Martin Scorsese imzalı Taxi Driver; Travis Bickle karakteriyle, kışkırtıcı bir performans sergileyen ve sinema tarihine geçen Robert De Niro ile devleşirken, Scorsese’nin filmografisinin en etkileyici yapımı olarak da adını tarihe yazdırmıştır. Vietnam savaşının etkilerini üzerinden atamayan Travis’in geceleri taksi şoförlüğü yaparak sürdürdüğü hayatını ve adaletsiz dünyaya karşı sergilediği başkaldırıyı izlediğimiz filmde, ‘normal’ dünyanın bir parçası olamayan ama olmak da istemeyen bir karakterin izinden gideriz. Yalnızlığı sevdiği kadar delilik girdabında da gezen Travis Bickle’ın hem kendi içindeki hem de topluma yönelik yabancılaşması, 70’li yılların New York şehrindeki politik, kültürel ve ekonomik tükenmişliğine ve çürümeye bırakılmış bir topluma meydan okumanın farklı bir biçimi de olabilir. Yalnızlık ve delilik ikircikliği arasında gidip gelen Travis’in akıllara kazınan dünyasına dair ayrıntılar için Taxi Driver hakkında mutlaka bilinmesi gereken 15 detay derledik.

 Taxi Driver Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay

De Niro’nun Godfather ile Kazandığı Oscar’ın Etkisi

Robert De Niro, Taxi Driver için 35 bin dolarlık bir sözleşme imzalamıştı. Fakat filmin çekimleri başladığında Godfather 2 ile Oscar kazanmasıyla beraber gündeme geldi. Yapımcılar De Niro’nun önceki anlaşmaya kıyasla daha yüksek bir ücret isteyeceğinden korkuyorlardı. Columbia Pictures projeyi bitirmek için mazeret arıyordu ancak De Niro orijinal anlaşmayı bozmayacağını söyleyince film çekilebildi.

Robert De Niro’nun Role Hazırlanışı

Robert De Niro, gerçek bir taksici lisansı aldı ve iki ay boyunca taksi şoförlüğü yaptı. Öte yandan De Niro, aksanı için Ortabatı lehçeleri üzerine çalışırken psikolojik rahatsızlıkları da araştırdı.

Telefon Sahnesi

Martin Scorsese, filmdeki en önemli sahnenin Travis’in Betsy ile başka bir buluşma ayarlamaya çalıştığı telefon sahnesi olduğunu söylemektedir. Hüzünlü bir telefon görüşmesi olduğunu hissetmemiz için kamera yavaşça kayarak hareket eder diyebiliriz. Ve sahne boş koridor ile biter.

Yalnızlık: Kendi Kuyruğunu Yiyen Yılan

Senarist Paul Schrader, senaryonun ilk taslağını oluştururken sadece yalnızlık hakkında yazdığını düşünüyordu. Ancak süreç içinde yalnızlığın patolojik yanı hakkında yazmaya başladığını fark etti. Onun düşüncesine göre aralarına kendisinin de dahil olduğu bazı insanlar, yalnızlıktan acı çekseler de bilinçaltının etkisiyle yalnızlığı tercih ediyorlar. Bu da acı çekmelerine sebep oluyor ve bu durum kendini tekrar ediyor.

Motivasyon

Paul Schrader, senaryoyu on gün içinde birbiri ardına iki taslak halinde yazdı. Yazarken, motivasyon ve ilham almak için masasında dolu bir silah bulunduruyordu.

Çocuk Ruhlu ya da Bağımlı

Lokanta sahnesinde 12 yaşındaki Iris zaten jöle kaplı olan tostuna şeker ekliyor. Bazı izleyiciler bu sahneyi karakterin içinde bir yerlerde hâlâ bir çocuğun varlığı olarak yorumluyor ancak sahne bu amaçla çekilmemiş. Jodie Foster rolüne hazırlanmak için eroin kullanan bir fahişe ile çalıştı. Foster’ın birlikte çalıştığı bu kadın gün boyu uyanık kalması gerektiği için kokain de kullanıyordu. Bu sebeple bağımlı hâline gelen kadın için bağımlılığını bastırmanın bir yolu da yemeklere fazla şeker atmaktı. Çünkü şeker aynı zamanda enerji veriyordu. Jodie’nin dikkatini çeken bu durum kendisi tarafından sahneye eklendi.

Fosterlar

Jodie Foster, filmde rol aldığında 12 yaşındaydı bu yüzden çıplaklık barındıran sahnelerde oynamadı onun yerine 19 yaşındaki ablası Connie Foster dublörlük yaptı.

Irkçılığa Tavır

Paul Schrader’ın orijinal senaryosunda, Sport, Mafioso ve otel memuru gibi kötü karakterler siyahi karakterlerdi. Martin Scorsese, filmdeki diğer olaylar ile birleştiğinde, bu durumun ırkçı bir söylem ortaya çıkardığını düşünüp karakterleri beyaz adamlara dönüştürdü.

Dustin Hoffman

Martin Scorsese, Travis Bickle rolünü ilk olarak Dustin Hoffman’a önerdiğini söyledi. Hoffman, rolü reddetti çünkü oynayacağı karakterin deli olduğunu düşündü. Hoffman, o zamandan beri kararından pişman olduğunu söylüyor.

Jeff Bridges

Paul Schrader, Travis Bickle karakterinin repliklerinin bir bölümünü Jeff Bridges ile birlikte yazdı.

Iris Rolü İçin Seçmeler

Iris rolü için 250’den fazla başvuru vardı. Başvuranlar arasında Carrie Fisher, Mariel Hemingway, Bo Derek, Kim Cattrall, Rosanna Arquette, Kristy McNichol ve Michelle Pfeiffer gibi isimler yer alıyordu.

“You talkin’ to me?”

De Niro, filmin ünlü repliği “You talkin’ to me?” için Bruce Springsteen’den ilham aldığını söyledi. Bu replik senaryoda yazmamaktadır, doğaçlama olarak ortaya çıkmıştır.

Filmin Feminist Yanı

Martin Scorsese, Taxi Driver’ın feminist bir bakışının olduğunu belirtiyor ve filmin bazı erkeklerin kadınlar hakkında olan algıları üstüne düşünmeye ittiğini söylüyor. Film, “Seni öldürebilen adam, daha iyi adamdır” mesajının altında, kadınları ya tanrıça ya da fahişe olarak iki uçta gören erkeklerin sorunlu bir bakışa sahip olduklarını vurguluyor.

Eleştiriler

Film boyunca etrafta gördüğümüz çöpler, eleştirmenler tarafından çok gerçekçi bulunmuştu. Çöpçülerin çekimler sırasında süren grevi dolayısıyla ekranda gördüğümüz çöpler gerçekten de oradaydı, dekor değillerdi. Diğer yandan Taxi Driver, barındırdığı şiddet sebebiyle eleştirilmesine rağmen filmde sadece 4 kişi ölüyor.

Taxi Driver: Paul Schrader

Paul Schrader’ın senaryosunda çok az değişiklik yapıldı. Schrader’ın yaşamı filmin senaryosuyla benzerlik göstermekteydi. Ordudan kovulmuş, taksi şoförlüğü yapmayı düşünmüş ve o dönemde aylarca kimse ile konuşmamıştı. Filmin son sahnesinde bolca doğaçlamaya yer verilse de ilk taslağa bire bir bağlı kalındı. Çekimler 40 günde bitirilmek üzere planlandı ve 45 gün sürdü.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi