Yönetmenliğini Francis Ford Coppola’nın üstlendiği, sinema dünyasında büyük başarılar elde etmiş Baba – The Godfather serisinin ilgi çekici 15 detayını derledik. Başrollerinde Marlon Brando, Al Pacino, Robert De Niro ve daha birçok başarılı aktöre yer aldığı üçleme, yazar Mario Puzo’nun aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlanmıştır. Üçlemenin her bir filmi vizyona girdiği yıl birçok dalda Oscar ödülüne layık görülmüştür. Ailesine oldukça değer veren mafya babası Vito Corleone ve oğullarını merkeze alan seri aynı zamanda Francis Ford Coppola’nın sinema tarihinin en önemli yönetmenlerinden biri olarak gösterilmesinde de oldukça etkili olmuştur diyebiliriz.

The Godfather Üçlemesi Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay

Portakalların Yarattığı Sembolizm

Üçlemenin ilk filminde insanların toplaşıp yemek yediği, bir şeyler içtiği ya da sadece bir şeyler konuştuğu neredeyse 61 adet sahne bulunuyor. Filmde ne zaman bir portakal görülse, ya Corleone ailesinin bir üyesinin ya da ailenin bir yakınının gerçekleşecek ölümüni işaret ediyor. Corleonelerin evinde elinde bir portakalla oynayan senatörün cinayetle suçlanması, ya da Johnny Ola’nın Micheal’ın canına kastettiği sahneden hemen önce elinde bir portakalla ofise gelmesi, filmin bu sembolizmine verilebilecek örneklerden bazıları.

Frank Sinatra Filmin Büyük Bir Hayranı Değildi

The Godfather’ın esinlenildiği romanın yazarı Mario Puzo’ya göre, Johnny Fontane karakteri için Frank Sinatra’dan etkilenilmedi. Fakat tersi bir fikir, geçerliydi ki, bir süre sonra Sinatra sakinliğini koruyamadı. Bir gün Puzo ile restoranda karşılaştığında yazara ağır cümleler söyledi ve tehditler savurdu. Sinatra’nın bu kaba davranışı sonucunda, Fontane’ın filmdeki görünürlüğü birkaç sahneyle sınırlandırıldı. İlk iki filmin kazandığı büyük başarı karşısında Sinatra, kızgınlığını bir kenara bırakarak son filmde Don Altobello’yu canlandırmak istedi.

Yemek Sahneleri Birçok Kez Prova Edildi

Yönetmen Francis Ford Coppola aile yemeklerinin gerçekleştiği sahneleri oyuncularla birçok kez prova etti. Bu sayede oyuncular karakterlerinden çıkamadılar. Bu da Coppola’nın oyuncuların filmde görülen aile ilişkisini daha doğal yolla edinmeleri üzerine olan düşüncelerini kanıtlar nitelikteydi.

Filmin En Bilindik Sahnesi

The Godfather’ın en ünlü sahnesinin provaları esnasında sahte at kafası kullanılmasına rağmen, çekimler gerçekleşirken köpek yemi fabrikasından bulunmuş gerçek bir at kafası kullanılmış. Filmde yatağında kesik at kafası bulan bir başka mafya üyesi Jack Woltz karakterini canlandıran John Maley, o sahnede attığı çığlığın gerçek bir çığlık olduğunu, çünkü öncesinde herhangi bir şekilde gerçek at kafası kullanılacağı hakkında bilgilendirilmediğini söylemiş.

Francis Ford Coppola Filmi Çekmeye Mesafeliydi

En başında, Francis Ford Coppola, mafya ve şiddet kültürünü yücelteceğini ve kendi İtalyalı – Sicilyalı geçmişini zayıf bir şekilde yansıtacağını düşündüğü için filmi yapmaya dair çekincelere sahipmiş. Sonrasında, filmi Amerikan kapitalizminin bir alegorisi biçiminde tasarlamayı düşününce, istekli bir şekilde The Godfather serisinin yapımına başlamış. Tiyatro geçmişi de bulunan Coppola, hem senaryo hem de çekim aşamasında buradan gelen bilgilerini de kullanmış.

Her İki Aktör de Aynı Rol İçin Oscar Ödülü Kazandı

Marlon Brando ve Robert De Niro, Oscar tarihinde aynı karakter için farklı ödüllere layık görülmüş tek iki isim olma özelliğine sahipler. Marlon Brando ilk filmdeki Vito Corleone rolüyle En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nün sahibi olurken, Robert De Niro da yine ayni rolle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandı. De Niro, Vito Corleone’nin gençliğini canlandırdığı rolü için, dört ayını İtalyancanın Sicilya diyalektiğini öğrenerek geçirdi.

Senaryo Kitabın Anlattığı Hikâyeyi Zenginleştirdi

Mario Puzo tarafından aksi iddia edilse de, Vito Corleone’nin gençliği ve genç yetişkinliği tamamen kitaptan alınarak uyarlanmamıştı. Kitapta bunları konu alan yalnızca tek bir bölüm bulunuyordu. Micheal Corleone ve ailesini etrafında şekillenen, Las Vegas’daki hikâye ise tamamen filme özgüydü.

Mafya Kelimesi İlk Filmde Hiç Kullanılmamıştır

İlk filmde hiç geçmemesine rağmen, serinin ikinci filminde mafya kelimesi senato sahnesinde üç kez geçmektedir. Komite başkanı Micheal’a “Bu ülkedeki en güçlü mafya ailesinin başısın.” cümlesini kurar, Micheal’ın cevabı ise “İster mafya ister Cosa Nostra, ya da demek istediğiniz herhangi bir şey…” olur. Mafya babası Joe Colombo ve İtalyan-Amerikan İnsan Hakları adındaki derneği, ilk başlarda filmin yapımını durdurmak için bir kampanya başlatmıştı.

Francis Ford Coppola Senaryoyu Bir Hafta Sonu İçinde Yeniden Kaleme Almış

Francis Ford Coppola, Al Pacino’nun beğenmemesi ve bu sebeple filmde yer alamayacağını söylemesi sebebiyle senaryo bir hafta sonu içerisinde yeniden kaleme almış. Fakat sonrasında Al Pacino, senaryonun ilk hâlini o kadar da beğenmediğin değil Coppola’nın daha iyisini yazabileceğini düşündüğünden bu şekilde davrandığını söylemiş.

Operada Sembolizm

Üçüncü ve son filmde, açılış seremonisinden sonraki davette Vincent, Zasa’nın kulağını ısırır. Anthony’nin opera binasındaki performansı esnasında, Turiddu’nun Alfio’nun kulağını ısırdığı sahneyi görmek Vincent’in hoşuna gider. Bu tesadüie bir ayrıntı değildir; kulak ısırmak ve kan dökmek, Sicilya törelerine göre ölene kadar savaşmak, mücadele etmek anlamına gelir.

Francis Ford Coppola’nın Aile Üyeleri de Filmde Yer Aldılar

Sofia Coppola, Francis Ford Coppola’nın üçleme içerisinde yer alan üçüncü aile üyesidir. Bu üyelerin üçünün de filmdeki karakterlerle ilişkisi Coppola ile ilişkisiyle aynıdır. Coppola’nın kız kardeşi Talia Shire, filmde Micheal’ın kız kardeşi, annesi Italia Coppola, Micheal’ın annesi, son olarak da kızı Sofia Coppola, Micheal Corleone’nin kızı rolündedir.

Filmin Orijinal Senaryosu Farklı Bir Şekilde Bitiyordu

Francis Ford Coppola’nın söylediğine göre filmin orijinal senaryosu farklı bir şekilde sona eriyormuş. Micheal ve Kay’in tekrar bir araya geldiği sonda, Micheal ve Kay kilisedeyken birisi Micheal’ı vuruyor ve ölmeden önce son bir kez Kay’den destek alıyormuş. Bu sonu beğenmeyen Coppola, filmin sonunu belirli ölçüde değiştirmiş.

Micheal Corleone’nin Ölümü

Üçüncü film için Mario Puzo ve Francis Ford Coppola tarafından kaleme alınan orijinal son, filmin tamamlanmış hâlindeki sondan epeyce farklı. Orijinal senaryo, ne Joey Zasa ne de B.J Harrison karakterlerini içeriyormuş. Filmin sonunda, Mosca Micheal’ı vurarak öldürüyor ve Micheal, Tom’un kollarında can veriyor. Orijinal senaryoda hayatta olan Mary, Micheal’ın cenazesine diğerleriyle beraber katılıyor. Filmin son hâlinde de Micheal’ın cenazesi prova edilmiş ama çekilmemiş.

Sergio Leone Filmi Yönetmesi İçin Sunulan Teklifi Geri Çevirmiş

Filmi yönetmesi için Sergio Leone’ye teklif götürülmüş fakat mafyayı yüceltecek bir film olduğu düşüncesi yüzünden Leone teklifi geri çevirmiş. Daha sonrasında bu kararından pişman olan Leone, 1984 yılında kendi gangster filmini, oldukça başarı toplamış olan Bir Zamanlar Amerika – Once Upon a Time in America’yı çekmiş.

Senaryoyu Yazarken Francis Ford Coppola Kendi Ailesinden Esinlenmiş

Mario Puzo’nun romanının yanı sıra, filmin senaryosunun yazım aşamasında Francis Ford Coppola, filmdeki birçok karakteri kendi ailesindeki isimlerden esinlenerek yaratmış.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi