XvTUDznCm2Y


“Tüm zamanların en kötü yönetmeni” olarak bilinen Ed Wood’un kariyerini inceleyen video, sinema tarihinin bu en ilginç figürlerinden biri hakkında önemli detaylar içeriyor.

Sinema tarihinden bazı filmlerle ilgili yapılan bir tanımlama vardır: “O kadar kötü ki çok iyi!” Bu tanım genel itibarıyla, sinema sanatının en zaruri ihtiyaçlarını dahi karşılayamayan; bu nedenle, ciddiyetle yaklaşılması zorlaşan filmler için kullanılır. Ve kabul etmek gerekir ki, bu filmlerin kendine has bir cazibesi vardır. Zira bu yapımların başka türlü bir eğlencenin kapılarını araladığı söylenebilir ve zaman içinde kült mertebesine ulaşmaları muhtemeldir. Bu filmlerin en bilinen örneklerinden biri gizemli yönetmen, yapımcı ve oyuncu Tommy Wiseau’nun 2000 yapımı The Room filmi. Kendine has bir hayran kitlesine sahip olan filmin, gösterimleri hâlâ devam ediyor. Ayrıca bu filmin yapım sürecine odaklanan The Disaster Artist’i de bu senenin başarında izlemiştik. İşte Edward Davis Wood, Jr. ya da daha bilinen adıyla Ed Wood da özellikle 50’ler ve 60’lar boyunca bu tür filmlere imza atmış ve bu filmler sebebiyle tüm zamanlarından en kötü yönetmeni ünvanına layık görülmüştür. YouTube’daki Dr. Udru kanalında yer alan bir video, bu özel yönetmenin kariyerine dair bilgilere yer veriyor.

Tüm Zamanların En Kötü Yönetmeni: Ed Wood

Ed Wood’un bu türden filmlere imza atması, yönetmenin kendine has kişiliğiyle ilişkilendirilir sıklıkla. Yönetmenin ilk filmi olan Glen or Glenda, bir travesti hikâyesidir. Wood’un kadın kıyafetleri konusunda bir fetişi vardır ve İkinci Dünya Savaşı sırasında cephede savaşırken üniformasının içinde kadın iç çamaşırları giydiği sıklıkla söylenen bir durumdur. Bunların hepsinin yansımalarını bir tür docudrama olan Glen or Glenda’da görebiliriz.

Ed Wood’un kişisel özelliklerinin filmlerine yansıması bununla da sınırlı değildir. Yönetmen küçüklüğünden beri Bela Lugosi hayranıdır ve  o dönem kariyeri açısından zor günler geçiren Lugosi’ye Glen or Glenda’nın ardından sonraki filmi, 1955 yapımı Bride of the Monster’da da rol vererek ona gönül borcunu öder bir bakıma. İkilinin ortaklığı, bir başka kült film olan Plan 9 from Outer Space’te de devam eder.

Yönetmen kariyeri boyunca son derece düşük bütçelerle çalışmıştır, lakin bu onun sinema yapma şevki ve hırsına ket vurmaz. Hâl böyleyken çekemeyeceği sahnelerin yerine, daha önceden çekilmiş görüntüleri kullanmaktan geri kalmaz. Bu bazen bir ahtapot olabilir, bazen de askeri bir havan topu. Ed Wood, bu anlayışını, Plan 9 from Outer Space’te, sete girilmeden önce hayatını kaybeden Bela Lugosi’nin test çekimlerini kullanacak kadar ileri götürmüştür.

Ed Wood’un filmleri, sinema sanatının rafine örnekleri arasında sayabileceğimiz iyi filmler değildir. Ama her anından amatör ruh ve güçlü bir sinema aşkı taşar bu yapımların. Bu sebeple filmleri, başka bir türlü bir seyir hazzı sunar seyirciye. Tim Burton da yönetmenin hayatına odaklandığı 1994 yağımı Ed Wood’da bu sinema aşkının hakkını vermiştir. Ed Wood’un filmleri o kadar kötüdürler ki, harikadırlar!

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi