İsimsiz Adam Üçlemesi olarak da bilinen, yönetmen Sergio Leone’nin spagetti western alt türünü yarattığı filmler olarak bilinir Dolar Üçlemesi. Leone’nin klasik western kalıplarını yıkarak, türe şiddeti ve para hırsını katmasının altında, yönetmenin Vahşi Batı’nın tarihi aynı zamanda şiddetin de tarihi olduğuna dair görüşü yatar. Bu fikirden yola çıkarak kendi deneyimlerinden kaynağını alan özgün üslubunu filmlerine katmıştır. Bu filmlerde klasik Hollywood westernlerinden baskın olan kahramanlık gibi duyguların yerini daha materyal kaygılar alır. Böylece filmlerin şiddet dozu, devreye giren para hırsıyla birlikte artar. Bu damardan hareketle, Dolar Üçlemesi’nin sinema tarihine şekil veren yapıtlardan meydana geldiğini söylersek abartmış olmayız. Bir Avuç Dolar – A Fistful of Dollars’la başlayan, Birkaç Dolar İçin – For a Few Dollars More ile devam eden üçlemenin en bilinen -ve muhtemelen en iyi- filmi de İyi, Kötü ve Çirkin – The Good, the Bad and the Ugly’dir. Amerikan İç Savaşı’nın kaotik ortamını ele alırken western türünü yeniden yaratan The Good, the Bad and the Ugly hakkında mutlaka bilinmesi gereken 15 detayı derledik.

The Good, the Bad and the Ugly Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay

Diyalogsuz Açılış Sekansı

Filmin ilk 10 buçuk dakikalık bölümünde herhangi bir diyalog bulunmaz. Aslında bu dönemin endüstriyel sinema ürünlerine karşı bir meydan okuma olarak da değerlendirilebilir. Öyle ki Sergio Leone’nin rejisinin ustalığı ve Ennio Morricone’nin bestelerinin birleşimiyle sinema tarihinin belki de en güçlü açılış sahnelerinden birini izleriz filmde.

Filmin Orijinal İsimleri

Sergio Leone filmin senaryosunu ilk yazdığında isim olarak The Magnificent Rogues” ve “The Two Magnificent Tramps”ı düşünüyormuş. Fakat United Artist yöneticileri Arnold Picker ve Arthur Krim’le yaptığı toplantı esnasında bu ismi birdenbire değiştirmiştir. Doğaçlama olarak ortaya çıkan bu yeni isim, yapımcıların fazlasıyla hoşuna gitmiş ve filme 1,2 – 1,6 milyon arasında yatırım yapmayı kabul etmişlerdir; ki bu bütçe dönemin şartları göz önüne alınırsak oldukça yüksektir.

Ennio Morricone’nin Besteleri

Ennio Morricone’nin film için yazdığı ikonik müziklerde kullanılan seslerden bazıları uluyan bir çakalın sesine benzeyecek şekilde tasarlanmıştır. Ayrıca efsanevi besteci trompet kullanmak istemese de Leone bu konuda ısrarcı olmuştur. Trompet, elektronik ve akustik gitarların yanında soundtrack‘in en akılda kalıcı parçalarından biri olarak öne çıkmıştır.

Orson Welles’in Leone’ye Tavsiyesi

Sinema tarihine yön veren yönetmenlerden Orson Welles, The Good, the Bad and the Ugly’i çekmek üzere hazırlık yapan Leone’ye Amerikan İç Savaşı hakkında bir film yapmamasını, bu temel üzerine kurulan filmlerin gişe açısından birer zehir olduğunu söylemiştir. Filmin hem western türü hem de genel olarak sinema sanatı için önemini düşündüğümüzde Welles gibi bir ismin bile yanılabileceğini görüyoruz.

Üçlemenin Anlatısındaki Yeri

Bilindiği üzere The Good, The Bad and the Ugly, Sergio Leone’nin Dolar Üçlemesi’nin – diğer adıyla İsim Adam Üçlemesi- son filmidir. Lakin anlatının tarihsel akışına göre bu film, üçlemenin ilk iki halkasından önce yaşananları anlatır, yani bir prequel‘dir. İlk iki film Amerikan İç Savaşı’nın sonrasındaki geçerken, The Good, the Bad and the Ugly’da izlediklerimiz doğrudan savaş esnasında geçmektedir. Filmin sonlarına doğru Clint Eastwood’un diğer yapımlarda giydiği pançoyu edindiğini görürüz. Tüm filmlerin çekimlerinde aynı panço herhangi bir temizlemeye başvurulmadan kullanışmıştır.

Sad Hill Mezarlığı

Filmin en unutulmaz sahnelerinden birisinin mekânı olan Sad Hill Mezarlığı, aslında gerçek bir mezarlık değildir, bu yapım için özel olarak inşa edilmiştir. Günümüzde bu bölge bir cazibe merkezi hâline gelmiştir. 2015 yılında bu mezarlığının filmde görünen şekilde yeniden yapımına girişilmiştir. Filmin hayranlarının bağını çektiği bu girişim tamamlandığında bu alanda, aralarında büyük bir etkinlik düzenlenmiştir. 2017 tarihli uzun metraj belgesel Desenterrando Sad Hill, bu girişimi konu alırken, hayranlarının filmle kurduğu ilişkiye dair birçok önemli detay içerir.

Oyuncuların Görünme Süreleri

Şüphesiz ki Clint Eastwood ve canlandırdığı karakter, bu filmin en akılda kalıcı unsurlarının başında gelir. Lakin Clint Eastwood filmde en çok görünen oyuncu değildir, bu ünvan “Çirkin” karakterini canlandıran Eli Wallach’a aittir.

Stephen King’in İlham Kaynağı

Stephen King, kitaplarının birinin ön sözünde, The Good, the Bad and the Ugly’nin, Yüzüklerin Efendisi kitaplarıyla birlikte Kara Kule serisinin en önemli ilham kaynaklarından biri olduğunu yazmıştır.

Django ile Aynı Setin Kullanılması

Eastwood’un canlandırdığı Sarışın’ın Tuco’yu ilk idam için getirdiği, çamurla kaplı kasaba Sergio Corbucci imzalı Cango’nun intikamı – Django filminde görünen kasaba ile aynıdır. Bu filmin çekimleri, The Good, the Bad and the Ugly’nin çekimlerinden birkaç ay önce Roma’daki Elios Film Stüdyoları’ndan gerçekleştirilmiştir. İşin ilginç yanı şudur ki, çamurlar içindeki bu kasabanın yer aldığı set, iki yapımın çekimleri arasında geçen sürede temizlenmemiştir.

Leone ve Eastwood Ortaklığının Sonu

Sergio Leone, sinema tarihine yön vermiş yönetmenlerden olsa da kariyeri boyunca sadece yedi film çekmiştir. Bu filmlerin üçünde ise Clint Eastwood rol almıştır ve The Good, the Bad and the Ugly bu ortaklığın son ürünüdür. Eastwood’un sahip olduğu yıldızlık mertebesine ulaşmasında bu filmlerin çok büyük katkısı olduğu es geçilemez. Lakin oyuncu, üçlemenin çekimleri sırasında Leone’nin mükemmeliyetçiliği ve talepleri karşısında yorgun düşmüştür ve bu sebeple yönetmenin bir diğer western başyapıtı Batıda Kan Var – Once Upon a Time in the West’te de oynamayı reddetmiştir.

Hay Kanunlarına Etkisi

1930-1967 yılları arasında Amerika’da asıl adı Production Code olan fakat Hays Code olarak bilinen, Amerika’da uygun olmayan sahnelerin filmlerde kullanılmasını yasaklayan, Katolik Kilisesinin zoruyla dayatılan ve Amerikan Film Endüstrisi yasaları olarak ifade edilerek büyük yapım şirketlerinin yapımlarını denetim altına almak için belirlenmiş sansür kurallarıdır. Film, bu kuralların büyük bir kısmını ihlal ederek, esnemesinin önünü açmıştır. Dolayısıyla Hollywood, yabancı filmlerle mücadele edebilmek için bu kurallarda değişikliklere gitmek durumunda kalmıştır.

Oscar Adaylığı

Film, an itibarıyla IMDb Top 250 listesinde 9 sırada yer alıyor. Bu bağlamda sinema tarihinin en sevilen yapımlarından biri olduğunu söyleyebiliriz. Buna rağmen bu sevgi Akademi nezdinde karşılığını bulamamış olacak ki film, bu listede hiç Oscar adaylığı kazanamamış filmler arasında en yüksek sırada bulunan yapım.

İngilizce Dublaj

Birkaç istisna dışında filmin üç ana karakterini canlandıran oyuncular, kadrodaki İngilizce konuşabilen yegane kişilermiş. Dolayısıyla diğer oyuncuları, kendi dillerinde oynamışlar ve sonrasında bu karakterlere İngilizce dublaj yapılmıştır.

Çekim Yeri

Filmin büyük bir kısmı İspanya sınırları içindeki bir çölde çekilmiştir ve 1.500 İspanyol askeri filmde figüran olarak yer almıştır. Sad Hill Mezarlığı da yine İspanyol askeri tarafından inşa edilmiştir.

Clint Eastwood’un Atlattığı Tehlike

Tuco ve Sarışın’ın bir köprüyü havaya uçurduktan sonra kum torbalarının arkasında bekledikleri sahnenin çekimleri sırasında Clint Eastwood ciddi bir tehlike atlatmıştır. Öyle ki bu sahnede gerçekleşen patlama sebebiyle, yumruk büyüklüğünde bir şarapnel parçası Eastwood’un başının hemen yanındaki kum torbasına saplanmıştır. Bu şarapnel parçasının uçuşunu film ağır çekimde izlenirse görülebilmektedir.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi