The Handmaid’s Tale totaliter rejimin hâkim olduğu bir distopyada kadını kadının gözünden anlatan bir yapım olarak geleceğin tezahürünü geçmişin ve bugünün gölgesinde anlatmaya devam ediyor. Margaret Atwood’un aynı isimli romanından uyarlanan ve Bruce Miller’ın yaratıcısı olduğu MGM ve Hulu ortak yapımı The Handmaid’s Tale’in 2. sezonunun final bölümü “The Word”, gerilimi yüksek sahneleri ve twist’leriyle izleyicinin ağzını açık bırakan bir bölüme imza atıyor. Sezonun son bölümünde, Serena ve diğer eşler birtakım değişiklikler yapmak isterken Emily yeni kumandanı ile ilgili önemli bilgiler edinir. Offred ise zor bir kararın eşiğindedir. 

*** Yazının bundan sonraki bölümü The Handmaid’s Tale 2. sezon 13. bölüm ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir. ***

The Handmaid’s Tale 2. Sezon 13. Bölüm: Her Şey Çok Güzel Olacak

Tüm sezon boyunca bu bölümü bekledik desek zaten yalan olmaz. Bu sezon için öncelikle bazı noktaların üzerinden geçmek final bölümünün incelemesi için faydalı olacaktır. İkinci sezonun genel anlatısının odağı Gilead’ın kadınlara uyguladığı baskının ulaşabileceği uç noktaları göstermesiydi. Yer yer eskiye dönerek karakterlerin Gilead öncesi hayatlarına göz attık ve böylelikle totaliter bir rejimin nasıl başa geçtiğine şahit olduk. Yasalara ve düzene karşı gelenlerin ne kadar inançlı olursa olsunlar hunharca cezalandırılması her bölüm gerilimi artırdı ve baskı altında olan herkes için devrimin şart olduğunun altı kalın bir şekilde çizildi. Birinci bölümden itibaren ana karakterimiz June nam-ı diğer Offred’in özgürlüğüne kavuşmasına birkaç kez çok yaklaştığını ama hep başarısız olduğunu izledik. Özgür dünyaya kaçışın kompleksliği anlatıyı güçlendirse de filler diye tabir edilen bazı bölümlerin izleyiciye “her şey yine başa sardı” hissini vermesine neden oldu. Tam bu noktalarda June/Offred bebeğini Gilead’da büyütmeyeceğinin sözünü voice-over şeklinde bize birden çok kez hatırlattı. Kendisi için olmasa bile bebeği için özgür bir hayatın sözünü, umutsuzluğa düştüğü her anda yineledi. Bu aslında tüm bu şiddetin, umutsuzluğun, kasvetin altında kaybolan bir inancın simgesiydi. Bunun altında ise Offred’in kadın dayanışmasına ve sesine tekrar sahip çıkmasına duyduğu inanç yatıyordu. Gilead öncesi ve sonrası hayatta, kadının kendi sesine hâkim olmasının önemi vurgulandı. Kadının kendi sesine ve bedenine sahip çıkmasının öncelikle okuma ve yazmadan geçtiği vurgulanarak Simone de Beauvoir, Helene Cixous gibi feministlerin zamanında gösterdikleri mücadelelere ve eserlerine saygı duruşunda bulunuldu. Tüm bunları göz önüne aldığımızda final bölümü, kadınların sayesinde değişimin fitilini sonunda ateşliyor ve gizli kahramanları ortaya çıkarıyor. Bölümün adında olduğu gibi “Kelime/Söz”ün gücünün Gilead için nasıl bir tehdit olabileceği iyice anlaşılırken bir kadının elinden kelimeler alındığında kimliğinin de alınmış olduğu bir kez daha vurgulanıyor. Bölümün detaylı incelemesine buradan başlayacağım.

Dindar Eden’ın Nick ile evli olmasına rağmen kalbinin sesini dinleyip Isaac ile birlikte kaçması ve yakalandıktan sonra suda boğularak idam edilmesi Waterford hanesindeki tüm kadınları derinden etkiler. Serena, Offred ve Martha olarak çalışan Rita, Gilead rejimini daha da derinden sorgulamaya “cüret etme”ye başlarlar. Bunun fitilini ateşleyen ise Eden’ın eşyalarının arasından çıkan İncil’idir. Offred İncil’i açtığında içinde sayısız not görür. Kadının okumasının ve yazmasının yasak olduğu Gilead’da Eden’ın buna cesaret etmesi aslında gerçekten Tanrı’yı anlamak ve yolundan gitmek isteyen herhangi biri için çok normaldir. Ancak Gilead’da bunun yasak olması çok anlaşılır bir şeydir. Çünkü dizinin yaratıcısı Bruce Miller’ın da röportajlarında bahsettiği gibi Gilead Hristiyanlığın bir temsili değildir. Gilead, İncil’i kendilerine göre yorumlayan ve manipüle eden bir dolu insanın yarattığı bir düzendir. Gilead kumandanları şunu çok iyi bilir: Okuyan aydınlanır, eleştirir, farkına varır, değiştirir. Tek bir kelimenin gücü burada ortaya çıkar. Eden’ın notlarını okuyan Offred, Serena’ya gider ve İncil’i göstererek tek bir şey sorar: “Kızın için böyle bir gelecek mi düşlüyorsun?” Eşlerin olduğu bir toplantıda Serena, bunu diğer eşlere çıtlatır. Serena yalnız değildir. Çocuklarının okuma ve yazmayı öğrenmesi için tüm eşlerle birlikte kumandanların kuruluna gider. Orada talebini dile getirir, hızını alamaz ve eline bir İncil alarak tüm kurulun karşısında İncil’den dizeler okur. Serena kendi kimliğini kelimelerin gücüyle ortaya koyar ve kızı için adeta tüm Gilead’a meydan okur. Bu kurul sahnesinde özellikle Serena’nın durumundaki gibi zamanında güçlü olan bir kadının nasıl kendi elleriyle tüm hakimiyeti erkeklere verdiğine pişman olduğunu görürüz. Yıllardır sindirilen kadının sesi yine kadınların dayanışması sayesinde sahiplerine kavuşacaktır. Ancak işler sanıldığı gibi gitmez ve bu “hadsiz” davranışı yüzünden Serena’nın elinin bir parmağı kesilir. İncil’deki dizeler bile “inançlı” Gilead kumandanlarının yola gelmelerini sağlamaz. Gilead, Serena’nın hayalini kurduğu dindar bir düzenin yakınından bile geçmemektedir. Bunu sonunda iyice anlamıştır.

Eden’ın ölümü sadece Serena’nın harekete geçmesini tetiklemez. Martha Rita’yı, Eden’ın ölümünden sonra Offred’e daha yakın görürüz. Çekingen ve itaatkâr konuşmaları yerini kendine güvenen ve gözü pek bir tavra bırakır. Nick ile Offred’i bebekle beraber gördüğünde kendi kendine bir karar verir. Ve bu karar dizinin akıbetinin değişmesine neden olur. Bir gece Waterfordların karşısındaki evde çıkan yangın sebebiyle tüm güvenlik güçleri sokaktadır. Rita, Offred’e bebeğini alarak evden çıkıp kaçmasını söyler. Offred sokakta Serena’ya yakalanır. Ancak Serena izleyiciyi şaşırtır ve gözyaşları içerisinde bebeğinin geleceği için kaçmalarına izin verir. Offred her vardığı noktada başka bir Martha’nın yardım etmek için onu beklediğini görür. Bir kadın dayanışmasının sayesinde özgürlüğüne kavuşacaktır. Ancak onun ve aslında tüm seyircinin ağzını açık bırakan sadece bu değildir. Offred ve bebeğini alacak araba yaklaştığında içinden Emily ve Kumandan Lawrence çıkar. Bu beklenmedik sahnenin temeli ise o akşamın sabahına dayanır. O sabah Lawrence hanesi beklenmedik bir durumla karşı karşıya kalır. Emily, onu sapkın hayatından ötürü aşağılayan Aunt Lydia’yı evde bıçaklayarak merdivenlerden aşağı yuvarlar ve onu ölesiye döver. Kumandan Lawrence ve Martha olaya müdahale ederler ve Emily’i bir odaya götürürler. Akşam vakti geldiğinde Kumandan Lawrence, Emily’i kolundan tutup arabaya bindirir. Emily öldürüleceğini düşünürken kendini Offred’in karşısında bulur. Lawrence, Emily ve Offred’in kaçmalarını sağlamak için her şeyi ayarlamıştır. Önceki bölümde bir anda karşımıza çıkan Lawrence karakteri final bölümüne imzasını böylelikle atmış olur. Artık Emily, Offred ve Holly bebek Gilead’dan kaçmaya hazırdırlar. Ancak yine beklenen olmaz. Tam arabaya binecekleri noktada, Offred bebeği Emily’e verir ve ona Serena’nın bebeğe verdiği Nicole ismiyle hitap etmesini söyler. Arabaya binmez ve Gilead’a gözünü bürüyen nefret ve intikam duygusuyla geri döner. Kızı Hannah’yı almadan dönmeyecektir. Kendinden emindir çünkü kadının gücünün farkına bu akşam varmıştır. Hangi sınıftan olursa olsun tüm kadınlar ile bir olup bu düzeni bozmaya kararlıdır. Kadınlar kendi seslerine hükmedip kendi bedenlerine sahip olacaklar ve özgür kalacaklardır. Bu yoldan dönüş artık yoktur. 

Final sahnesinden de anlaşıldığı üzere The Handmaid’s Tale, bizi direnişi anlatmak üzere üçüncü sezonuna davet ediyor. Soluksuz bir izleme deneyimi sunan The Handmaid’s Tale final bölümü “The Word”, başarılı oyunculuklarıyla, gerilim dolu sahneleriyle ve de ağzı açık bırakan sürprizleriyle izleyiciyi tatmin etmeyi başarıyor. 

Geçtiğimiz gün televizyon dünyasının önde gelen ödüllerinden olan Emmy’nin aday listesi açıklandı. Yönetmen, senaryo, ana, yan ve misafir karakterler olmak üzere birçok dalda adaylığı bulunan The Handmaid’s Tale, bu sezonki bölümleriyle dizi dünyasında damgasını vurmayı yine başardı. Dizinin yaratıcısı Bruce Miller ise üçüncü sezonun onayını aldığını sevenlerine müjdeledi ve direnişe odaklanacağının sinyalini verdi. 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi