Jonathan Nolan ve Lisa Joy’un arkasında olduğu HBO dizisi Westworld 2. sezon 2. bölüm “Reunion” aslında adından da anlaşılabileceği gibi tüm eskilerin bir noktada bir araya geldiği ve hem yoğun karşılaşmalar hem de geçmişle ilgili üstü kapalı, bilmediğimiz ama bu sezon sır perdelerinin birer birer aralanacağı birtakım gerçekler üzerinden ilerledi.

***Bu yazı Westworld 2. Sezon 2. Bölüm hakkında keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Geçtiğimiz bölüm daha çok Bernard karakteri üzerinden ilerlerken bu bölümün hikâye örgüsü ise, neredeyse birkaç sahne dışında, tamamen Dolores (Evan Rachel Wood) karakteri üzerine kurgulanıyor. Dolores dışında William (Jimmi Simpson) ve 35 yıl sonra dönüştüğü kişi Man in Black (Ed Harris) ile ilgili birçok ayrıntılı bilgiye eriştiğimiz bu bölümde geçtiğimiz bölümde şahit olduğumuz DELOS’un ziyaretçilerin DNA’larını toplama amacının nedenlerine dair de bazı ipuçlarına erişiyoruz. Bu bölüm Westworld’ün henüz proje aşamasında olduğu 35 yıl önceye ve 35 yıl sonra ev sahiplerinin başlattığı isyan hareketi sürecine odaklanırken; geçtiğimiz bölümde Bernard ile eşlik ettiğimiz isyanın üzerinden geçen iki hafta 2. bölüm özelinde karşımıza hiç çıkmıyor.  Aynı zamanda 1. sezon sonunda diziden ayrılan Anthony Hopkins’in görüntüsünü görmesek de sesini duyduğumuz bir bölüm olan “Reunion”, Hopkins’in ilerleyen bölümlerde diziye geri dönebileceğine dair de sinyal veriyor.

Westworld 2. Sezon 2. Bölüm: Mucizeyi Berrak Görebilenlerwestworld-s2e2-1-filmloverss

35 yıl önce Dolores ile Arnold’un ‘bizim dünyamız’da geçen bir sohbetlerinde açılan 2. sezon 2. bölümde Westworld’ün henüz faaliyete geçirilmemiş, proje aşamasında olduğunu fark ediyoruz. Arnold ve Robert Ford tarafından tasarlanan robot hostlar’ın ilk versiyonlarından biri olan Dolores ile yaptığı konuşmada onun doğaçlama yeteneğinin henüz devreye girmediğini fark eden Arnold’un endişelerine tanıklık ediyoruz. Ama, şu an Arnold’un dünyasında bulunan modern kıyafetler içerisindeki Dolores, oğlu Charlie ile benzer özellikler de taşıyor. En başta Dolores’in saf olduğunu dile getiren Arnold, insanların görmeyi bırakmış olduğu bir çağda Dolores ve Charlie gibilerin tüm mucizeleri berrak biçimde gördüğünü düşünüyor. Belki de, bu berrak görme hâlinin kötücül arzularına yenik düşmüş insanlığı dize getirerek yepyeni bir gerçekliğin ve kötülükten arınmış bir dünyanın kapısını aralayacağına inanıyor Arnold. Bu arada, Arnold’un bizim dünyamız dediği yerde yüksek yüksek gökdelenler gözümüze çarpıyor ve bu yerin biraz da Blade Runner’ın distopik dünyasını anımsattığını eklemek gerek. Nitekim geçtiğimiz bölümde Çinli yetkililer görmüştük parkın içinde; tüm bu detayları düşününce bizim dünyamız denen ve aslında Westworld’ün de üzerine inşa edildiği yerin Asya’da bulunduğu sonucuna varabiliriz; ama bu bilgiyi kesinleştimek için henüz çok erken.

Bir anda zaman sıçraması yaparak 35 yıl sonraya, tam da isyan hareketinin başladığı zamana atlıyoruz. Parktan kaçmayı başararak kendini DELOS’ta bulan ziyaretçilerden biri Dolores ve Teddy tarafından yakalanıyor. Bu kişiye Westworld’ün kuruluş amacıyla ilgili birtakım şeyler anlatan Dolores, esas meselenin dışarıdan gelen ziyaretçilerin burada istediklerini, asla ama asla yargılanmadan yapabilecek olma özgürlüğüne sahip olmaları olduğunu, ama olayların tersine evrildiğini ve şimdi de ev sahiplerini yargılayacak kimsenin bulunmadığını dile getirirken; insan denen varlığın zaafları, arzuları ve şiddetli hazları sebebiyle kötülüğe yatkın tarafını da açığa çıkarıyor. “İnsan bu kadar kötücülken ve her şeyi yakıp yıkmaya meyilli bir varlıkken insan tarafından yaratılan yapay zekaların ya da robotların iyilik saçmasını beklemek niye?” diye soruyor insan hâliyle. Hele ki birilerinin zevkleri için yaratıldıklarını ve kukla hâline getirildiklerini öğrenmişken. Vaziyet böyleyken Dolores’in hatıraları vesilesiyle 35 yıl önceye tekrar bir sıçrayış gerçekleştiriyoruz. William ve Logan arasında ‘bizim dünyamız’da geçen bir konuşmanın ertesinde, sanal dünyada geçecek bir start-up projesinin Logan özelinde DELOS şirketi tarafından satın alınması için gerçekleştirilen özel bir pazarlama sunumuna şahit oluyoruz; ki bence bu sahne 2. bölümün en etkileyici sahnelerinden biri. Herkesin host yani ev sahibi olduğu ama Logan’ın bunu asla fark etmediği ve hostlar’ı gerçekten bile daha gerçek bulduğu bu demonstrasyon sahnesi, Westworld gibi bir projenin baştan çıkarıcılığına da kanıt teşkil ediyor.

Westworld 2. Sezon 2. Bölüm: İnsanların Gerçek Yüzünü Görmekwestworld-s2e2-filmloverss

Tekrar bir zaman atlamasıyla bizleri 35 yıl sonraki isyan sürecine götüren yaratıcılar, Man in Black’in eski El Laso Lawrence’ı kurtarıp onunla Glory yani diğer adıyla Ötedeki Vadi’ye gitmek için plan yapmasına şahit oluyoruz. Bu sahne özelinde Man in Black’in park ve Westworld dünyası hakkında yaptığı açıklamalar önemli. Lawrence’a ilerleyen zamanlarda buranın yanacağını dile getiren Man in Black içinde bulundukları bu sanal dünyanın adeta bir ‘din masalı’ gibi onların zihinlerine yerleştirildiğini söyleyerek kendisinin de bu oyunun sonlanması için önemli bir görevi ve ulaşması gereken yer olduğunu şu sözlerle anlatıyor: “Senin dünyan işte bu yüzden var. İnsanlar Tanrı’dan gizli bir yer istediler. Huzur içinde günah işleyebilecekleri. Ama onları izliyorduk. Bütün seçimlerini. Elbette ki amaç yargı değildi. Aklımızda bambaşka bir şey vardı. Ama yine de ben kendi yargımı aldım Lawrence. Ona itiraz ettim. Çünkü bu dakikaya kadar buradaki riskler gerçek değildi. Bu yüzden savaşıp, kararı temyize taşıyacağım. Sonra da burayı yakıp kül edeceğim.” Yaptığı bu konuşmayla hem William’dan Man in Black’e dönüşümünün nedenlerine hem de Westworld’ün faaliyete geçmesinin ardında yatan gerçek sebeplere dair doneler sunan Man in Black’in ilerleyen bölümlerde insan ırkını yok etmek isteyen Dolores öncülüğünde bir araya gelen host ordusuyla savaşması kuvvetle muhtemel.

Bu esnada Dolores de kendi ordusunu yaratmak adına Confederadolar’dan destek bulmak için -o sahne özelindeki “Son Yemek” göndermesi de oldukça yerinde bir tercihti- Teddy ile birlikte yeniden yollara düşüyor. Zira Westworld’ün nasıl ve ne için yaratıldığını bilen Dolores’in insanlardan alması gereken bir intikam var ve çünkü ancak o şekilde özgürleşebileceklerine inanıyor. Bu yolculuk sırasında Maeve ile karşılaşan ve ona da özgürlüğü için kendi yanında yer alması gerektiğini söyleyen Dolores, Maeve’in böyle bir savaşa girmek istemediğini fark edince onun kendi yoluna gitmesine engel olmuyor. Fakat iki kadın lider öncülüğünde gelişecek olayların Dolores ve Maeve’in yolunu yeniden kesiştireceği de çok açık. Olaylar bir noktadan sonra ikili arasında gelişecek bir liderlik savaşına dönüşür mü bilemeyiz; ama her iki karakterin de özgürleşmek ve insan türünün onlar üzerinde kurduğu hakimiyeti yıkarak düzenden kaosa geçişi sağlamak adına birlikte hareket etme yoluna gideceklerini de öngörebiliriz.

Açıkçası Westworld 2. sezon 2. bölüm ile ilgili en kilit sahnelerinden biri de 35 yıl önceki genç William ile DELOS şirketinin sahibi Logan’ın da babası olan James Delos’un Westworld parkında gerçekleştirdikleri konuşma olduğu kanaatindeyim. Oğlunun hedonist tutkuları ve gelecek adına yapacağı yatırımlar yerine pragmatist biri olarak gelecekle ilgilenmediğini gerçeklikle ilgilendiğini dile getiren James Delos’un aslında Westworld’e yatırım yapmak istemediğine şahit oluyoruz. William’dan Man in Black’e geçiş döneminde olduğunu fark ettiğimiz, ilk sezonda Westworld parkında başından geçenlerden sonra kendi gerçek yüzüyle yüzleşen William ise James Delos’u etkilemek ve fikrini değiştirip buraya neden yatırım yapması gerektiğini söylemek için öylesine stratejik bir hamle yapıyor ki; geçtiğimiz bölümde Bernard ve Charlotte’un katliamdan kaçmak için girdikleri o çok gizli odayla ilgili birtakım gerçekler öğreniyoruz. “Burası dünyada insanların gerçek yüzünü görebileceğin tek yer.” diyerek baba Delos’u etkileyen William burada ziyaretçilerin kendi gerçeklikleriyle ilgili bilgilerin toplanacağını söyleyerek hem onu etkiliyor hem -günümüzdeki gizlilik bilgilerinin toplanması ile birlikte düşününce- ziyaretçilerin DNA’sının neden toplandığına dair önemli mesajlar içeriyor hem de bu oyunu esas başlatan kişinin de kendi olduğunu kanıtlamış oluyor.

35 yıl sonraya yeniden döndüğümüzde Robert Ford ile aralarında bir husumet olduğu gün yüzüne çıkan Man in Black’in bu oyunda yalnız başına kalması ve oyunu yalnız oynaması gerektiğini türlü yollardan dile getiren de -dolaylı yoldan da olsa- yine Ford oluyor. Bu noktada yanıtlanması gereken sorular da birikiyor aslında. Robert Ford kendi çocukluk kopyasını yaratıp bir host olarak parkın içine yerleştirdiyse belki bugünkü Man in Black karakteri de 35 yıl önce William tarafından tasarlanıp parka yerleştirilmiş olabilir. Ya da hem William hem de Man in Black aynı anda Ford’un projesi bile olabilir. Neticede DELOS’un DNA’ları topladığını biliyoruz. Aynı zamanda 35 yıl önceye sıçrayan bir sahnede bir araya gelen Dolores ve William arasında geçen konuşma da oldukça manidar. Dolores’e eşya bile değil bir yansıma olduğunu ve herkesin kendi yansımasına bakmayı sevdiğini söyleyen William onu Westworld’de henüz inşaat aşamasında olan bir yere götürüp, Dolores’in bölüm boyunca tekrarladığı “Hiç bu kadar görkemli bir şey görmüş müydün?” cümlesini bu kez kendi söyleyince kimin kimin yansıması olduğu da müphemleşip muğlak bir hâle geliyor. Dolores mi William’ın William mı Dolores’in yoksa hepsi Ford ile Arnold’un birlikte tasarladıkları bir oyunun mu yansıması bunları bekleyip göreceğiz ve fakat kesin olan bir şey var ki uzun yıllar önce William’ın Dolores’e ‘aptallık edip’ göstermiş olduğu bu görkemli yer, aslında Glory denen Ötedeki Vadi ve Dolores’in dilinden konuşacak olursak: “Orası bir yer değil, bir silah. Bu silahı onları yok etmek için kullanacağım.” 

 Westworld’ün 2. sezon 3. bölüm fragmanını aşağıdan izleyebilirsiniz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi