Yara izleri çoğu zaman bizi geçmişe götüren bir nevi gösterge işlevi görür. Yara izine baktığımızda yaranın oluştuğu zamanı hatırlarız. Eğer yara izi kalıcıysa, benlikte bir çeşit ayrım noktası oluşturur: Yara izinden önce ve yara izinden sonra. Her hâlükarda aradan geçen zamanın da etkisiyle artık farklı iki benlik mevcuttur. Yara izinden önceki ve yara izinden sonraki benlik. The Walking Dead’in yeni bölümü yara izleri ve etkilerini Michonne’un yaşadığı değişim üzerinden anlatıyor.

The Walking Dead 9. Sezon 14. Bölüm: “Yara İzleri” ile Yüzleşmek

***Yazı The Walking Dead 9. sezon 14. bölüm ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

14. bölüm iki farklı zaman çizgisini takip ediyor. Biri dizinin güncel zaman aralığını aktarırken diğeri bizi geçmişten bir zaman dilimine götürüyor. Henüz Rick’in kaybolmasının üzerinden çok da uzun bir süre geçmemiş ve Michonne, Rick’i aramayı henüz bırakabilmiş değil. Bölümün henüz başında Alexandria yakınlarında bir yaralının kurtarıldığını görüyoruz; Michonne’un çocukluk arkadaşı Jocelyn. Tam da Rick’in geri gelmeyecek olmasıyla yüzleşmeye çalışırken geçmişten gelen bir dost, Michonne’un aradığı ilaç oluyor. Belki de kırılgan bir anda karşılaşmış olmanın getirdiği duygusal yoğunluk ile Jocelyn’e doğrudan bağlanıyor. Fakat yine Jocelyn tarafından ihanete uğraması da çok uzun süre almıyor. Çocukları bir çeşit asker gibi yetiştiren, onları küçük yaştan itibaren kendisine bağlayarak kendine minik bir ordu oluşturuyor Jocelyn. Çocukların masum görünüşü, asıl niyetleri için iyi bir perde oluştururken Jocelyn, onların davranışlarının yetişkinlere oranla daha tahmin edilebilir, daha güvenilir ve daha sadık olduğunu belirtiyor. Çok kısa bir süre tanık olsak da Jocelyn’in idaresinin de otoriter ve genel itibarıyla zora dayalı olduğunu görüyoruz. Çocuklar için kullandığı retoriğin ve tekrarlattığı sloganın -“Güçlü olan kurtulur ve gelişir.”- Sosyal Darwinci bir anlayışı yansıtması ve Fısıldayanlar’la benzerlik taşıması, dizinin otoriter idareleri sınıflandırma biçimi hakkında ipuçları taşıyor.

Michonne’un, hiç beklemediği anda çocukluk arkadaşı tarafından ihanete uğraması ve içinde bulunduğu dünyada çocukların dahi görünüşlerindeki masumiyetten uzak ve vahşi olabileceğini görmesi onda büyük bir iz bırakıyor. Jocelyn ve çocuklar tarafından esir alındığında vücuduna kazınan damga ile paralel biçimde kişiliğini, daha sonra Alexandria’yı yönetimini de tamamen etkileyecek bir iz bu. Çocukluğun ve çocukluk arkadaşının masumiyeti ve güveni tarafından perdelenen tehlikenin varlığı, Judith’e ebeveynlik yapan ve o dönem için RJ’e hamile olan Michonne’un tamamen güvenlikçi bir perspektife hapsolmasına neden oluyor. Özellikle Jocelyn ve çocuklarla olan mücadelesi ile yüzleşememesi, orada olanlar hakkında Judith’le bir türlü konuşamaması da bu perspektifle ilintili. Judith’i ararken konuştuklarında Negan’ın özellikle bu noktayı vurgulaması tesadüfi değil. Michonne, bu güvenlikçi tedbirlere mahkûm olmayacak kadar güçlü bir karakter; fakat en azından bu bölüme kadar Jocelyn ve çocuklarla yaşadığı travmayı atlatamaması onun ellerini kollarını bağlıyordu.

Michonne travmasıyla, “yara izi” ile yüzleştikten sonra, güvenlikçi tedbirleri bir süre rafa kaldırıyor ve Judith ile birlikte panayıra doğru yola çıkma kararı alıyor. Daryl, Connie, Henry ve Lydia’nın da ekibe eklenmesi ile panayır için tüm kadronun tamamlandığını görüyoruz. Fakat tehlike gerçek anlamda kaybolmuş değil. Önceki bölümlerden açıkça tahmin edilebileceği gibi son sahne, Fısıldayanlar’ın da bu panayırı kaçırmayacağına işaret ediyor. Güvenlikçi tedbirlerin rafa kalkması suların durulmasından ziyade, son iki bölümün isimlerinin işaret ettiği gibi fırtına öncesi sessizliğe (bu iki bölüm, birleştiklerinde “fırtına öncesi sessiz” anlamına gelecek şekilde “The Calm Before” ve “The Storm” isimlerini taşıyor) tekabül ediyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi