Usta yönetmen Martin Scorsesenin Robert De Niro, Al Pacino, Joe Pesci gibi usta oyuncuları bir araya getiren 2019 yapımı The Irishman filmi geçtiğimiz yıla damgasına vurdu. En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Oyuncu gibi dallar dâhil olmak üzere 10 dalda Oscar adayı olan film yılın en çok konuşulan filmlerinden biri oldu.

Charles Brandt‘in I Heard You Paint Houses isimli kitabından uyarlanan film, II. Dünya Savaşı sonrası Amerika’daki suç ve mafya dünyasının merkezinde geçiyor. Film işçi sendikasında bir memur ve aynı zamanda bir mafya tetikçisi olan Frank Sheeran’ın gözünden anlatılıyor. Ayrıca o dönem gerçekleşen John F. Kennedy suikastı, Jimmy Hoffa cinayeti gibi olaylara da değiniyor.

Scorsese’nin başka bir seçeneği olmadığı için Netflix ile çalıştığını belirttiği The Irishman, az sayıda salonda gösterime girebilmesine rağmen dünya çapında 8 milyon dolar hasılata elde etmiş ve kısa süre sonra Netflix’te yayınlanarak Netflix’in bugüne kadar en çok izlenen filmlerinden biri olmuştu. The Irishman oyuncuların gençleştirilmesi için kullanılan CGI teknolojisi ile de adından söz ettiren bir yapım oldu. Görsel efektlerinden oyuncu kadrosuna, senaryosundan çekimlerine The Irishman hakkında mutlaka bilinmesi gereken 15 detayı derledik.

The Irishman Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay

Netflix İşbirliği

Martin Scorsese, Robert De Niro’nun başrolünde yer alacağı bu 150 milyon dolar bütçeli filmi çekecek bir stüdyo bulamadığı için Netflix ile çalışmaktan başka şansı olmadığını söyledi. Ancak Netflix CEO’su Ted Sarandos’un 160 milyon dolarlık bütçe önerisi, sinema deneyiminin önemli savunucularından Scorsese’yi Netflix’e yönlendirdi. Ancak usta yönetmen filmin kısa süre için de olsa sinemalarda gösterilmesinde ısrarcı oldu ve Netflix de bu isteğini kabul etti.

Anna Paquin

Martin Scorsese’nin Peggy rolü için Anna Paquin’e yer vermesinin başlıca nedeni onun sözsüz iletişimde olan becerisi. Paquin, Scorsese’nin yapımcılığını üstlendiği 2011 yapımı Margaret filminde de rol almıştı. Buradaki yeteneğine dayanarak Scorsese, onun yer almasına karar verdi ve senarist Steven Zaillian’dan Peggy’nin hikâye içerisinde olmasını rica etti. Scorsese filmde Paquin’in rol için çok uygun olduğunu ve filmde sadece birkaç repliği olmasına karşın fiziksel aksiyonun övgüye değer olduğunu belirtti.

Robert De Niro ve Mickey Rourke

Mickey Rourke’un aktardığına göre Scorsese Rourke’un filmde yer almasını istiyor ancak Robert De Niro bunu reddederek Rourke ile çalışmayacağını söylüyor. Sebebi ise De Niro ile Rourke arasında 1987 yapımı Angel Heart filmine kadar uzanan bir düşmanlığın bulunması. Filmin yapımcıları ve cast direktörü ise bunun bir yanlış anlaşılma olduğunu ve Rourke’un film için hiçbir zaman düşünülmediğini söylüyor: “Mickey Rourke ne The Irishman filmi için tercih edildi ne de filmde yer alması düşünüldü.”

Joe Pesci ve Robert De Niro’nun Rolleri

Frank Sheeran rolü için Scorsese’nin bir numaralı tercihi en başından beri Robert De Niro’ydu. Nitekim bu projeyi ona De Niro getirmiş, birlikte hayata geçirmelerini önermişti. Ancak Scorsese filmi ilk Paramount’a götürdüğünde De Niro’nun rol için müsait olmaması ya da Joe Pesci’nin başta kabul etmediği Russell Bufalino rolünü devralması durumunda Frank Sheeran rolünün Liam Neeson veya Pierce Brosnan‘a teklif edilmesi gündeme geldi. İki isim de De Niro’dan oldukça genç olmasına rağmen Neeson fiziksel olarak gerçek Frank Sheeran’a daha çok benziyordu. Ancak aksan konusunda Scorsese’nin şüpheleri bulunuyordu. Sonradan Joe Pesci’nin Bufalino rolünü kabul etmesi ile iki isme de gerek kalmadı.

Scorsese’nin Gangster Filmleri

Scorsese bir röportajında filmin diğer gangster filmlerinden farklı olduğunu düşündüğünü belirtti. “Goodfellas ve Casino için senaryoda belirgin bir tarz yarattım. Benzer kamera kullanımları, kurgu gibi birçok şeyde oynamışlardı. Ancak burada durum biraz farklı. The Irishman’deki insanlar daha yaşlı ve daha çok yapmak zorunda oldukları tercihlere, yaşantılarına geri dönüp bakmak ile alakalı.”

Filmdeki Gençleştirme Tekniği

Martin Scorsese ve Robert De Niro, gençleştirme işleminin çok rahatsız edici olmasını, çekimler sırasında başlık ve maske kullanılmasını gerektirmesini istemediler. Bu kaygı, Scorsese’nin bir önceki Silence filmini çekerken bir Şükran Günü beraber yemek yediği görsel efekt uzmanı Pablo Helman’a iletildi. Prodüksiyonunun gerçekleşmesi için Helman, on hafta boyunca kendi tekniği üzerinde çalıştı. Bunun için De Niro ve Scorsese’nin Goodfellas filmindeki Noel parti sahnesi tekrar canlandırıldı. Helman gençleştirme tekniğini bu sahne üzerinde denedi. Helman ana bir Red kamera ve görüntülerin kızılötesi versiyonlarını ve gerekli hacimsel bilgileri yakalamak için tanık kamera görevi gören iki mini Alexa kameradan oluşan bir ekipman geliştirdi. Oyuncuları gençleştirme süreci için geliştirmesi iki yıl süren FLUX isimli bir yazılım kullanıldı. De Niro, Al Pacino, Joe Pesci gibi genç hâli canlandırılacak oyuncuların fotoğraflarından oluşan sanal bir kütüphane oluşturuldu. Ayrıca aktörün neye benzemesi gerektiğine dair referans görüntülerini vermek için sistemin yaptığı herhangi bir kareyi almasına ve tüm görüntü kitaplığını bir anda taramasına izin vermek için bir yapay zeka sistemi de geliştirildi.

Görüntü Yönetimi

Scorsese, filmin görünüşünün 8mm kameranın yarattığı titreme ve grenlerin olmadığı bir anıya ve bir ev filmine benzemesini istedi. Görüntü yönetmeni Rodrigo Prieto dört farklı dönemden dört farklı doku kullandı. 1950’ler için Kodachrome, 60’lar için Ektachrome, 70’ler için gümüş katman ve 80’lerden günümüze kadar olan dönem için daha çok desatüre gözüken ENR gümüş katman kullanıldı. Prieto sadece günümüzde geçen sahnelerin film kamerası ile çekildiğini çünkü oyuncuların makyajı için bunun gerektiğini de ekledi.

Frank Sheeran ve Jimmy Hoffa

Filmin açılış sekansında Frank Sheeran karakterinin huzurevinde hikâye anlattığı ve “evleri boyamak”tan söz ettiği kısımda Sheeran’ın birinin arkasından başına ateş ettiği sahneye hızlı bir kesme yapılıyor. Bu aslında filmin sonunda gerçekleşen asıl cinayet sahnesinin bir habercisi. Kesme bir saniyeden kısa sürüyor ve seçilen kare bilinçli olarak bulanık.  Tam olarak (00:02:09.6) süresinde durdurulunca kurbanın Sheeran’ın öldürmek zorunda kaldığı yakın dostu Jimmy Hoffa olduğu görülüyor. Öte yandan Hoffa, bir sahnede Sheeran’a “duvarları boyamak”tan söz eden ilk karakter.

Noel Ayrıntısı

Filmin final sahnesinde, rahip Frank’e yaklaşan Noel tatilinden dolayı birkaç günlüğüne şehir dışında olacağını söylüyor. Gerçek Frank Sheeran 2003 Noel’inden 11 gün önce ölmüştü. Bu detay, rahibin yer aldığı sahnenin Sheeran’ın hayatının son günlerinden birinde gerçekleştiğini gösteriyor.

Jimmy Hoffa Sahnesinin Çekimi

Scorsese, Hoffa’nın cinayet sahnesinde istediği görüntüyü elde edebilmek için evin sanat yönetiminde bazı dokunuşlar yaptığını söyledi. Hoffa’nın bedeninin son planında teatral bir sahne hissi verebilmek için evin içinde duvarlar kaldırılıyor ve kamera gerçekçi olamayacak bir şekilde geniş açıya konumlandırılıyor.

Scorsese Filmlerindeki Oyuncular

Robert De Niro, Joe Pesci, Harvey Keitel’in hepsi daha önce Scorsese ile beraber çalıştı. De Niro’nun Scorsese ile beraber çektiği filmlerde mutlaka iki oyuncudan biri hep yer alıyordu. Ancak The Irishman, Joe Pesci ve Harvey Keitel’in beraber bulunduğu ilk film. Pesci ve De Niro’nun Scorsese ile beraber çalıştığı Goodfellas filminde Keitel’in o zamanki eşi Lorraine Bracco da yer alıyordu. Usta oyuncu Al Pacino ise ilk kez The Irishman’de Scorsese ile çalıştı.

Joe Pesci’nin Emeklilikten Geri Gelmesi

Filmde Russell Bufalino rolü için Joe Pesci’ye çok defa teklif götürüldü. Ancak oyuncu artık emekli olduğu gerekçesi ile rolü defalarca reddetti. Bazı kaynaklara göre Pesci rolü tam 50 kez reddetti. Ancak sonunda filmde yer almayı kabul etti. Joe Pesci’nin rolü için adaylardan biri de Frank Sheeran’ı canlandıran Robert De Niro’ydu.

Filmin Çekim Süreci

The Irishman filminin çekimleri 117 farklı mekânda gerçekleşti. 9 kamerayla 309 sahne çekildi. Çekim süreci o kadar yoğun geçiyordu ki bazen tek bir gün içinde tüm ekip üç farklı mekâna taşınmak zorunda kalıyordu. The Irishman filminin çekimleri tam 106 gün sürdü. Bu Scorsese’nin kariyerindeki en uzun çekim süresi olarak kayda geçti.

Jimmy Hoffa Cinayeti ile İlgili Kitaplar

Filmde Jesse Plemons tarafından canlandırılan Chuck O’Brien’ın torunu olan, Harward Üniversitesi Hukuk Profesörü Jack Goldsmith, filmin yayınlandığı tarihlerde In Hoffa’s Shadow isimli bir kitap yazdı. Goldsmith kitabında, Frank Sheeran’ın hayatının sonunda Jimmy Hoffa’nın ölümününe ilişkili çelişkili ifadelerde bulunduğuna dikkat çekerek Charles Brandt’in filme kaynaklık eden kitabının Hoffa’nın ölümü konusunda güvenilir bir kaynak olmadığını ima etti.

Scorsese’nin En Uzun ve En Yüksek Bütçeli Filmi

2 saatlik zaman dilimini neredeyse her filmiyle aşan Scorsese, The Irishman filmi ile kariyerinin en uzun filmine imza atmış oldu. 2013 yapımı polisiye komedi filmi The Wolf of Wall Street 3 saatlik süresi ile yönetmenin en uzun filmiydi. Onu 2 saat 58 dakika ile Casino ve 2 saat 50 dakika ile The Aviator izliyor. The Irishman ise 3 saat 29 dakika ile listenin en başında yer alıyor. Ayrıca film 175 milyon dolarlık bütçesi ile Scorsese’nin en yüksek bütçeli filmi olarak da dikkat çekiyor.

Kaynak: IMDB

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information