Fpmgz9vqYnw

Jennifer Kent’in ilk uzun metraj deneyimi olan; yalnız bir anne ve küçük yaştaki oğlunu merkezine alarak bir “öcü hikâyesi” sunan Avustralya yapımı The Babadook filmindeki gerilim atmosferini yaratmak için kullanılan 4 tekniği inceleyen bir video yayınlandı.

Jennifer Kent’in yazıp yönettiği The Babadook filmi, hem düşük bütçesi hem de korku unsurunu klişe tekniklerden uzak biçimde kurmayı başaran yapısıyla dikkatleri çeken bir yapım. Şüphe ve gerilim yüklü atmosferiyle muhteşem bir giriş yapan filmde Essie Davis tarafından canlandırılan Amelia karakteri, kocasının ölümünden sonra oğlu ile başbaşa kalan ve oğlunu büyütmeye çabalayan bir kadındır. Oğlu Samuel ile sakin ve ‘normal’ bir hayat yaşarken bir gün oğlunun kitapları arasında garip bir masal kitabı bulur. Bu masal kitabının adı Mister Babadook’tur. Samuel bu kitabı okuduktan sonra kabuslar görmeye başlar ve Amelia kitabı her yok etmeye çabaladığında kitap bir yerlerden tekrar gün yüzüne çıkar. Samuel’in kabusları yoğunlaşırken Samuel de garipleşmeye ve doğaüstü bir karabasanın etkisi altına girmeye başlar. Her ne kadar Amelia ve Samuel doğaüstü güçlerin saldırısı altında olduğunu düşünseler de Mister Babadook isimli kitapta geçen karabasan gerçek mi, yoksa ailenin kendi zihinlerinde yarattığı bir hayal ürünü mü sorusu gizemini korumaya devam eder.

The Babadook Filminde Gerilim Atmosferini Yaratmak İçin Kullanılan 4 Teknik

Film ilerledikçe gerilim ve şüphe duygusu iyice artmaya başlar ve Jennifer Kent henüz ilk uzun metrajında şimdiden kültleşen bir psikolojik gerilim filmine imza atmayı başarır. Peki, The Babadook’un sinema çevreleri tarafından bu denli yere göğe sığdırılamamasının sebepleri nelerdir? Bu sorunun cevaplarını verebilmek için The Babadook filmindeki gerilim atmosferinin nasıl yaratıldığına ve ilmek ilmek örüldüğüne göz atmamız gerekir. Tahmin edebileceğiniz üzere bir filmde gerilim oluşturmanın türlü yolları var. Filminizdeki ses ve görsellerin düzgün bir biçimde seyirciye nasıl sunulacağını öğrendiğinizde; onların dikkatleri üzerinde de sıkı bir kontrole sahip olursunuz. İşte The Babadook, seyircinin dikkatini çekmeyi başararak bahsedilen kontrole sahip olmayı başarmış bir yapım. Peki, The Babadook ilk bir saatlik bölümünde bu kontrolü hangi teknikleri kullanarak inşa ediyor? Gelin, hep birlikte bakalım!

Ses Tasarımı

Bir filmde gerilim oluşturmanın en basit ve ince yolu, elbette ses tasarımından geçer. Amelia ve Samuel, Samuel’in odasındaki uğursuz Mister Babadook kitabını ilk keşfettiğinde, film gerginliğini sesle artırır. Amelia kitabı okumaya başlar ve üçüncü sayfaya geldiğinde bir şeylerin yanlış olduğunu fark eder. Bu noktada yumuşak bir sesin arka plandaki varlığını duyabilirsiniz. Kitapta yer alan metin ve çizimler daha tehditkar hâle geldikçe, ses de sertleşmeye başlar. Amelia kitabı hızla kapattığında, ses kesilir.

Kamera Hareketleri

The Babadook’un ana temalarından biri, “İçeri Girmemek”. Bunu ilk olarak Mister Babadook kitabının tehdit edici metninde görüyoruz. Sonra da Samuel’i, Babadook’un annesini alıp götüreceğinden korktuğu için, Amelia’ya doğru çığlık atarken duyuyoruz. Özellikle filmde yer alan tek bir çekim, bu mesajı da kapsayan bir tasvire sahip. Amelia yatakta kitabına odaklanırken, kamera yavaşça ona doğru hareket eder. O anda bir şey Amelia’nın dikkatini çeker, hızla kameraya doğru bakar ve o anda kameranın hareketi durur. Bu tek çekim bizlere, bir şeylerin Amelia’yı takip ettiğini hissettirir. Yani açıkça bir şeyler ‘içeri girmeye’ çalışmaktadır!

Çerçeveleme ve Kompozisyon

Kamera hareketi ve ses tasarımına ek olarak, filmde yer alan çerçeveleme ve kompozisyon biçimleri de gerilim yaratmada büyük rol oynar. Filmin ilk saatinde, Amelia yalnızlık, uykusuzluk ve hüzün gibi duygularla baş etmeye çabalarken bir yandan canavarlar gören oğluyla mücadele etmeye çalışır. Sinematografi ise bu izolasyonu mükemmel bir şekilde yansıtır. Amelia, diğer insanlar arasında olduğu zaman bile, çerçeveleme onu her zaman olumsuz bir his izlenimi yaratarak yalıtılmış bir biçimde betimler.

Reaksiyon Çekimi

Korku söz konusu olduğunda, çoğu zaman bunun gerçekten dehşet verici olduğunu göremeyebiliyoruz. The Babadook, bu tekniği oldukça başarılı bir biçimde kurarak Samuel’i Babadook’un korkunç dünyasına açılan bir pencere olarak kullanıyor. Samuel’in verdiği çeşitli tepkilerle, biz izleyiciler de, Babadook’un görünürdeki mevcudiyetinin farkına varıyoruz.

Kaynak: No Film School

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi