Advertisement


Kısa sürede geniş izleyici kitlesine ulaşan The Platform’un yönetmeni Galder Gaztelu-Urrutia, filmin sonu hakkında konuştu.

Dünya prömiyerini yaptığı 44. Toronto Film Festivali’nde beğeniyle karşılanan El hoyo – The Platform, geçtiğimiz günlerde Netflix’te yayınlandı. Toronto Film Festivali’nin Gece Yarısı Çılgınlığı bölümünde Halkın Seçimi ödülüne layık görülen film, Netflix kullanıcıları tarafından da ilgiyle karşılandı. Kapitalizmin acımasızlığı ve gelir dağılımındaki adaletsizlik gibi konularda yaptığı vurgularla izleyicileri etkilemeyi başaran film, yayınlandığı günden beri Netflix’te en çok izlenenler listesinin ilk sıralarında yer alıyor.

David Desola ve Pedro Rivero’nun yazdığı, Galder Gaztelu-Urrutia‘nın yönettiği The Platform, her katta iki kişinin kaldığı, bir tür dikey hapishanede geçiyor. Bu yapının ortasına yerleştirilen platform, her gün yiyeceklerle dolu bir şekilde aşağı doğru iniyor ve her katta sadece kısa bir süre duruyor. Katları her ay değiştirilen mahkumlardan üst katlara düşecek kadar şansı olanları hunharca karınlarını doyururken, alt kattakiler onların artıklarıyla yetiniyor. En alt kattakileri ise ölümcül bir açlık bekliyor.

The Platform’un Yönetmeni Galder Gaztelu-Urrutia, Filmin Sonu Hakkında Konuştu

***Yazının bundan sonraki bölümü The Platform ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

Film, El hoyo’daki bir diğer mahkum olan Baharat ile birlikte en alt kata kadar inen Goreng’in, en üst katta yer alan çalışanlara bir mesaj göndermek için 333. katta buldukları küçük kızı platformla yukarı göndermesiyle bitiyor. En alt kata inene kadar verdiği mücadeleden bitap düşen Goreng ise, ilk hücre arkadaşı olan Trimagasi’nin hayaliyle birlikte karanlığa karışıyor. Ufak kız en üst kata ulaştıktan sonra ne olduğu ve Goreng’in başına ne geldiği açıkça gösterilmediği için The Platform pek çok izleyici için soru işaretleriyle bitiyor.

Galder Gaztelu-Urrutia, Collider’a verdiği röportajda filmin bu açık uçlu sonu hakkında konuştu. Gaztelu-Urrutia, “Sizce filmde yaşananlardan sonra ne oluyor, mesaj yerine ulaşıyor mu” sorusunu şöyle cevaplıyor: “Bu topluma sormanız gereken bir şey. Bu hepimize bağlı. Bu dünyaya adım atmış en sefil tür olmaya devam etmek isteyip istemediğimize bağlı…”

Filmin Geçtiği Dünyada El hoyo Gibi Başka Tesisler de Yer Alıyor

333. katta karşılaştığımız ufak kızın Miharu’nun kızı olup olmadığı sorulan Gaztelu-Urrutia, bu sorunun cevabını bildiğini ama paylaşmayacağını belirtiyor. Yönetmenin röportajda paylaştığı en dikkat çekici detaylardan biri ise dünyada El hoyo gibi pek çok tesisin bulunduğu oluyor. Yönetmenin El hoyo gibi, ama daha farklı tarzlarda tesislerinden de olması, büyük ilgi gören bu filme bir devam filmi çekilebilir mi sorusunu akıllara getiriyor.

Filmin sosyolojik çıkarımlarına da değinen Gaztelu-Urrutia, filmin amacının toplumsal sorunları gözler önüne sermek olduğunu, izleyiciye bir şey telkin etmek veya ders vermek gibi bir amacının olmadığını belirtiyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information