True Detective cephesinde değişen bir şey yok. Aksiyon ve ilk sezondaki aşırı dozda felsefeyi isteyenleri hayal kırıklığına uğratacak ama bana göre karakter gelişimi ve olay örgüsünün toparlanması açısından oldukça iyi bir bölümle karşı karşıyayız. True Detective, bölüm boyunca bu söylediklerimi tarzına uygun olarak açıktan yapmadı ve gizem unsurunu arttırmaya devam etti. Birçok izleyici, artık finale çok az kaldığını ve hızlı bir şekilde aksiyona geçilmesini isteyebilir. Ama dizi ilk sezonunda da olayların çözülme aşamasına dair oldukça hızlı bir anlatımı tercih etmişti ve bu sezon da aynı yolu izleyecek gibi duruyor. Bu sezonu sürekli ilk sezona benzetiyoruz ama üçüncü sezonun ilk sezondan büyük bir farkı olduğunu da unutuyoruz. Bu sezon olaydan ziyade, olayın etkilediği insanlara, onların psikolojilerine ve yaşadığı değişimlere odaklanıyor. Zira elimizde yıllar sürmesine rağmen çözülememiş bir dava duruyor ve bu dava üç farklı zaman diliminde anlatılıyor.

***Yazının bundan sonraki kısmı, True Detective 3. sezon 5. bölüm hakkında keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

True Detective 3. Sezon 5. Bölüm İncelemesi: İthamlar

Geçtiğimiz bölümü, ilk zaman çizelgesinde Woodard’ın evine yapılan baskınla ve onun kurduğu bubi tuzağının patlamasıyla kapatmıştık. Yeni bölüm, orta zaman çizelgesinde kameradan tespit ettikleri, on yıl önce kaçırılan kızın soruşturulmasıyla açılıyor. Bu zaman diliminde küçük kızı bulmak için açılan soruşturma giderek derinleşiyor. Hayatlarını yollarda geçirenlerden oluşan grupta, fotoğrafları basına dağıtılan kızla birlikte bulunduğunu söyleyen bir görgü tanığı ortaya çıkıyor. Kızın adının Mary July, olduğunu ve sürekli aslında prenses olduğuna dair hikâyeler anlattığını ifade ediyor. Hays ve Amelia’nın kavgasının devam ettiğini görüyoruz. Dizi, bu noktada Amelia üzerinden gerilimi oldukça arttırıyor. Olayı romanlaştıran ve bu sebeple davayla oldukça ilgili olan Amelia’nın bu ilgisi, Hays’i oldukça rahatsız ediyor. Bu durum seyircide de yaşanan olayların Amelia ile arasında bir bağ olup olmadığına dair büyük bir merak uyandırıyor. Gerçekten de Amelia, Hays’in itham ettiği gibi insanları kullanıyor mu? Davaya ilgisi gerçekten de dediği gibi kitabı ile mi sınırlı? Bu arada ikilinin ilişkilerinde, Hays’in Amelia üzerinde baskı kurmak istediğini de oldukça rahat bir şekilde söyleyebiliriz. Amelia ile ilgili finalde hangi sonuç çıkarsa çıksın, onun iyi yazılmış, güçlü bir karakter olduğunu unutmamamız gerek. İkinci zaman diliminde sorgulama giderek derinleşirken yaşanan en önemli olayı da belirtmemiz gerekiyor. Resmi basınla paylaşılan ve babası Tom tarafından basın mensuplarına hakkında bilgi verilen kayıp kız, polisi arayıp kendisini rahat bırakmalarını söylüyor. Ayrıca üstü kapalı bir şekilde babası Tom’u da suçluyor. Arayanın gerçekten kayıp kız mı olduğu; eğer o ise babasını suçlamasının gerçek mi yoksa baskı altında yaptığı bir hareket mi olduğu önümüzdeki bölümlerde ortaya çıkacak.

İlk zaman çizelgesinde ise, çocukların kaçırılması suçu üzerine kalan Woodar’ın evine yapılan baskının detaylarını öğreniyoruz. Dedektif Hays gibi Vietnam’da askerlik yapmış olan Woodard’ın evine kurduğu tuzaklar ve otomatik tüfek yardımıyla Hays ve West dışında, baskına gelen sivillerin ve polislerin neredeyse hepsini öldürdüğünü görüyoruz. West’in bacağındaki aksamanın sebebinin Woodard’ın silahından çıkan kurşun olduğunu da öğrendiğimiz bir diğer detay. Bu zaman çizelgesinin en önemli olayı ise Hays’in teslim olmayan Woodard’ı öldürmek zorunda kalması. Bu olay, Hays’in önündeki yılları da derinden etkiliyor. Aynı zamanda ikinci zaman çizelgesinde Hays, bu baskına dair önemli bir noktayı keşfediyor. Baskından sonraki incelemelerde, ormanda ölü bulunan Will’in çantası Woodar’ın evinde bulunmuştu. Hays ise patlamaya rağmen çantanın zarar görmeden bulunmasını, oraya sonradan yerleştirildiği sonucunu olaydan on yıl sonra fark ediyor.

Hays, modern zaman çizelgesinde de bir keşifte bulunuyor. Yıllar sonra karısının kitabını okumaya çalışan Hays, geçtiğimiz bölümümün incelemesinde yazdığımız gibi çocuklar kaybolduktan sonra gelen kaçırılma notunda yazan ‘’Çocuklar gülmeli’’ cümlesinin anne tarafından kurulduğunu anlıyor ve notu annenin yazdığında karar kılıyor. Bu çizelgede genel olarak, demans hastalığıyla cebelleşen Hays’in, hayatını hatırlamak için davayı tekrar incelemesini ve gazeteci bir kadına röportaj vermesini izliyoruz. Bu bölümde de gazeteci kadın davaya dair bilinmeyen bilgileri Hays’in önüne sunuyor. Belki biraz zorlama olacak ama bir teori de gazeteci kadın üzerinden ortaya atılabilir. Onun yıllar önceki bu davaya ilgisi ve röportaj sırasında sürekli davayı inceleyenlerin davaya yeteri önemi vermedikleri sonucu çıkarması üzerinden kendisinin kayıp kız olduğu ortaya atılabilir -yalnızca bir teori. Modern zaman çizelgesinin en önemli olayı ise West’in ilk defa görünmesi ve yaşlı Hays’in kendisini ziyareti oldu. İkilinin konuşmalarından anladığımız üzere Hays hatırlamasa da orta zaman diliminde West’in unutmak istediği bir hata sebebiyle ikilinin 25 yıldır konuşmadığını öğreniyoruz. Bu sahnelerde hem yaşlandırma makyajlarının hem de oyunculukların çok iyi olduğunu belirtmek gerekiyor. Nihayetinde Hays, West’i kendisine yardım etmesi için ikna ediyor.

Nihayetinde; sona yaklaşırken birçok insanı tatmin etmese de bence sezonun ruhuna ve atmosferine çok uygun bir bölüm izledik. Evet, sona az kaldı ve aksiyonun artması beklentisi gayet normal fakat hep söylediğimiz gibi; True Detective bir ağır tempo uzmanı ve sonuna kadar bu tempoda ilerleyecek gibi gözüküyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi