TBBUCXCcsIM

Stanley Kubrick’in sinema tarihinde çığır açan 1980 yapımı başyapıtı The Shining filminin zamana karşı direnişinin ve asla eskimeyecek oluşunun sebeplerini birlikte inceleyelim.

Bazı filmler hiç mi hiç eskimez! Zaman filmlerin hemen hepsini sınasa da bazı filmler defalarca izlenmelerine rağmen gerçekten eskimezler. Bu filmlerin en başında ise Stanley Kubrick’in sinema tarihinde eşsiz bir yeri olan başyapıtı The Shining var! Stanley Kubrick’in tüm zamanlara damga vuran başyapıtlarından biri olan korku/gerilim türünde çektiği The Shining, birçok felsefi püf noktasına da sahip bir film. Her ne kadar film hakkında geliştirilen birçok teori ve gizli anlamları açığa çıkarma isteğini yer yer gereksiz bulabilsek de insanların bu film üzerine bu kadar sık biçimde düşünüp anlamlar üretmeye çalışması da oldukça faydalı perspektifler sağlayabiliyor. Özellikle Room 237 filmini izleyenler bilir ki, bu film, The Shining’de yer alan her detay hakkında mutlak surette bir teori (kabul ediyorum bazıları korkunç saçma) geliştiriyordu; amma velakin bizim konumuz bu değil.

The Shining: Zamana Karşı Direnen Bir Başyapıt

Stephen King’in aynı isimli romanından beyazperdeye uyarlanan film; yazar Jack Torrance’ın, kış sezonunda kapalı olan Overlook Oteli’nin bakımını üstlenerek, ailesiyle birlikte otele taşınması sonrasında gelişen birtakım doğaüstü olayları konu alır. Jack’in doğaüstü sezgilere sahip olan küçük oğlu, zamanla otelin içerisinde yalnız olmadıklarını, geçmiş ve gelecekten gelen hayaletlerle birlikte yaşadıklarını görür ve ailesini buna inandırmaya çalışır. Aile bir kar fırtınası sebebiyle dağda konuşlanan bu otelde mahsur kaldığındaysa Jack doğaüstü varlıklar tarafından ele geçirilir ve yavaş yavaş aklını kaybetmeye başlar. İşin özünde film, üç büyük felsefi temaya odaklanır: obsesyon, tarih ve ceza konsepti. Bu tarihi otel tesisinin bir kayak merkezi olarak yeniden kullanılmak üzere (muhtemelen çok sayıda hayatın bedeli ile) Amerikan yerlilerine ait topraklar üzerine kurulduğunu öğreniriz. Kubrick, tam da bu bağlamda Amerikan tarihine ve kuruluş ilkelerine dair eleştirel bakış açıları sunar. Irkçılıktan soykırıma tarihteki birçok katliamı postkolonyalist bir perspektiften kurarak sömürgeciliğin bıraktığı mirası sorunsallaştırır. Tam da bu bağlamda bünyesinde barındırdığı pek çok meseleyle hem zamana direnen hem de yeni yeni teorilerle çığır açmaya devam eden The Shining’i sonsuza dek konuşmaya devam edeceğiz gibi gözüküyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi