The Walking Dead’in sürekli izleyici kaybetmesi, geçtiğimiz yıllarda çokça tartışma konusu oldu. Bu izleyici kaybında dizinin, ilk sezonlardaki “medeniyetin yıkılışı” anlatısından, sürekli benzer tehditlerle karşılaşan -zombiler, kötücül komünler, psikopat liderler- bir grup insanın hayatta kalma mücadelesini anlatan bir eksene geçiş yapması etkili oldu. Bu kısır döngü seriyi, izleyiciyi artık sadece hangi karakterlerin sağ kalıp hangilerinin öleceğine dair bir merak üzerinden tutmaya çalışan, tekdüze bir yapıya dönüştürdü. Fakat geçtiğimiz sezondan itibaren bu seyir farklı bir hâl almaya başladı. Burada bir noktanın altını çizmem gerekiyor, çizgi romanları okumayan biri olarak bu tekdüzelik probleminin uyarlandığı eserden kaynaklı olup olmadığını değerlendirebilecek bir konumda değilim. Bu yüzden bu tartışmayı yazının dışında bırakmak zorundayım.

***Yazının bundan sonraki bölümü The Walking Dead 9. sezon ilk üç bölüm ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

The Walking Dead‘in yaşadığı değişim artık sadece hayatta kalmaya çalışan bir grup insanı anlatmaktan vazgeçip siyaset felsefesinin temel sorusuna yani bir toplumun nasıl kurulacağına dair fikir yürütmeye başlaması ile gerçekleşti. Medeniyet yıkılalı ve sağ kalan insanlar hayatta kalmayı öğreneli, yeni koşullara bağışıklık geliştireli çok oldu. Artık insanlık bölgesel alanlarda çeşitli medeniyetler kurmaya başladı. İronik bir şekilde, büyük felaket (zombi istilası) sonrası uygarlık tarihi ilk seferki ile benzer bir yolu takip etti. Gezgin, avcı-toplayıcı gruplardan sonra tarım yapmaya başlayan komünleri izlemeye başladık. Negan, bu perspektiften değerlendirdiğimizde The Walking Dead’in daha önceki “psikopat-kötü lider”lerinden ayrışıyor. Negan, karakter olarak alışılageldik anti-kahraman özellikleri taşısa da eylemlerini zevk için ya da salt iktidarını korumak amaçlı gerçekleştirmiyor. Negan, bir lider olarak verdiği kararları -Vali’den ya da yamyam komünden farklı olarak- bir toplum mühendisliği çerçevesinde alıyor ve eyleme geçiriyordu. Simon ile arasındaki ayrışma da zaten tamamen bu toplum mühendisliği bağlılığından vuku buluyor. Negan, organize edebildiği silahlı gücü sayesinde, “kaynak” olarak tanımladığı topluluklardan haraç alabilen, aynı zamanda onları koruma sözü veren tipik despotik bir lider. Asıl önemli olan nokta ise dayattığı bu sistemin tüm toplum için en iyi yol olduğuna inanması. Rick ve arkadaşlarının Negan’a karşı verdiği savaş, kişisel hesapların perdelemesi altında iyi toplumun nasıl kurulacağına dair fikir ayrılığına da dayanan bir savaştır. Tabii ki geçen sezonun finalinde Rick’in, Negan’ı öldürmek yerine hapsetmeye karar vermesi de bu savaşın yansımasıdır.

The Walking Dead 9. Sezon: Medeniyet Kurmanın Sancıları

Yeni sezonda Rick’in, Negan’a alternatif olarak sunduğu medeniyet anlayışını kurmaya çalışırken yaşadığı sıkıntıları görüyoruz. Maggie ve Daryl, Negan’ın hapsedilmesine ve yeni uygarlığın Kurtarıcılar ile beraber kurulmasına karşı çıkmaktadırlar. Geçmişin getirdiği düşmanlıkların da etkisiyle Maggie ve Daryl’ın, Rick’e muhalefetine malzeme çıkmaya da devam etmektedir. Rick ise tüm bunlara karşın, Carl’ın vasiyetinin de etkisiyle Mesihçi bir anlayışla inşa etmeye çalıştığı bu yeni topluma güvenmekte ve insanların medeniyetin yıkımından öncesi gibi olabileceğine inanmaktadır. Rick, çocukların kurumsallaşmamış da olsa bir eğitim tedrisatından geçtiğini, insanların gündelik hayatlarında ölüm endişesini bir kenara bırakıp aşık olmaya, eğlenmeye başladığını anlatır Negan’a. Fakat tüm bu toz pembe yüzeyin altında bir karanlık da varlığını sürdürmektedir. Erzak sıkıntısı yaşayan Kurtarıcılar’dan bazıları Negan’ı geri istediklerini duvarlara yazmaktadır. Aynı zamanda Kurtarıcılar’ı sırayla kaçıran ve öldüren birileri de vardır. Rick bir yandan komüniteler arası ticaret ve iletişimi kolaylaştıracak köprünün onarımını idare etmek, diğer yandan topluluklar arası çatışmalara bir çözüm bulup onlara vaat ettiği barışçıl ve mutlu toplumun gerçekleşebileceğine dair bir şeyler sunmak zorundadır. Maggie ve Daryl’ın, Rick’e alternatif olarak sunacağı otoriter yönetim anlayışı -bu anlayış Gregory’nin idamı ve Arat’ın infazında kendini gösterecektir- çatışmalar derinleştikçe kendine destekçi bulmaktadır.

Rick’in kurmaya çalıştığı medeniyet oldukça sancılı bir doğum süreci yaşıyor ve daha büyük sancılar ve yıkımlarla karşılaşacak gibi duruyor. Rick doğru olduğuna inandığı “iyi toplum” anlayışı için en yakın dostlarını karşısına alması gerekliliği ile yüzleşmek zorunda. Bunu da kurmaya çalıştığı medeniyetin en büyük sembolüne, yani hapsettiği Negan’a gerçekleşmesi olası bir saldırıda görmesi muhtemel.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi