MwNc9Hittqg


Görüntü yönetiminden kurguya, yapım tasarımından müzik kullanımına Stanley Kubrick filmlerini mercek altına alan video, Kubrick’in dehasının filmlerine nasıl yansıdığını gözler önüne seriyor.

2001: A Space Odyssey, A Clockwork Orange, The Shining, Full Metal Jacket, Eyes Wide Shut gibi unutulmaz filmleri sinema dünyasına kazandıran usta yönetmen Stanley Kubrick, çektiği filmlerle sinema tarihine yön veren yönetmenlerden biri. Onu bu konuma getiren şeye sadece filmleri deyip geçmek de çok kolay olacaktır. Kubrick’in yönetmenlik zekâsı ve becerisi filmlerini zamansız yapan unsurlardan olmuştur. Şüphesiz bu beceri de her filminde görülen detaylı işçilik, harcanan yoğun emek, verilen mesajlar ve alt anlamlar ile harmanlanıyor. 

StudioBinder, hazırladığı video essay ile neden Stanley Kubrick’e takıntılı olduklarının cevabını veriyor. Yönetmenin filmlerinden sahnelerin açıklanıp analiz edildiği video, Kubrick’in yönetmenliği yedi ana başlık altında inceleniyor. Hikâye, prodüksiyon tasarımı, renkler, görüntü yönetimi, kurgu, ses tasarımı ve müzik başlıklarında yönetmenin filmografisine bir bakış sunuluyor. Ayrıca Kubrick-esk tarza ve filmlerinin neden zamanı aşkın olduğuna da dikkat çekiliyor.

Stanley Kubrick Filmlerini Özel Kılan Detaylar

Senaryoya Yaklaşımı – Hikâye

Kubrick’in filmlerinde büyük fikirlere odaklandığı ve hepsinin insanın deneyimleriyle alakalı olduğu vurgulanıyor. Gurur, kıskançlık, canavarlaştırma gibi kavramlara filmlerden verilen örnekler, insanın kendini anlaması için bir fırsat yaratıyor. İnsanın doğruyu arama sürecinin filmlerde muğlak bırakılması varoluşsal sorgulamaları da beraberinde getiriyor. Filmlerin değil insanın değişmesi, her seferinde farklı anlamlar çıkarmasına olanak sağlıyor. Bu durum Kubrick’in filmlerinin yapıldığı dönemle sınırlı kalmamasında önemli bir faktör olarak yorumlanıyor. 

Görsellik – Prodüksiyon Tasarımı

Kubrick’in her filmi bir öncekilerden oldukça farklı bir görsellikle sunuluyor. Kostüm, set tasarımı gibi elementleri Kubrick o filmin temasını pekiştirmek için kullanıyor. 1971 yapımı A Clockwork Orange filminde yer alan tezatlığın filmin tasarımıyla nasıl üretildiği başroldeki Alex ve çetesi üzerinden anlaşılabiliyor. Bu tezatlık giydikleri ikonikleşen kıyafet tasarımı üzerinden tarif edilebilir. Masumiyet ve saflığın rengi olan beyazın çetenin kıyafetlerinin rengi olması da yapılabilecek bir okuma olarak karşımıza çıkıyor. Melon şapka ve bastonun bir beyefendi tiplemesinin sık kullanılan aksesuarları olması da bu tezatlığı giderek artırıyor.

Bir başka örnek de 2001: A Space Odyssey filmi ile veriliyor. Doğum, ölüm ve yeniden doğum kavramlarından oluşan hayat döngüsü, film içerisinde dairesel objelerle temsil ediliyor. Bu gibi motiflerin yönetmenin filmlerinde çok katmanlı anlam yaratılmasına da olanak sağladığı görülüyor.

Renk Kullanımı

Filmlerde renklerin yoğun kullanımı göze çarpıyor. Kullanılan renkler bulundukları sahnelerdeki deneyim kendisini ima ederken yarattığı anlamlar filmografisi boyunca tutarlı bir anlam yaratıyor. Filmlerinde yeşil rengin kullanımı ölüm temasını o sahnede destekliyor.

2001 A Space Odyssey, A Clockwork Orange, Eyes Wide Shut, The Shining filmlerinde sahnede fonda veya ön planda yeşil renk dikkat çekicidir. Açık bir şekilde belli etmese de bir şiddet, ölüm sahnesinde veya karakterin gazetede bir ölüm haberini okuduğu anda yeşil renginin sahneye hizmet edecek bir şekilde karakterlerle ilişkilendirilmesi ise bunun en önemli örneğidir.

Kubrick’in renk kullanımına olan yaklaşımının karakterin duygu durumunu derinleştirmek veya sahnedeki bir tema ile ilişkilendirmek için olduğu görülebiliyor.

Görüntü Yönetimi

Kubrick filmlerindeki görüntü yönetmenliğinde birçok ikonik element bulunuyor. Parlak ışıklandırma, simetrik kadrajlar, takip planları buna örnek olarak gösterilebilir. Kubrick kamera ile genellikle karakterleri takip eder. Dinamik kamera hareketleri seyirciyi daha çok voyöristik bir konuma koyarken o sahnenin bir parçası hâline de getirir. Yönetmenin sabit kamera kullanımını da bu yüzden belirli sahnelerde tercih etmediğini söyleyebiliriz. 

The Shining filminde Torrance ailesinin The Overlook oteline gelişi ile kameranın sürekli onları takip ettiğini görüyoruz. Bu, birisi onları uzaktan izliyormuş gibi bir hissiyatı beraberinde getiriyor. Ancak kameranın göz hizasının altından çektiği planlarda bu farklı bir amaca hizmet ediyor. Kamera açısı itibarıyla bakış açısından olamayacağı aşikâr. Yaratılan anlam The Overlook oteline daha insani bir güç vermesine katkıda bulunuyor. Kamera hareketleri ile izleyicinin konumlandırıldığı pasif voyöristik konum aktif bir konuma evriliyor. 

Kurgu

Kubrick’in çoğu yönetmenin aksine kesmeleri az kullanıp sahnenin istenen duyguyu yaratmasına zaman tanıdığı vurgulanıyor. Planlarda karakterin kendisi ile birlikte var olduğu çevrenin de kadraja girmesini amaçlıyor.

Kubrick’in özellikle kullandığı tekniklerden biri karakterin ne düşündüğünü, neler hissettiğini seyirciye göstermek. Eyes Wide Shut filminde Bill’in eşini başka biriyle düşündüğü sahnelerde giren insert’ler, A Clockwork Orange filminde karakterin şiddet içeren fantezileri…. Kurgu ile karakterin zihninden geçenleri göstererek onlara dair fikirlerimizi de derinleştiriyor. 

Sahnelerde ses ve görüntünün doğal akışının zıt yönünde kullanması da Kubrick’in yaptığı bir tercih. Full Metal Jacket filmindeki savaş sahnesinde görüntünün ağır çekimde akarken sesin normal hızında duyulması birbiriyle eşleşmez. Bu kullanım sahneye dramatik ve sürreal bir anlam katmaktadır. 

Ses Tasarımı

Kubrick’in ses tasarımı minimal düzeydedir. Ekranda görülenin aksine beklenmedik tercihler yapar. 2001 A Space Odyssey filmindeki Dr. Poole’un uzaydaki sahnesinde sadece nefes alıp vermesini ve hava sesini duyarız. Ancak oksijeni bitince sahne tamamen sessizliğe bürünür. Bu tasarım sahnenin soğukluğunu ve gücünü gösterirken minimal tasarımı da akıllara getiriyor. Kubrick’in ses tasarımına olan yaklaşımı sesin katmanlarından kurtulup tamamen neye ihtiyaç olduğuna odaklanmak olarak tarif ediliyor. 

Müzik

Kubrick’in sahnelerde kullandığı müzikler o sahnenin tam merkezinde yer alır. Sahnelerde yer alan müziklerin görüntüyle olan ilişkisi tamamen zıt olsa da filmin verdiği mesaja dair ipuçları verir. A Clockwork Orange filminde şiddet fantezilerinin olduğu sahnede çalan Beethoven ise buna iyi bir örnek olabilir. Yine aynı filmde Singin’ in the Rain filmi ile klasikleşen şarkının kullanılma biçimi izleyici adeta ters köşe yapıyor ve şarkı ile olan tüm algımızı değiştiriyor. 

Kaynak: StudioBinder

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information