77. Venedik Film Festivali’ne katılan Cate Blanchett, Tilda Swinton, Lili Hinstin gibi isimler, Berlin Film Festivali’nin oyuncu ödüllerindeki cinsiyet ayrımını kaldırma kararı hakkında görüşlerini paylaştı.

2-12 Eylül tarihleri arasında düzenlenen 77. Venedik Film Festivali‘nde artık sona yaklaşılırken, geride bıraktığımız 10 gün boyunca pek çok önemli isim festivali ziyaret etti. Usta oyuncu Cate Blanchett, bu yıl jüri başkanı olarak Venedik’te yer alırken, Tilda Swinton da hem rol aldığı The Human Voice filminin prömiyeri hem de festival tarafından layık görüldüğü Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü kabul etmek için festivale katıldı.

Cate Blanchett ve Tilda Swinton gibi Venedik Film Festivali’ne katılan bu isimlere yöneltilen sorular arasında, oyuncu ödüllerindeki cinsiyet ayrımı konusunda ne düşündükleri de yer aldı. Bildiğiniz gibi Berlin Film Festivali, geçtiğimiz ay önemli bir karara imza attı ve önümüzdeki yıldan itibaren oyunculuk ödüllerinin erkek ve kadın olarak iki kategoriye ayrılmayacağını, bunun yerine En İyi Başrol Performansı ve En İyi Yardımcı Oyuncu Performansı şeklinde verileceğini açıkladı. Bu karar iki bileşenli cinsiyet sınıflandırmasını ortadan kaldırması ile pek çok kişi tarafından doğru yönde atılmış bir adım olarak değerlendirilmiş olsa da, bu ayrımın kaldırılmasından doğabilecek sorunları sebep göstererek bu karara tepki gösterenler de oldu. Venedik Film Festivali katılımcılarının bu soruya verdiği cevaplar, büyük çoğunluğun Berlin’in bu kararını desteklediğini gösteriyor. En azından teoride. Pratikte nasıl uygulanacağı konusunda ise soru işaretleri mevcut.

Cate Blanchett: “İyi Bir Performans İyi Bir Performanstır.”

Cate Blanchett, konu hakkında yaptığı açıklamada “Sergileyen kişinin cinsel yönelimi ne olursa olsun iyi bir performans iyi bir performanstır. Aktris sözcüğünün neredeyse her zaman aşağılayıcı bir şekilde kullanıldığı bir jenerasyondanım. Ben o cinsiyet odaklı dille düşünmüyorum. Bir politik duruş olarak değil ama ben kendimden hep bir oyuncu (actor) olarak söz ettim.”

Blanchett gibi Tilda Swinton da Berlin’in kararına destek verdi: “İnsanları bölüp onlar için bir yol çizmek, gidilecek yol bu değil, ister cinsiyet olsun, ister ırk, ister sınıf. Berlin’i duyduğuma çok sevindim ve bence herkesin bunu yapması kaçınılmaz. Bana çok bariz geliyor. Herhangi bir şekilde sabitlenmek bana klostrofobik hissettiriyor.”

Bu yıl Venedik Film Festivali’nin Orizzonti jürisinde yer alan Amerikalı yapımcı Christine Vachon (Boys Don’t Cry, Carol, First Reformed) ise bu fikri, umut vadeden ama henüz test edilmemiş bir hipoteze benzetiyor:

“Teoride, harika bir fikir. Ve nasıl gerçekleşeceğini görmek ilginç olacak. Bir jüri veya Akademi üyesi olarak -Akademi’nin bunu yapacağını söylemiyorum tabii- birlikte büyüdüğümüz en iyi erkek oyuncu en iyi kadın oyuncu algısından ayrılıp nasıl beynini reset‘lersin ki?”

Böyle bir değişikliğin şu anda jüri olarak kendisini nasıl etkileyeceğine de değinen Vachon, bunun tartışmanın doğasını değiştireceğini düşünüyor: “Şu anda çok güçlü olduğunu düşündüğümüz kadın oyuncu performanslarından ve çok güçlü olduğunu düşündüğümüz erkek oyuncu performanslarından söz ediyoruz. Bu iki konuşmayı harmanlamamız gerekir. Bunu yapamayız demiyorum, sadece bunun farklı bir tartışma olacağını söylüyorum.”

Venedik Film Festivali Direktörü Alberto Barbera da konu hakkında görüşlerini paylaştı. Barbera, cinsiyet temelli hiyerarşiyi ortadan kaldırdığı için bunun iyi bir fikir gibi göründüğünü ama pratikte ortaya çıkan sonucun farklı olabileceğini düşünüyor:

“Kadın ve erkeklerin her şeyde aynı olduklarını vurgulamanın bir yolu ve bu yüzden en iyi olan kazansın… Ama ters bir etki yaratabileceğini düşünüyorum. Eğer ödül ağırlıklı olarak erkekler tarafından kazanılırsa, o zaman ne tür polemiklere neden olacak? Erkek ve kadın oyuncu ödüllerindeki mevcut ayrım kadınlar ve erkeklere eşit fırsat sunuyor.”

Alberto Barbera oyuncu ödüllerindeki bu ayrımı tamamen kadın ve erkek oyuncular arasındaki fırsat eşitliği üzerinden ele almış olsa da Locarno Film Festivali Direktörü Lili Hinstin, konuya biraz daha derinlikli bakıyor ve çift kutuplu bu cinsiyet sınıflandırmasının günümüzde geçerliliğini kaybetmesine değiniyor:

“Bu her festivalin yüzleşmesi gereken, günümüzün temel toplumsal sorularından biri. Benim için altta yatan sorun, bu günlerde kadın veya erkek ayrımını reddeden insanlar var, peki onları hangi kategoriye koyacaksın? Karmaşık entelektüel zorluklarla karşı karşıya olduğumuz bir zamandayız.”

Venedik’te gösterilen And Tomorrow the Entire World – Und morgen die ganze Welt filminin yönetmeni Julia von Heinz ise sadece Berlin’in değil tüm film festivallerinin daha ilk günden cinsiyet ayrımı olmayan kategorileri olduğuna dikkat çekiyor. “Geride kalan on yıllarda en iyi yönetmen ve en iyi film gibi cinsiyet ayrımı olmayan Berlinale ödüllerinin yüzde 90’ı erkekler tarafından kazanıldı. Yeni oyuncu ödülünün sadece erkekleri değil, kadınları ve trans bireyleri de ön plana koyacağını umuyor. Ve bundan sonra diğer kategorilerde de bu böyle olmalı.”

Kaynak: Variety

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information