Better Call Saul’dan My Brilliant Friend’e, Mrs. America’dan What We Do in the Shadows’a, The Hollywood Reporter’a göre 2020’nin şu ana kadarki en iyi 10 dizisi!

Dünyanın en prestijli sinema sitelerinden The Hollywood Reporter; senaryosu, kurgusu ve oyunculuk performanslarıyla izleyicinin beğenisini kazanan dizileri mercek altına alıyor ve 2020’nin şu ana kadarki en iyi 10 dizisi bir araya getirdiği yeni bir listeyle karşımıza çıkıyor.

Yeni sezonları yayınlanan ve yayın hayatına yeni başlayan yapımların bulunduğu listede Breaking Bad’in en şahsına münhasır karakterlerinden Saul Goodman’ın maceralarını konu alan Better Call Saul, Elena Ferrante’nin Napoli Romanları serisinden uyarlanan, bu yıl 2. sezonuyla izleyici ile buluşan My Brilliant Friend, Cate Blanchett’ın, 1970’lerde kadın hakları için mücadele eden muhafazakâr aktivist Phyllis Schlafly’ı canlandırdığı Mrs. America, LBGTİ+ bireylerin televizyondaki temsilini inceleyen belgesel dizisi Visible: Out on Television, modern dünyada yaşayan vampirlerin birbirinden komik maceralarını izlediğimiz What We Do in the Shadows gibi çok konuşulan diziler yer alıyor.

Yıl sonuna kadar güncellenmesini beklediğimiz The Hollywood Reporter istesinde yer alan 10 diziye ve dizilerle ilgili bilgilere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

The Hollywood Reporter’a Göre 2020’nin Şu Ana Kadarki En İyi 10 Dizisi

Better Call Saul

Breaking Bad’in en orijinal karakterlerinden biri olan Saul Goodman’ın hikâyesini anlatan spin-off dizisi Better Call Saul; Jimmy’nin, Breaking Bad’den tanıdığımız düzenbaz avukata dönüşümünü gösteren, aynı zamanda Kim’in, Jimmy’nin çalışma tarzıyla yakınlıklar kurduğu, hatta zaman zaman Jimmy’nin yöntemlerini uyguladığı 5. sezonuyla izleyicisine doyurucu bir seyir zevki yaşattı. Lalo Salamanca’nın intikam ateşiyle yanıp tutuştuğu bir finalle de bu sezonki macerasını noktaladı.

Breaking Bad’de polis olarak izlediğimiz Hank ve ortağı Steven, olayları çıkmaz bir noktaya sürüklemede önemli bir ivme kaydederken; dizi, Breaking Bad evreninde yer alan Mike Ehrmantraut ve Gus Fring gibi karakterlerin hikâyelerinde yeni pencereler açtı. 6. sezonuyla ekranlara veda edecek olan dizinin, finale giden yolda hangi tercihleri yapacağını görmek için şimdiden gün saymaya başladık.

Better Things

Californication, Louie, Bumblebee gibi yapımlarla tanınan Pamela Adlon‘un yaratıcısı olduğu, aynı zamanda başrolünde yer aldığı Better Things, her biri kendine özgü sorunlarla boğuşan üç kız çocuğunu tek başına büyütmeye çalışan, bunu yaparken bir yandan da oyuncu olarak kariyeri sürdürmek için uğraş veren Sam Fox’a odaklanıyor.

Aynı zamanda Adlon’a Altın Küre ve Emmy adaylıkları kazandıran, bu sene yayınlanan 4. sezonuyla Sam ve kızlarının hikâyesini anlatmaya devam eden dizi, hem eleştirmenlerin hem de izleyicilerin beğenisini kazanmaya devam ediyor.

Brockmire

Joel Church-Cooper’ın yaratcısı olduğu Brockmire, aldatıldığını öğrendikten sonra psikolojik olarak büyük bir çöküntü yaşayan bir spor spikerinin hayatını ele alıyor. Birçok karakteri seslendirdiği The Simpsons ve konuk oyuncu olarak yer aldığı Ray Donovan dizileriyle 6 kez Emmy kazanan Hank Azaria’nın başrolünde yer aldığı dizide, oyuncuya Tyrel Jackson Williams ve Amanda Peet eşlik ediyor. Bu sene final sezonuyla ekranlara veda eden Brockmire, dizi dünyasına kazandırdığı Jim Brockmire karakteriyle hafızalara kazındı.

The Good Fight

Christine Baranski, Cush Jumbo, Delroy Lindo’nun başrolünde yer aldığı The Good Fight, aslında televizyon tarihinin en iyi dizileri arasında yer alan The Good Wife’ın spin-off dizisi.

The Good Wife’ın finalinden bir yıl sonra yaşananları konu alan dizi, Diane Lockhart’ın vaftiz kızı Maia Rindell’in, finansal bir dolandırıcılık sonunda kaybolan itibarını geri kazanmak için yaptıklarını ve birikimleri ciddi bir şekilde zarar gören Diane Lockhart’ın dolandırıcılığa karşı yürüttüğü mücadeleyi anlatıyor.

The Good Wife ile oldukça paralel bir hikâyesi olan dizi, ilk bakışta dezavantaj gibi görünen bu durumu kendi avantajına çevriyor ve olay örgüsüyle izleyiciyi kendisine bağlamayı başarıyor.

I May Destroy You

Son olarak Netflix dizisi Black Earth Rising ile adından söz ettiren Michaela Coel’in yaratıcısı olup başrolünde yer aldığı HBO dizisi I May Destroy You, cinsel ilişkide rıza olgusunu sorgulayan yapısıyla dikkat çekiyor ve içkisine ilaç atılıp tecavüze uğrayan genç bir kadının hayatını yeniden inşa etmesini ve kendisini keşfetmesini konu alıyor. Şu an her hafta yeni bölümleriyle ekranlara gelen dizi, nasıl bir finalle hikâyesine nokta koyacak hep birlikte göreceğiz.

Mrs. America

Cate Blanchett’ın, 1970’lerde kadın hakları için mücadele eden, cinsiyet eşitliğinin sağlanması için mücadele vermiş olsa da eşcinsellerin evlenmesine karşı olması gibi muhafazakâr görüşleri nedeniyle o dönemin kadın hakları hareketi içinde tartışılan bir isim olarak anılan, muhafazakâr aktivist Phyllis Schlafly’ı canlandırdığı Mrs. America dizisi, Schlafly’ın 1970’lerde değişmeye başlayan politik tavrını ve beklenmedik yönelimini derinlemesine inceleyen ilk sezonuyla dikkatleri üzerine çekti.

Desperate Housewives, Mad Men ve Halt and Catch Fire dizilerinin Emmy ödüllü senaristi Dahvi Waller’ın yaratıcısı olduğu dizi, o dönem Gloria Steinem, Betty Friedan, Shirley Chisholm, Bella Abzug ve Jill Ruckelshaus gibi kadın hakları için mücadele etmiş önemli isimleri de konu edindi.

My Brilliant Friend

Elena Ferrante‘nin Napoli Romanları serisinin ilk kitabından televizyona uyarlanan My Brilliant Friend‘in 2018’de yayınlanan ilk sezonu, ilkokulda tanışıp kısa süre içerisinde çok yakın arkadaş olan, dönemin acımasız şartlarına karşı beraber savaşıp hayatı iyi bir şekilde geçirmek için ellerinden gelen her şeyi yapan Lenù ve Lila’nın yıllara yayılan arkadaşlığını konu alıyordu.

Dizinin My Brilliant Friend: The Story of a New Name ismini taşıyan 2. sezonu, birbirlerinin en iyi dostu, aynı zamanda en büyük düşmanı olan Lenù ve Lila’nın hayatlarındaki yeni değişimleri izleyiciye aktarıyor. Lila yeni evlenmiş bir ve Lenù’nun çok sevdiği çocukluk aşkı Nino ile bir ilişki yaşarken; Lenù ise Pisa’da öğrenci olarak yaşamına devam ediyor. Ischia’da çıktıkları bir tatil sırasında bu ikilinin arasındaki bağ sonsuza dek değişiyor. Lila hayatına yeni bir yön verirken; Lenù da ilk romanını yazmış bir yazar olarak varlık gösteriyor.

2. sezon, yeni olaylara açık kapı bırakan bir sahneyle vedasını gerçekleştiriyor. Nitekim dizinin geçtiğimiz aylarda 3. sezon onayı alması, Lenù ve Lila’nın hayatlarında geri dönüşü olmayan yollara gireceklerini bizlere gösteriyor.

Ugly Delicious

Netflix’in sevilen belgesel dizileri arasında yer alan Ugly Delicious, dünyaca ünlü şef David Chang’in önderliğinde gastronomiyi farklı bir bakış açısından değerlendirmemizi sağlayacak bilgiler içeriyor. Birçok şefin, yazarın, komedyenin ve sanatçıların konuk olduğu bu belgesel dizisi, her bölümünde farklı bir temayı ele alıyor ve yemek kültürünün içindeik özgünlüğü ortaya çıkarıyor.

Dizinin 2. sezonunda David Chang, bir yandan akılalmaz lezzetlerin peşinde Mumbai, Sidney, İstanbul ve daha birçok şehre giderken; diğer bir yandan da bugüne kadarki en büyük macerası olan babalığa hazırlanıyor.

Visible: Out on Television

Apple TV+’ın LBGTİ+ bireylerin televizyondaki temsiline ışık tutan beş bölümlük belgesel dizisi Visible: Out on Television, LBGTİ+ hareketinin televizyona nasıl taşındığını ve televizyonda yaşanan değişimin gerçek dünyadaki etkilerini mercek altına alıyor. Ayrıca her bölümünde televizyon endüstrisindeki LBGTİ+ karakterlerinin gelişimini de inceliyor.

Belgesel dizisinde, televizyondaki LBGTİ+ temsilinin değişmesinde önemli rol oynayan Ellen DeGeneres, Jesse Tyler Ferguson, Billy Porter, Rachel Maddow, Anderson Cooper, Don Lemongibi isimlerin röportajları yer alıyor. Belgesel dizisinin anlatıcılığını Janet Mock, Margaret Cho, Asia Kate Dillon, Neil Patrick Harris ve Lena Waitheüstleniyor. Dizi Ask Dr. Ruth, The Case Against 8, The Keepers gibi belgesellerle tanınan Ryan White’ın imzasını taşıyor.

What We Do in the Shadows

Taika Waititi ve Jemaine Clement’in imzasını taşıyan 2014 yapımı aynı isimli filmden televizyona uyarlanan, New York’un modern dünyasında yaşayan vampirlerin birbirinden komik maceralarını izlediğimiz What We Do in the Shadows, 2. sezonuyla izleyicisinin gönlünü fethetmeyi başardı.

Vampirlerin dış dünyada daha fazla zaman geçirdiği bu sezonda, enerji emici vampir Colin, diğer karakterlerin hayat enerjisini sömürmeye devam ederken; hayaletler, cadılar, ruh çağıran falcılar ve zombiler, vampirlerimizin hayatına sürpriz bir giriş yaptı.

Başrollerini Matt Berry, Kayvan Novak, Natasia Demetriou, Mark Proksch, Harvey Guillén’in paylaştığı dizinin 2. sezonunda Haley Joel Osment ve Mark Hamill gibi önemli isimler konuk oyuncu kadroda yer alıyor.

Kaynak: The Hollywood Reporter

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information