Venedik Film Festivali tarafından paylaşılan veriler Avrupa sinemasındaki cinsiyet eşitsizliğini gözler önüne sererken, bu yıl festival jürisinde yer alan Mary Harron da konu hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Venedik Film Festivali, sinema ve televizyon dünyasında cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını amaçlayan 5050 by 2020 taahhüdünü imzalamasına rağmen bu yılki programında bu yolda kayda değer bir adım atmamış olması nedeniyle eleştirilerin odağında yer alsa da, festival kapsamında düzenlediği panellerle sinema dünyasındaki cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekmeyi başardı. Venedik’te geçtiğimiz günlerde düzenlenen bir panelde Avrupa sinemasındaki cinsiyet eşitsizliği masaya yatırılırken, paylaşılan veriler Venedik Film Festivali programındaki eşitsizliğin sinema dünyasındaki önemli bir sorunun yansıması olduğunu gözler önüne serdi.

Venedik Film Festivali tarafından panelde paylaşılan başlıca veriler şu şekilde:

  • Avrupa genelinde filmlere fon sağlayan Eurimages’ın geçtiğimiz yıl finanse ettiği filmlerin yüzde 29’u kadın sinemacılara aitti.
  • Venedik Film Festivali’ne başvuran filmlerin yüzde 22-23’ü kadın yönetmenlerin imzasını taşırken, festival programındaki filmlerin yüzde 25’i kadın sinemacılara ait
  • İtalya’da devletten destek alan filmler arasında kadın yönetmenlerin filmlerinin oranı yüzde 20. Bu oran geçtiğimiz yıl yüzde 11’di.
  • İtalya’da erkek yönetmenler kadın yönetmenlere göre yüzde 11 daha fazla kazanıyor.
  • İsveç devlet desteği sağlanan filmlerde cinsiyet eşitliğini sağlayan nadir ülkelerden biri.
  • Sinema dünyasındaki farklı meslek gruplarında kadınların en az olduğu alan görüntü yönetmenliği. Eurimages tarafından paylaşılan verilere göre Avrupa sinemasındaki görüntü yönetmenleri arasında kadınların oranı yüzde 15.

Mary Harron: “Başarısız Olmanıza İzin Yok.”

Paneldeki konuşmacılardan biri de American Psycho, Alias Grace, Charlie Says gibi yapımlarla tanınan ve bu yıl Venedik Film Festivali’nin jürisinde yer alan Mary Harron’dı. Hem Avrupa sinemasındaki hem de Hollywood’daki cinsiyet eşitsizliği hakkında konuşan Harron, kadın sinemacılara başarısız olma şansı tanınmadığını söyledi: “90’lı yıllarda birçok kadın yazar ve yönetmenin olduğu bir jenerasyonun parçasıyım. Ancak kariyerleri sürdürmek oldukça zor oldu. Başarısız olmanıza izin yok. Aynı şey beyaz olmayan yönetmenler için de geçerli. Oysa erkek yönetmenlerin kötü davranışlarına, yüksek bütçelerine ve başarısız filmlerine tolerans gösteriliyor.”

Sinema dünyasında oturmuş yönetmen modeli hakkında da konuşan Harron “genç erkek deha” fikrinin yaygın şekilde kabul gördüğünü ve bir yönetmenin nasıl göründüğü, nasıl davrandığı hakkında oturmuş bir algı olduğunu ifade etti. Bunu değiştirmeleri gerektiğini belirten yönetmen, bir sinemacının olması gereken bir ırk, cinsiyet veya yaş olmadığına vurgu yaptı.

Kaynak: Variety, Deadline

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi