Logan’ı bıraktığı yerde bulmak için geri dönen Akecheta onun gitmiş ya da götürülmüş olduğunu anlıyor; ama biraz zaman sonra Logan’ın ona bahsetmiş olduğu başka dünyaya geçişin mümkün olabileceği bir kapı buluyor. Bu kapının ya da geçitin olduğu yerin, 2. sezonun başından beri hem Dolores/Wyatt hem de William/Man in Black karakterlerinin ulaşmaya çalıştığı Öteki Vadi olduğundan şüphe duymuyoruz. Öteki Vadi’yi keşfeden Akecheta, önceki hikâyesinde eşi ve sevdiği kadın olan Kohana’yı da kaçırarak başka dünyaya geçiş yapmak için yeniden Öteki Vadi’ye doğru yola çıkıyor ve bu yolda Kohana’ya da eski hayatlarını hatırlatmayı başarıyor. Birbirlerine duydukları yoğun sevgiyi hatırlamayı başaran ikili Öteki Vadi’ye geldiğinde Akecheta daha önce bulduğu çıkış kapısının kaybolmuş olduğunu görüyor. Sonrasında ise Kohana, DELOS görevlileri tarafından bulunarak parkın dışına götürülüyor ve tüm bu anlara şahit olan Akecheta, Kohana’yı kurtarmaya yetişemiyor. Tam olarak bu noktadan sonra tüm hayatını, sevdiği kadını yeniden bulmaya adayan Akecheta’nın büyük yolculuğuna odaklanıyoruz. Çünkü köyüne geri döndüğünde Kohana’yı orada bulacağını düşünen Akecheta’nın Kohana’nın değiştirildiğini fark etmesi, kendi bilinçlenme yolculuğunda büyük bir kırılma noktası oluyor. Sevdiği kadını bulmak için tüm Westworld topraklarını gezen, çatışmalara giren Akecheta’nın Maeve’in kızı ile tanışması da bu yolculukta gerçekleşiyor. Maeve’in kızının yaralı olan Akecheta’ya yardım etmesi ve aslında hayatını kurtarmış olması sebebiyle ona minnettar kalan ve onu hep koruyup, kollamak isteyen Akecheta’nın, kızını bulma yolculuğunda Maeve’e neden bu denli yardım etmek istediğini de böylece anlamış oluyoruz.

Westworld 2. Sezon 8. Bölüm: Karanlıkta Açan Bir Çiçek

Kohana’yı her yerde arayan ama asla bulamayan Akecheta köyüne tekrar döndüğünde klanındaki birçok kişinin değiştirildiğine şahit olunca, aradığını burada bulamayacağını anlayarak ölümün diğer tarafına gitmesi gerektiğine karar veriyor. Kendisini vurdurtarak, üzerinde Westworld parkının kurulu olduğu DELOS’a girmeyi başaran Akecheta’nın yaklaşık 10 yıldır hiç ölmemiş ve güncellenmemiş Alfa 2 serisinden bir host olduğunu da burada öğreniyoruz. Güncellenmesi için yalnız bırakılan Akecheta bir yolunu bulup DELOS’un farklı sektörlerine girmeyi başarıyor ve kullanılmayan hostların depolandığı bölümde Kohana’yı dondurulmuş biçimde buluyor. Açıkçası bu sahne 8. bölümün en etkileyici sahnerinden biri olarak ekstra bir öneme de sahip. Bunca zamandır Westworld’ün her karış toprağında sevdiği kadını arayan ve nihayet bulmayı başaran ama dondurulduğunu gören Akecheta’nın kendi içsel yolculuğundaki bilince erişmesi de buradan sonra başlıyor. Labirentin hostların bilince erişmesi için bir anahtar olduğunun farkına varan Akecheta’nın bundan sonraki görevi de bu labirenti önce adamlarına sonra da karşılaştığı tüm hostlara öğretmek oluyor. Maeve’in kızına verdiği labirent çizimli taşın önemi de bu noktada açığa çıkıyor. Aslında önce taşı vererek sonra da kapılarının girişine labirent figürünü çizerek Maeve ve kızını uyarmak isteyen Akecheta’nın bu niyeti ne yazık ki yanlış anlaşılıyor. Maeve’in, Hayalet Irk’ı her gördüğünde onlardan ürkmesini de böylece anlamlandırmış oluyoruz. Zira Maeve, Hayalet Irk’ın önceki hikâyesinde kızını öldüren William/Man in Black’in tarafında olduklarını düşünüyor. Fakat Akecheta’nın anlattıkları gerçeğin böyle olmadığını ortaya koyarken Maeve, Akecheta ve William/Man in Black arasındaki ilişki de farklı bir düzleme kaymış oluyor. 

Akecheta’nın büyük uyanışını fark eden Robert Ford ise bir gün onun karşısına çıkarak kendisini yaratan adamla tanışmasını istiyor. Böylece yaratıcısı olan Robert Ford ile tanışan Akecheta ondan tüm hostların kaderini değiştirecek bir bilgiyi de öğreniyor. Ford, Akecheta’ya labirenti ilk olarak nerede gördüğünü sorunca Akecheta da ona “Ölüm Getiren, Yaratan’ı öldürdüğünde” cevabını veriyor; sonrasında kabilesini koruma görevini edindiğini, şimdi ise gerçeği yayma görevini sürdürdüğünü itiraf eden Akecheta, Ford’a yeni dünyaya ulaşmak için kapıyı bulması gerektiğini söylüyor. Akecheta’ya onun karanlıkta açan bir çiçek olduğunu söyleyen Ford, “Ölüm Getiren (yani Dolores/Wyatt) benim için döndüğünde sen de insanlarını toplayıp yeni dünyaya götürmen gerektiğini anlayacaksın. İzlemeye devam et Akecheta!” diyerek bu yeni hikâyenin içinde Akecheta’nın oldukça önemli bir figür olduğunu da belirtmiş oluyor. Böylece zihnindeki labirenti tamamlayarak bilince kavuşan Akecheta ile Dolores/Wyatt arasındaki ideolojik yaklaşımların da ne denli farklı olduğunun farkına varıyoruz. Zira, Akecheta yeni dünyaya gitmek için kendi insanlarını uyandırma görevini üstlenen bir lider olarak daha iyimser bir gelecek portresi çizerken Dolores/Wyatt kendi yaratıcılarından ve insanlardan nefret eden ve onları katletme yolunu çizen bir barbara dönüşüyor. Elbette bu gerçekliğin son tahlilde nereye varacağını, karakterlerin yeni dünyaya ulaşma yolunda büyük dönüşümler geçirip geçirmeyeceklerini öğrenmek için henüz uzun bir yolumuz var; fakat hostlar arasındaki örgü bağını ve bilinçaltı erişimlerini düşündüğümüzde, tüm bu aydınlanma sürecinin büyük kırılma noktalarına gebe oluşunu tahmin etmek de zor değil. Dolores/Wyatt’ın Ölüm Getiren olarak kodlanması ve ilk sezonun sonunda Ford’u öldürerek bir başka hikâyeyi başlatmış olması her ne kadar kötücül gibi gözükse de; yeni dünyaya gidiş yolculuğunun ölümle başlayacak olması hostların uyanışı için önem arz ediyor. Bu anlamda, bir zamanlar tıpkı Dolores/Wyatt gibi ölüm saçan bir figür olan Akecheta ile Dolores/Wyatt arasındaki benzerlikler de manidar diyebiliriz. Hemen hemen tüm karakterlerin sevdiklerini arayışları noktasında birbirleriyle kurdukları güçlü bağ onları birbirlerine bağlarken; bu sürecin ilerleyen zamanlarda oluşturabileceği dayanışma kendi kaderlerini tayin etmeleri açısından da yol gösterici olabilir.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi