The Walking Dead’in Krallık ve Hilltop üzerinden ilerleyen yeni bölümünde, dizinin sezon arasından itibaren temelini attığı çatışmanın daha da derinleştiğine tanıklık ediyoruz. Carol’ın Henry’yi Hilltop’a getirdiği yolculuktan beri neler olduğunu bilmediğimiz Krallık, Fısıldayanlar’dan tümüyle habersiz bir biçimde yapılması planlanan festival için hazırlıklarını sürdürürken Hilltop, Alfa önderliğinde kapılarına dayanan Fısıldayanlar ile bir çeşit rehine pazarlığı yapmak durumunda kalıyor.

The Walking Dead 9. Sezon 11. Bölüm: Sadece Yaşamanın Ötesine Geçebilmek

***Yazı The Walking Dead 9. sezon 11. bölüm ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

Ezekiel, erzak aramaya çıktıklarında Carol’a festival için bir sürpriz yapma planından bahsediyor: Projeksiyon cihazı. Ezekiel, projeksiyon cihazından gösterilecek filmleri; özellikle çocukları, bir süreliğine de olsa, sürekli bir tehlikenin varlığından uzaklaştıracak, belki de komünler arası iletişimin tekrardan kuvvetlenmesine yarayacak bir araç olarak görüyor. Fakat bütün bu amaçların kesişim noktası yeniden bir medeniyet inşa etme çabasına denk düşüyor. Carol bu karara, sinemaya gidip gerekli aleti almanın zorluğu nedeniyle ilk başta soğuk yaklaşsa da, insanların eski günlerdeki gibi, hep var olan tehdidi bir süreliğine unutarak birlikte eğlenebilmesi fikri onu da ikna ediyor.

Krallık, projeksiyon cihazının tamiri ile içine kapanık ve güvenlikçi yapının kabuğunu kırmaya gayret ederken, ilk defa Fısıldayanlar ile yüzleşen Hilltop, güvenlikçi anlayışın en grotesk hâli ile karşı karşıya geliyor. Ağlayıp grubu tehlikeye attığı takdirde bir bebeğin dahi feda edilmekten çekinilmediği bir yapı içerisinde mutlak biçimde Alfa’nın tek söz sahibi olduğunu görüyoruz. Hilltop’ta henüz belirli bir liderin olmadığını öğrenen Alfa’nın, kendi komünün pratikleri ile taban tabana zıt olan bu durumu, ilerleyen bölümlerde bir fırsat olarak değerlendirmesi olası görünüyor. Kızı Lydia’nın Hilltop’ta olduğunu bilen Alfa, kızına karşılık rehin aldığı Alden ve Luke’u takas etmeyi öneriyor. Onunla bir bağ kuran Henry ve kendisi de babasından şiddet gören Daryl, annesinden düzenli bir biçimde şiddet gördüğünü itiraf eden Lydia’yı, ilk başta bırakmak istemese de, Alden ve Luke’un rehin olması özellikle Daryl’ı bu takası gerçekleştirmeye mecbur kılıyor. Fakat Daryl veya Hilltop’ın böyle bir tavır alacağını sezen Henry, Lydia’yı kaçırıyor. Onları aramaya gelen Enid ise dizinin temel çatışmasının merkezinde yer alan anlayışı ilk kez bu kadar sarih ifade ediyor: “Sadece yaşamaya devam edemeyiz.”

Sadece yaşamaya odaklanmak, insanlığın binlerce yıllık birikimini bunun için çöpe atmak, o birikimin getirdiği insanca bir yaşamdan uzaklaşmak, bir çözüm oluşturmuyor. Güvenlikçi paranoyanın etkisiyle kendilerini zombi sürüsünün içinde yaşamaya mahkûm eden, acımasız ve otoriter Fısıldayanlar’ın aksine projeksiyon cihazının peşinde koşan Ezekiel, ağlayan bebeği ölüme terk etmeyen Connie ve rehine takasından sonra Lydia’nın peşine düşen Henry, yeniden bir medeniyet inşasının önemli figürleri olacak. Bu durum cesur olmak veya doğru olanı yapmakla ilgili de değil; tekrardan “sadece yaşamanın” ötesine geçebilme iradesi göstermekle ilgili. Güvenlikçi anlayış, kısa ve zorlu bir dönemde bir topluluğu idare etmek için doğru bir tercih olabilir fakat Krallık, Hilltop ve özellikle Alexandria “sadece yaşamanın” ötesine geçmek istiyorsa bu anlayışı bir kenara bırakmak zorunda kalacaklar. Bu çerçeveden baktığımızda, Michonne’un Fısıldayanlar ile karşılaştığında vereceği tepki oluşması muhtemel bir çatışmayı şekillendiren önemli bir unsur olacak gibi görünüyor. Medeniyet kurmanın zorlukları, sancıları, duraklamaları olsa da bütün bu engeller nehrin akmasına engel olacak mı bunu ilerleyen bölümler gösterecek.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi