The Handmaid’s Tale totaliter rejimin hâkim olduğu bir distopyada kadını kadının gözünden anlatan bir yapım olarak geleceğin tezahürünü, geçmişin ve bugünün gölgesinde anlatmaya devam ediyor. Dizinin en son yayınlanan bölümü First Blood’da, Offred doğmamış bebeğine özgür bir dünyanın sözünü verdikten sonra, kızı Hannah’yı korumak için yeni yollar aramaya başlar. Serana, Fred ve Nick üçgenindeki Gilead’ın tutsak yaşamı Offred’in elini kolunu bağlamaya devam ederken başka bir damızlık, direnişin ilk fitilini ateşler.

***Yazının bundan sonraki bölümü The Handmaid’s Tale 2. sezon 6. bölüm ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

The Handmaid’s Tale 2. Sezon 6. Bölüm: Kanlı Direnişin İlk Fitili Ateşleniyor

Sezonun yarısına gelinen The Handmaid’s Tale, damızlıkların artık komutanların anlayacağı dilden cevap vereceğinin ilk sinyalini veriyor. Eski Ahit’te yer alan Rahel ve Lea’nın hikâyesine atıflarda bulunan yeni bölüm, Serena ve Offred arasındaki gelgitli ilişkiye de ışık tutuyor. Fred’in ahlaklı bir toplum yaratma amaçlı kurduklarını belirttiği yeni merkezin adı için “Rahel ve Lea” isimlerinin seçilmiş olması da bu anlamda tesadüf değil.

Eski Ahit’te, Lavan’ın iki kızı vardı; Lea ve Rahel. Yakup, Rahel’i sever, bu yüzden Lavan’a gidip “Eğer küçük kızın Rahel’i bana eş olarak verirsen, senin için yedi yıl çalışırım” der. Rahel için Lavan’a yedi yıl hizmet ettikten sonra Yakup Lavan tarafından kandırılır. Lavan, Rahel yerine Lea’yı sunar. Aynı Nick ve diğer gardiyanların evlilik töreninde olduğu gibi, o zamanlarda gelinler düğünlerde her taraflarını örten bir örtü giydikleri için Yakup örtüyü kaldırdığında evlendiği kadının Lea olduğunu görür. Yedi sene daha Lavan için çalışma sözünü tuttuktan sonra Yakup Rahel’le nihayet evlenir. Ancak, Tanrı, Rahel’e hiç çocuk vermez. Kendisinin hiç çocuğu yokken kız kardeşinin dört tane küçük oğlunun olması Rahel’i çok üzer. En sonunda Rahel, cariyesini Yakup’a eş olarak verir. “Belki cariyemin bebekleri olur ve ben de onlara kendi çocuklarım derim” diye düşünür. Çocuklar dünyaya geldikten sonra Rahel bu küçük çocuklara kendi çocuklarım der.*

Offred ve Serena karakterlerinin üzerinden bir nevi Rahel ve Lea’nın arasındaki rekabetin bir yansımasını görürüz. Aslında her ikisi de Gilead düzeninden önce bağımsız, çalışan ve ideallerine bağlı iki bireydir. Hatta o kadar paralel bir yaşamları vardır ki aynı kafede bile karşılaşmış olma ihtimalleri vardır. Flashback’le Serena’nın önceki hayatına döndüğümüzde şaşırtıcı bir manzara ile karşılaşırız. Serena ayakları yere basan, idealist bir kadındır. Ancak idealleri şu anki Gilead düzeninin temelini oluşturan düşüncelerdir. “Bir Kadının Yeri” adlı kitabı hakkında konuşma yapmak üzere çağrıldığı üniversitede, hakaret dolu bir protestoyla karşılaşır. Öfkeli kalabalığın karşısında, Fred’in de kışkırtmasıyla, Amerika’daki kadınların doğurma oranının geçen seneye göre yüzde 62 oranında düştüğünü ve bu durumun kadının dünyadaki “tek görevi” olan çocuk doğurmaya engel olduğunu söylediği konuşması sırasında tam da rahminin olduğu yerden vurulur. Hastanede şehir dışı seyahatlerine devam edeceğini söylerken, suçluluk duyduğu için ağlayan Fred’e “Erkek ol!” diyerek, aslında ilişkilerinde güçlü ve egemen tarafın kendisinin olduğunu göstermiş olur.

Güçlü bir kadının nasıl da bu kadar pasifleşebileceğini gördüğümüz Offred ile olan sahnelerinde Serena’yı sesinin kesildiği, sadece evdeki kadınlara hükmünün geçtiği bir pozisyonda buluruz. Neredeyse karakterleri göremeyeceğimiz şekilde loş bir ışığın kullanıldığı oturma odası sahnesinde, Serena başkasının bebeğini çaldığını düşünürcesine Offred’i “Çocuğuma çok iyi bir anne olacağımdan emin olabilirsin” diye teselli etmesi, Gilead ve damızlıkların arasında çıkacak savaşta belki de Serena gibi içten içe işlerin bu hâle gelmesinden rahatsız ve erkek hegemonyasından kurtulmak isteyen diğer kadınların da dahil olacağının sinyali veriliyor diye düşünebiliriz. Önceki bölümlerde Offred/June’un annesinin de dediği gibi ancak kadınlar birlikte olursa, bu savaş kazanılabilir.

Serena ve Offred arasındaki rekabet aslında basit bir kıskançlık değil. Her iki karakter de kendi idealleri doğrultusunda özgür olmanın peşinde. Offred’in tek amacı, hamile olduğu için bulunduğu bu “değerli” pozisyonu kullanmak ve bebeğini dünyaya getirmeden totaliter rejimi ortadan kaldırmaktır. Serena’nın ise bebek sahibi olarak uğruna birçok şeyini feda ettiği Gilead düzenine daha iyi hizmetten başka gayesi yokmuş gibi gözükse de bu düzeninin daha ne kadar devam edeceğine dair şüpheleri vardır. Serena aynı Rahel gibi çaresizdir ve kocasına damızlık sunmaktan başka çaresi kalmamıştır. Offred’e, içinde bir insanın olmasının nasıl bir his olduğunu sorduğu sahnede her iki kadın karakter tek bir amaç için kitlenmiş gibi gözükseler de araları, Offred’in kızı Hannah’yı görmeyi talep etmesiyle bozulur. Fred ise bir yandan, aynı Yakup gibi, iki kadının arasında kalır. Gece Offred’in odasına gelerek kızı Hannah’ın fotoğrafını ona verir ve Offred’i özlediğini söyler. Kızını görmek için bir fırsatın doğduğunu hemen anlayan Offred, bunu fırsata çevirmenin yolunu bulur ve Fred’e onu özlediğini ve çok sevdiğini söyler. Adım adım direnişe ilerlediğimiz dizinin sonraki bölümlerinde Fred ile Offred’i birlikte daha çok aynı sahnede göreceğiz gibi duruyor.

“Rahel ve Lea” merkezinin açılış günü nihayet gelip çatmıştır. Fred, Gilead’in önde gelen üst düzey komutanlarını kapıda karşılar. Mutsuz bir ilişkiye kurban bırakılan Nick ise kumandana Fred’in bir şeyler çevirdiğini ve kendisinin başka bir göreve atanmasını söylerken damızlığa dikkat etmesini rica eder. Fred’in içeride konuşmasını yaptığı esnada, birdenbire elinde bombayla bir damızlık Gliead’ın tüm üst yönetiminin olduğu yere koşar ve bombayı patlatır. Artık geri dönüş yoktur, direniş başlamıştır.

The Handmaid’s Tale 2. sezon 6. bölüm, bölümün adı gibi özgürlük için dökülecek olan kanların ilk habercisi görevini üstleniyor. Fred’in patlamadan kurtulup kurtulamadığını öğreneceğimiz önümüzdeki bölümlerde, bu patlamanın etkisi Koloni gibi ülkenin diğer köşelerinde nasıl yankı uyandıracak merakla bekliyoruz.

*Leah başlığı altındaki yazıdan derlenmiştir.

Kaynak: Wikipedia

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi