Beyond24 3-4 Mart 2018 tarihlerinde ilk kez alanında uzman tüm endüstri profesyonellerini eğitim amacıyla bir araya getiriyor. Konferans, atölye, ustalık sınıfları ve panellerle dolu içeriğiyle 2 gün boyunca bilgi paylaşımının yapılacağı Beyond24 aynı zaman iş olanaklarının ve işbirliklerinin kapısını aralamak üzere ‘’Kariyer Alanı’’nı da hayata geçiriyor. Ekibimizden Utku Ögetürk, Batu Anadolu ve Ecem Şen’in de online platformlarda film eleştirisi ve film haberciliğinin film tanıtımına katkısı konusunda bir panel vereceği Beyond 24’ün yaratıcısı Suzan Güverte ile merak edilenleri konuştuk. 

Melis Öneren: Sizi daha önce Djam’de Tony Gatlif ile çalışırken gördük. Ondan önce başka projelerde de yer aldınız. Kariyerinizin tam bu aşamasında, Türkiye’de daha önce neredeyse hiç denenmemiş bir etkinlikle karşımıza çıkıyorsun. Peki Beyond24 fikri nasıl ortaya çıktı? Biraz bahsedebilir misiniz?

Suzan Güverte: Ben sektöre 4-5 sene önce girdim. Beyaz yakaya çok hazırlanmıştım ve bilginin paylaşıldığı ortamlardan geliyorum. Bilgi paylaşımının üretilen yerdeki verimliliği ne kadar arttırdığına şahit olarak profesyonel hayata başladımSinemaya da sinema yapmamı hiç istemeyen bir aileye, bütün istediklerimi yaptıktan sonra ‘Ben artık başlıyorum’ diye girdim. Girdiğimde altı ay reklam sektöründe, altı ay da sinema sektöründe çalıştım ve ilk uzun metraj filmimi yaptım. Fakat bu sırada benim için her şey şaşırtıcı olarak gelişti, çünkü ben aslında hiç bu kadar bilgi paylaşılmayan ve bilginin saklı kaldığı bir ortamda bulunmamıştım. Planlarım da bu yüzden aksadı ve zorlu bir süreç geçirdim. Geriye dönsem aynı şeyleri bir daha yaşamak istemem. Bu süreci de şöyle fark ediyorum; eğer birileri bana bir-iki saatini ayırıp, birkaç şeyi çok net bir şekilde öğretseydi aslında ben bu süreci çok daha iyi geçirebilirdim. Bu kadar ezilip bükülmeden, bu kadar stres olmadan geçirebilirdim bu süreci. Sonra fark ettim ki bunu yaşayan sadece ben değildim. Aslında sektördeki birçok insan, bilginin paylaşılmamasından muzdarip. Bilginin paylaşılmaması derken; ‘Transparan olsun her şey, herkes her şeyini anlatsın demiyorum.’ Ama aslında ‘Seninle bir kahve içebilir miyim? Bir-iki soru sormak istiyorum.’ dediğinde karşılık alabiliyorsun dünyadaki herkesten. Bizim sektörde böyle bir şeyin olmadığını ve bunun da herkesin ortak problemi olduğunu fark ettim. O zaman sektörde çok yeni olduğum için bu konu hakkında çok bir şey yapabileceğimi, yapsam da çok sesimi çıkarabileceğimi düşünmedim.

Melis Öneren: Kaç sene önce başladınız?

Suzan Güverte: 4-5 sene önce girdim ve hemen yapımcı oldum. Üç sene önce Antalya Film Forum’un koordinatörlüğünü yaptığım sırada organizasyon işlerini biraz öğrendim ve kazandığım bütün parayı yurt dışındaki festivallere, marketlere ve eğitimlere harcadım. Çünkü burada alabileceğim hiçbir eğitim yok açıkçası ve hiçbir yerden de bir şey öğrenemiyordum. Sonra Amerika’da SXSW’in film ve müzik konferanslarına katılınca birden bire her şey değişti. Aslında böyle bir konseptin içerisinde, bilginin aktarılmasının denenmeye değer olduğuna karar verdim. İlk başta bunu, denenmeye değer olarak düşündük. Ben bir şeye karar verdikten sonra strateji yapıp ona göre çalışmaya başlayan bir insanım. Başladığım işi bitirmek benim için çok önemli bir kıstas. Elimde 20 tane proje olup, sadece 2 tanesini uygulamayı sevmiyorum. Çok fazla proje var elimde ama hepsi sonuçlanmaya yönelik olarak ilerliyor. Sonra Antalya Film Forum’da birlikte çalıştığım Duygu Cömert’e bu konuyu açtım. O projenin direktörü, ben de kurucusu olarak yer alıyorum. Onunla birlikte 5 ay ne yapabiliriz, nasıl bir konseptle ilerleyebiliriz diye çalıştık. Burada da şöyle riskler oluyor: Birine gittiğiniz zaman bizim sektörde, kadın ve genç olmanın zorluğunu yaşıyorsunuz. Ben bu konuda çok çektim. ‘O iş öyle olmaz. Şu, şöyle yapılır.’ diyen çok insan oldu. Ben de dedim ki, ‘Biz sponsor ve yatırımcı çok aramayalım.’ Şansımıza etrafımızda ki herkes de bize çok destek oldu. Nedir bu destek? ‘Biz, sizden bir panel rica ediyoruz.’ dediğimizde, insanların bunu kabul etmeleri bizim için en büyük destekti zaten. Bizim için yapılabilecek en iyi şey buydu. İçeriğimiz o kadar iyiydi ki, herkesin dikkatini çekmiş. Bir süre sonra ‘Bunu kim yapıyor?’ diye insanlar sormaya başladı. Soruna dönecek olursak aslında Beyond24, bilginin paylaşılması ihtiyacı üzerine yaratılmış bir platform. Proje geliştirme, market ya da film gösterimi gibi şeylerin hiçbiri burada yok. Seçme, seçilme veya başvurma gibi şeyler de burada yok. Birazcık o duygudan usandık. Yani sürekli bir şeylere başvuruyoruz, bir şeylerden ret cevabı alıyoruz, seçilmediğimiz için kendimizi yetersiz hissediyoruz. Acaba bizde mi yoksa proje de mi bir hata var diye arıyoruz. Ya da lobi yapmam mı gerekiyor diye düşünüyoruz. Bu çok yorucu bir duygu ama bu da olmak zorunda. Ona bir şey diyemiyorum. Türkiye’de, Antalya Film Forum ve Köprüde Buluşmalar bu ihtiyaçları çok güzel karşılıyorlar. Bizimkisi de tamamen herkesin bilet alıp katılabileceği, her yaştan ilgi duyan profesyonel ve amatör insanların katılabileceği bir platform.

beyond24poster

Melis Öneren: Herhangi bir seçilmenin olmaması, bilginin paylaşımı ve aktarımı çok önem verdiğiniz bir şey. Peki Beyond24’ün misyonu ve vizyonundan bahsedebilir misiniz?

Suzan Güverte: Beyond24, herkese eşit mesafede duran ve herkese açık bir yer. Misyonumuza ulaşılabilirliği arttırmak diyebiliriz. Çünkü Beyond’un içerisinde paneller dışında bir kariyer alanı var. Burada şirketler, kurumlar, organizasyonlar masa açıyorlar ve öğrencilerler, profesyonellerle bire bir konuşma fırsatı yakalıyorlar. Burası iki gün boyunca açık. Yani bu şirketlere başvurmak isteyen insanlar için ayaküstü sohbet edebilecekleri bir alan yaratıyoruz. Aslında bununla birlikte yapmak istediğimiz şey, ulaşılabilirliği arttırmak. Film endüstrisinin bu kadar uzakta görünmemesini ve öğrencilerin, profesyonellerin bu kadar çekinerek bir şeylere ulaşmasını engelleyerek biraz daha dikey değil, yataylaştırmak aslında misyonumuz. Yaptığımız işe göre büyük bir misyon olabilir ama böyle bir amacımız var diyelim.

Melis Öneren: Daha çok tek taraflı değil, interaktif bir iletişim söz konusu. Bu anlamda herkese ulaşmayı hedefliyorsunuz. Spesifik olarak, bizim ilk aşamada hedeflediğimiz diyebileceğiniz bir kitle var mı? Beyond24’ü başlatırken böyle bir şey düşündünüz mü?

Suzan Güverte: Aslında şöyle bir şey yaptık: Paneller, normalde 4’e ayrılıyordu. Bu sene böyle yapmayacağız ama insanlar çok ilgililer. Bu sene yeni başlayanlar, profesyoneller ve executive’ler olarak ayırdık. Aslında derslerin içeriği de şu anda birazcık böyle. Ayırmıyoruz ama herkese hitap eden bir şey yapıyoruz. Herkese hitap eden şey film endüstrisi değil, bunun içinde reklam, grafik tasarım, antropoloji, dijital pazarlama, web sitesi açma gibi birçok ders var. Biz, film endüstrisine giren insanların beslenebileceği bir şey yapmaya çalıştık. Çünkü film endüstrisinin multidisipliner bir yer olduğunu düşünüyoruz. Reklam, film, grafik tasarım, psikoloji ve antropolojiden beslenmeden sinema, film olmuyor. Film derken sinemadan bahsetmiyoruz sadece, içerisine video, dizi, reklam da dahil. O yüzden bir yandan herkese açık. Sektör ve seviye olarak da herkese açık.

Melis Öneren: Peki konuşmacılara nasıl karar verdiniz ve kimler katılıyor? Onlardan da bahsedebilir misiniz?

Suzan Güverte: İsimler çok iyi gerçekten. Yavuz Turgul ile Tony Gatlif masterclass yapacaklar. Bizim için çok heyecan verici bir şey çünkü Yavuz Turgul, hemen hemen hiçbir yere çıkmıyor. Onu çok özlüyoruz ve çok da merak ediyoruz. Benim gizli gizli Beyond24 kurma nedenim Yavuz Turgul. Çünkü onun bir yere çıkmasını ve onu bir kere dinlemeyi çok istiyorum. Sinemaya başlama nedenlerimden birisidir kendisi. Aşırı orijinal ve özgün içeriğin son yaratıcılarından bana kalırsa. Yavuz Turgul ile Tony Gatlif’in arkasından Engin Alkan, oyunculuk dersleri verecek. Onur Çaylı gibi Game of Thrones ve Stranger Things’te CGI, VFX yapmış biri var aramızda. Öğrenciler ondan dersler alacaklar. İlham alacaklar ki bu, bizim için en önemli şeylerden biri. Menderes Demir ise Skyfal’unl, Fatih Akın’ın filmlerinin ve Russell Crowe’un Water Diviner filminin Türkiye’deki setlerini kuran uygulayıcı yapımcı. Ondan büyük bir set yönetmeyi, uluslararası bir ekiple çalışmayı ve bu ekiplere nasıl dahil olabileceğimizi dinleyeceğiz. Hasan Baran’dan sesli çekim, Orion’dan Hakkı Yazıcı‘dan deneysel ışık atölyesi; Blue, Benim Varoş Hikayem, Genç Pehlivanlar ve Babasının Kızı gibi belgesellerin yönetmenlerinden yaratıcı belgesel paneli. FilmLoverss’tan pazarlama ve film eleştirileri ve bunların arasındaki bağı dinleyeceğiz. Çünkü yapımcılar şunu merak ediyor: ‘Benim filmim hakkında çıkan yazılar, filmin pazarlamasına dönüştürülebilir mi?‘ Ya da gençlerin ‘Ben, bir şeyler yazmak istiyorum. Nereden başlayabilirim?‘ gibi sorularından bahsedeceğiz. Bunun gibi 50’ya yakın panel var. Yeni eklenen Hazal Kaya, Onur Ünlü gibi panellerimiz de var.

Peki içeriklere nasıl karar verdik? Tek kuralımız şu: ‘NO BULLSHIT’. Yani bilgi paylaşmayacak kimseyi konuşmacı olarak almıyoruz. Sektörde çok popüler isimler var, çok ‘opinion leader’ gibi gözüken insanlar var. Ama bu insanlar bilgi paylaşan ya da bilgi aktaran insanlar değiller her zaman. Biz de bu konuda sevilmemeyi de göze aldık ve eğer bilgi paylaşmıyorsa kimseyi davet etmiyoruz. Bilgi paylaşan kişileri de şöyle anlıyoruz: Bizim sektörde çok bir şey yapamadığımız dönemler de oldu. O dönemde iletişim kurmaya çalıştığım bu insanların, size nasıl davrandığını hatırlıyorsunuz. Diyorsunuz ki, ben iki sene önce daha hiçbir şey yapmamışken, FilmLoverss’a mail attım ve onlar bana güzel bir şekilde cevap verdi. Demek ki burada da bizim gibi insanlar var. O zaman anlatacaksa, bu insanlar anlatsın diyorsun. Ya da yapımcılardan 60-70 yaşında olan profesyonel insanları değil de, 30 yaşında olan genç insanları davet ediyoruz. Çünkü bu genç insanlar, bütün festivalleri takip ediyor ve her yerdeki dergileri okuyor. Tabii ki de bu insanların anlatması gerekiyor. Yani biz sadece bu işte en deneyimli ve en popülerleri değil, gerçekten o konuya ilgi duyanları, gerçekten araştıranları ve gerçekten bilgi paylaşmaya açık olan insanları davet ediyoruz. Ki buraya gelen öğrenciler ve yeni başlayanlar da kendilerini uzak hissetmesinler. Biraz cesaretlensinler, ilham alsınlar istiyoruz.

Melis Öneren: Konferansın başlığı çok güzel. Sizden de duymak istiyoruz.

Suzan Güverte: ‘Roket Yapmıyoruz’

Melis Öneren: Beyond24’ün ana, çarpıcı ve ilgi çekici başlıklarından bahsedebilir misiniz? Hangi alanlarda ön plana çıkıyorsunuz?

Suzan Güverte: Yönetmenlik, bütçe yönetimi, senaryo, senaryo yazarken besleneceğimiz konular, bir film business kuruyorsanız bunun için uygun bütçeyle yapılabilecek dijital pazarlama yolları, kariyer alanları, bu sektörde yer alan insanlara nasıl ulaşabilir, bu sektörde nasıl kariyer yapabilirsiniz, uluslararası ekiplere nasıl dahil olabilirsiniz, filminizi batırmadan nasıl yapabilirsiniz, yaratıcı içeriği uygun mecraya nasıl çıkarabilirsiniz gibi başlıklar ön planda.

Melis Öneren: Baktığımız zaman insanların, A’dan, Z’ye nasıl bu işi nasıl yapacağının röntgenini çekip, nasıl davranmaları ve nasıl adım atmaları gerektiğine dair her şey var.

Suzan Güverte: Bir film fikrinin son noktaya nasıl geleceğinin planlamasını yaptık. Projelendirme-senaryolaştırma-bütçelendirme-set kısmı-post prodüksiyon-satış-pazarlama- festivaller-eleştiri-etkinlik şeklinde bir sıra yaptık. Bu alanların hepsine bir cevap hazırladık aslında. İnsanların, bütün bu yolculukta kafasına takılan soruların cevabını alabilecekleri bir alan yarattık.

IMG_2608

Melis Öneren: Aslında bütün bu konsepte workshop diyebiliriz. Bilirkişilerden bunu dinleyip, bilgiyi alıp uygulama şansımız var. O yüzden, Beyond24’ün bu anlamda ilk olduğunu düşünüyorum. Beyond24, 3-4 Mart’ta yapılacak. Bu tarz yenilikçi bir etkinliği devam ettirmeyi düşünüyor musunuz?

Suzan Güverte: Beyond24 her sene yapılması planlanan ve ona göre başlatılmış bir iş. Bu sene burada yapılacak ve biraz büyüyecek. Uluslararası katılımcılar olacak. Bu yıl biraz şöyle olacak: Biz harika bir şey yaptık ve önümüzdeki sene sponsorları, yatırımcıları projenin içerisine dahil edip, daha erken bunu duyurmaya başlayıp, daha büyük bir yere geçip, kariyer alanını büyütmeye çalışacağız. Amerika’da ya da Avrupa’da düzenlenen etkinliklere insanlar bir sene öncesinden bilet alıyorlar. Biz de burada şehir dışından öğrencilerin, profesyonellerin gelebilmesi için önceden duyurmak amaçlı bir şey yapmaya çalışacağız. Bu, bizim en büyük hedefimiz. Büyük ihtimalle gelecek seferde, %50 yabancı konuşmacı katılımlı bir etkinlik olacak. Şimdiden görüşmeler başladı. Çok iyi isimlerle konuşuyoruz şu an. Bu sene kendi cebimizden yaptığımız için biletleri satmak bizim için çok önemli. Önümüzdeki sene yatırımcıları ve sponsorları işin içine katıp, çok daha önceden duyuruları başlatmayı düşünüyoruz. Hedefimiz bu. Beyond24, her sene yapılması için başlatıldı.

Melis Öneren: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Suzan Güverte: Bu etkinliklere insanlar gelmezse, ileride bu etkinler yapılmayacak ve bizde çok zorlanacağız. Bence hafta sonunda vakit ayırıp, gelebilmelerini tavsiye ederim. Çünkü, Türkiye’de ilk kez bilginin paylaşıldığı böyle bir alan oluyor. Gerçekten çok iyi ve açık insanları buraya seçtik. O yüzden defterinizi, kitabınızı ve notlarınızı alın. CV’nizi de mutlaka yanınıza alın. İki cümlede çekmek istediğiniz filmi özetleyen notlar hazırlayın ve Beyond24’e gelin.

Melis Öneren: Şunu da sormak istiyorum? Sizi çok heyecanlandıran etkinlikler neler?

Suzan Güverte: Ben her sene SXSW’e giderim. Çünkü orada, ben de yapabilirim hissiyle doluyorum ve bu duyguyla geri dönüyorum. SXSW, benim en sevdiğim etkinliklerden biri. Bir de farklı mecralar için bir-iki yeni içerik hazırlıyoruz. Onlar da hep yenilikçi şeyler. Yeni içerikler denerken heyecanlanıyorum.

Melis Öneren: Çok teşekkür ederim.

Suzan Güverte: Ben teşekkür ederim.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi