Başrollerini Jodie Foster ve Anthony Hopkins‘in paylaştığı The Silence of The Lambs ikonik bir film olmasının yanı sıra seyirci adına büyük önem taşıyor. Beş dalda Akademi Ödülü’ne layık görülen yapım sinema tarihine damga vururken; efsanevi karakter Hannibal Lecter beyazperdeye kalıcı bir imza bırakıyor. Genç bir FBI görevlisi, bir seri katili yakalamak için başka bir katilin yardımını istediğinde olaylar izleyiciyi soluksuz bırakan bir şekle bürünüyor. Yaklaşık iki saat süren filmin on beşinci dakikasında seyirci karşısına çıkan Hopkins, ders kitaplarına taşınan bir performans sunuyor. Jonathan Demme‘in yönetmenlik koltuğunda oturduğu The Silence of the Lambs hakkında mutlaka bilinmesi gereken 15 detayı derledik.

The Silence of the Lambs Hakkında Bilinmesi Gereken 15 Detay

Film Bir Romandan Uyarlama

Kuzuların Sessizliği – The Silence of the Lambs, Thomas Harris tarafından yazılmış aynı isimli romandan beyazperdeye uyarlandı. Bu kitap Thomas Harris tarafından yazılan kitap serisinin ikinci kitabıdır. Dr. Hannibal Lecter’i konu alan serinin kitapları sırayla şöyledir: Hannibal, Kuzuların Sessizliği, Kızıl Ejder, Hannibal Doğuyor.

Romanın Haklarını İlk Olarak Gene Hackman Satın Almıştı

Jodie Foster, Thomas Harris’in romanını ilk okuduğunda film haklarını kendisi almak istedi, fakat oyuncu Gene Hackman’ın ondan önce davrandığını öğrendi, zira kitabın haklarını usta oyuncu daha önce satın almıştı. Hackman, filmi yönetmeyi ve Dr. Hannibal veya Jack Crawford karakterlerinden birini canlandırmayı planlıyordu. 1989 yılındaki 61. Akademi Ödülleri’nde Mississippi Yanıyor – Mississippi Burning filmindeki performansını izledikten sonra şiddet içeren başka bir rolde oynamak istemediğini düşünerek Kuzuların Sessizliği’ni yapmaktan vazgeçti.

Anthony Hopkins’in Hazırlık Süreci 

Sinema tarihinin hafızalara kazınan karakterlerinden biri olan, kurbanlarının etlerini yiyen Hannibal Lecter karakterine can veren Anthony Hopkins, rolüne gerçek hikâyeleri araştırarak çalışmıştır. Bu süreçte seri katillerin dosyalarını okumuş, hapishaneleri ziyaret etmiş, katillerin duruşmalarına izleyici olarak katılmıştır.

Oscar Getiren Kısa Performans

Anthony Hopkins, 1991 yapımı olan bu filmle 1992’de Akademi Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü almıştır. Hopkins, bu filmdeki yirmi dört dakika elli iki saniyelik performansıyla, En İyi Erkek Oyuncu Oscarı’nı alan oyuncular arasında en kısa ikinci ekran süresine sahiptir. En kısa performansla bu ödülü alan oyuncuysa Ayrı Masalar – Separate Tables (1958) filmindeki yirmi üç dakika otuz iki saniyelik performansıyla David Nivern’dir.

Green River Cinayetleri, Filme İlham Kaynağı Oldu

The Silence of the Lambs, Washington Üniversitesindeki kriminoloji hocası Robert Keppel ve seri katil Ted Bundy arasındaki gerçek ilişkiden esinlenmiştir. Ted Bundy Robert Keppel’a, Washington’daki Green River cinayetlerini araştırmasında yardım etmiştir. Seri katil Ted Bundy, 24 Ocak 1989’da idam edilmiştir. Green River cinayetleriyse 2001 yılında çözülebilmiş, cinayetleri işleyen Gary Ridgway 2003 yılında, kırk sekiz cinayet işlediğini kabul ederek suçlu bulunmuştur.

Kameranın Konumu Seyircinin Jodie Foster’la Özdeşleşeceği Şekilde Ayarlandı

Filmde karakterler Starling’le (Jodie Foster) konuşurken direkt kameraya doğru bakıyor, bunun aksine Jodie Foster karakterlerle konuşurken kameranın hafifçe dışına doğru bakıyor. Yönetmen Jonathan Demme bunu, seyircinin ana karakter olan Starling’in bakış açısını deneyimleyip diğer karakterlere uzak kalmalarını sağlayarak izleyicinin kendini Starling’le özdeşleştirmesi için yaptığını açıklamıştır.

“Lecter İyi Bir Adam, Sadece Deli Bir Zihnin İçinde”

Antony Hopkins, filmdeki Hannibal Lecter rolünü, daha önce The Elephant Man – Fil Adam (1980) filminde oynadığı Dr. Frederick Treves karakteri sayesinde aldığını öğrendiğinde yönetmen Jonathan Demme’a şunu söylemiştir: “Ama Jonathan Treves iyi bir adamdı.” Jonathan Demme’in buna cevabı şöyle olmuştur: “Lecter da öyle, o da iyi bir adam. Sadece deli bir zihnin içine hapsolmuş.”

Jodie Foster Role Hazırlanırken FBI Ajanı Mary Anne Kraus’dan Yardım Aldı 

Jodie Foster, Clarice Starling rolüne hazırlanırken FBI ajanı Mary Anne Krause’la bolca vakit geçirdi. Starling’in arabasının yanında durup ağladığı sahnenin fikrini Foster’a Krause vermiştir. Krause Foster’a, bazen işin çok bunaltıcı olduğunu ve zaman zaman duygusal bir rahatlamaya ihtiyaç duyulduğunu söylemiştir.

Rol İçin Foster’dan Önce Michelle Pfeiffer Düşünülmüştü 

Ted Tally, filmin senaryosunu yazarken Jodie Foster’ı rol için önermişti, fakat yönetmen Jonathan Demme, rolü Michelle Pfeiffer’in oynamasını istiyordu. İki milyon dolarlık ücret talebini Orion Pictures kabul etmediği için Michelle Pfeiffer teklifi reddetti. Bunun üzerine Jonathan Demme, Jodie Foster’la görüşmeyi kabul etti. Jodie Foster’da gördüğü güç ve kararlılığın Clarice rolü için mükemmel olduğunu hissederek, rolü görüşmeden hemen sonra ona verdi.

Thomas Harris’in Ödül Tebriği 

Yedi dalda Oscar’a aday olan The Silence of the Lambs, beş dalda ödülü aldı: En İyi Film, En İyi Erkek Oyucu (Anthony Hopkins), En İyi Kadın Oyuncu (Jodie Foster), En İyi Uyarlama Senaryo (Ted Tally), En İyi Yönetmen (Jonathan Demme). Filmin uyarlandığı kitabın yazarı Thomas Harris, bu filmle Oscar alan herkese şarap göndererek herkesi şaşırttı.

Film, Karakterleriyle Listelerde En Üst Sıralarda Yer Alıyor

Clarice Starling karakteri Amerikan Film Enstitüsü tarafından hazırlanan En İyi Film Kahramanları listesinde elli karakter arasından altıncı seçilerek listede en yüksek sırayı alan kadın karakter olmuştur. Dr. Hannibal Lecter karakteriyse En İyi Film Kötü Karakterleri listesinde birinci sırayı almıştır.

FBI Senaryoda Değişiklik Yapmak İstedi 

FBI, filmin kriminal araştırmalar, seri katiller ve onların kurbanlarını aktarmadaki doğruluktan etkilenmekle beraber; deneyimsiz ajanların asla tek başına göreve gönderilmediğini belirterek Clarice’ın Buffolo Bill olayını tek başına ortaya çıkarmasına itiraz etmiştir. Yönetmen Jonathan Demme bu sahneyi değiştiremeyeceklerini çünkü bu sahnenin filmin psikolojik zirvesini oluşturduğunu açıklayınca FBI bunu kabul etmiştir.

Hannibal Lecter Karakteri Sonraki Yıllarda Çekilen Bir Çok Filmi Etkiledi

Filmin unutulmaz karakteri Hannibal, başka yapımlarda da kendini göstermiştir; 1986 yapımı Manhunter’da da Brian Cox tarafından canlandırılmıştı. Karakterin soyadı daha sonraki The Silence of the Lambs ve devam filmleri olan Hannibal (2001), Kızıl Ejder – Red Dragon (2002) ve Hannibal Rising – Hannibal Doğuyor (2007) filmlerinde “Lecter” olarak kullanılırken İnsan Avcısı – Manhunter (1986)’da “Lector” olarak kullanılmıştır.

Filmin Yapım Sürecini Anlatan Bir Televizyon Filmi Çekildi

2010 yapımı Inside Story: The Silence of the Lambs isimli televizyon filmi, The Silence of the Lambs’in oyuncu ve kamera arkası kadrosuyla yapılan röportajlarla filmin yapım sürecini anlatıyor. Jodie Foster bu filmde The Silence of the Lambs’in yaptığı favori filmlerden biri olduğunu belirtmiştir.

Doğaçlama Sahne

Jodie Foster, Hannibal Lecter ve Clarice Starling’in ilk buluşmasında Hannibal’in Clarice’in güney aksanıyla dalga geçtiği kısmın doğaçlama olduğunu belirtmiştir. İzleyicilerin gördüğü Jodie Foster’in o anda verdiği gerçek bir tepkidir, Foster gerçekten şahsi olarak hakarete uğramış hissederek tepki göstermiştir. Fakat daha sonra Foster Hopkins’e, bu denli dürüst bir tepki vermesini sağladığı için teşekkür etmiştir.

Kaynak: IMDb

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi