Hayao Miyazaki’nin sinemaseverleri hayal gücünün sınırlarını zorlayan bir maceraya çıkaran başyapıtı Spirited Away’e ilham veren 10 Japon efsanesi!

Unutulmaz anime filmleri sinema dünyasına kazandıran usta yönetmen Hayao Miyazaki‘nin kariyeri boyunca işlediği temaları tek bir potada eriten başyapıtı Ruhların Kaçışı – Spirited Away, küçük bir kız olan Chihiro’nun ruhlar dünyasında yaşadığı sıra dışı macerayı, masalsı bir anlatıyla ekrana taşıyor.

Kasabasından taşınmak zorunda olan Chihiro, anne babasının ardından ne kadar gönülsüz olsa da ilginç bir yapının içine girer ve büyülü bir yolculuğa atılır. Bu enteresan yapı bir tür ruhların dinlenme yeridir ve terk edilmiş bir yapı olarak gözüken bina, aslında geceleri canlanmaktadır. Sihirli yiyeceklerden yiyen anne babasını kurtarmaya çalışan Chihiro, hayaletlerin dünyasında kendisine yer edinmeye çalışırken fark edilmemeye çalışmaktadır. Bu binadan kaçmaya çabalayan ve domuza dönüşmüş ailesini kurtarmaya çabalayan Chihiro, Haku isimli bir ruhun yardımıyla kaçma planı içinde büyük bir maceranın içine girer.

En İyi Animasyon Film Oscarı’nı kazanan ilk anime olan Spirited Away’de Hayao Miyazaki, hayal gücünün sınırlarını zorlayan bu hikâyeyi ekranlara taşırken Japon mitolojisinden, Şinto destanlarından ve halk arasındaki inanışlardan ilham alıyor.

Filmde izlerini açıkça gördüğümüz bu esinlenmeleri mercek altına alan Noriko T. Reider‘ın Spirited Away: Film of the Fantastic and Evolving Japanese Folk Symbols başlıklı çalışmasından yola çıkan CBR, Spirited Away’e ilham veren 10 Japon efsanesini derledi. Miyazaki’nin başyapıtını daha da takdir etmemizi sağlayan bu listeyi aşağıda bulabilirsiniz.

Spirited Away’e İlham Veren 10 Japon Miti

Kamikakushi

Spirited Away, ya da orijinal adıyla Sen to Chihiro no kamikakushi, adını Japon folklorundaki bir inanıştan alıyor. Kamikakushi, öfkeli bir tanrı veya ruh (Kami) tarafından gizlenen anlamına geliyor ve Japon folklorunda, özellikle de Şinto inanışında tanrılar kızdırıldığı için bir insanın esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmasını veya ölmesini anlatmak için kullanılıyor.

İnsanların tanrılar veya ruhlar tarafından kaçırılıp ruhlar dünyasına götürülmesi Japon mitlerinde sıkça karşımıza çıkan bir tema. Bunun en önemli örneklerinden biri ise nehir kenarındaki çocukları kaçırıp yediğine inanılan Yokai Kappa.

Yama-uba

Japon kültüründe, çok yaşlanan veya sakatlanan bir akrabanın, çoğu zaman da yaşlı kadınların bir dağa veya uzak bir yere götürülerek ölüme terk edildiği Ubasute adlı bir gelenek bulunuyor. Ailenin daha genç ve daha sağlıklı üyelerine yeterince yiyecek kalması için başvurulan bu insanlık dışı gelenek, Japonya’da bulunan Ubasute-yama dağına adını veriyor.

Yaşlı kadınların ölüme terk edildiği bu dağlarda Yama-uba olarak anılan cadıların yaşadığına inanılıyor. Bu inanışa göre yaşlandıkları veya suç işledikleri için ölüme terk edilen kadınlar, zamanla şeytani cadılara dönüşüyor, hatta boynuzları ve sivri dişleri çıkıyor. Chihiro’nun çalıştığı şirketin yöneticisi olan Yubaba, Miyazaki’nin Yama-uba’dan ilham olarak yarattığı bir karakter. Yubaba’nın insanlara isimlerine unutturma yeteneğine sahip olması da yaşlı kadının bir cadı olduğunu gösteriyor.

Chihiro’nun Yeni İsmi

Chihiro, Yubaba’nın yanına başlar başlamaz genç kızdan bir kontrat imzalaması isteniyor. Chihiro yaşlı cadının hazırladığı bu kontratı imzaladığı anda da ismi elinden alınıyor. Onun yerine genç kıza Sen ismi veriliyor. İlginç bir şekilde Sen filmde yazıldığı hâliyle “bin” anlamına geliyor. Miyazaki’nin burada Japonya kültüründe seks işçilerinin gördüğü muameleye göndermede bulunduğu düşünülüyor. Zira Japonya’da eski yıllarda seks işçileri isimlerini değiştirmeye zorlanıyor ve çoğu zaman genjina denilen bir takma isim veriliyor. Filmdeki bu detay, Chihiro’nun çalıştığı hamamın aslında orayı ziyaret eden erkek ruhlar için bir tür genel ev olduğu teorilerini de beraberinde getiriyor. Sen yani “bin”in ise Chihiro’ya biçilen fiyat olduğu tahmin ediliyor.

Kamaji

Yumama’nın hamamındaki kazan dairesini kontrol eden Kamaji, altı uzun koluyla bir örümceği andırıyor. Japon edebiyatında, tanrısal özellikler atfedilen İmparator’a karşı çıkan asilere tsuchigumo adı veriliyor ve tsuchigumo çoğu zaman örümcek olarak tasvir ediliyor. Ayrıca Japon folklorunda da tsuchigumo‘nun örümcek görünümlü bir ruh olduğuna inanılıyor. Hamamda güç sahibi olan Yumama’ya isyan etmese de her zaman isteğini yerine getirmeyen Kamaji’nin ilham kaynağı da Japon folklorundaki bu örümcek şeklindeki ruh.

Kaonashi / Suratsız

Kimsenin farkına bile varmadığı yalnız ve gizemli bir ruh olan Kaonashi (Suratsız), filmin en akılda kalıcı karakterleri arasında yer alıyor. Yoktan altın üretebildiği için Chihiro’nun çalıştığı hamamda ilgiyle karşılanan, ancak zamanla bu ilgiden dolayı yozlaşarak başkalarına zarar vermeye başlayan Kaonashi’nin aslında tek bir ruh olmadığı, tüm ruhları sembolize ettiği filme dair en yaygın teorilerden biri. Bir maskenin arkasında saklanıyor ve içinde bulunduğu duruma göre bazen iyi, bazen kötü olabiliyor. Başkalarının arzularından besleniyor ama bu onu sonsuza dek yalnız olmaktan kurtarmıyor.

Hayao Miyazaki, Kaonashi’nin filmdeki yolculuğunu çizerken Şinto inanışındaki Makoto öğretisinden ilham alıyor. Kelime anlamı “içtenlik” olan Makoto’nun temelinde iyi kalpli olmak yatıyor. Bu yüzden her ne kadar hamamdakilere zarar vermiş olsa da Kaonashi iyi bir kalbe sahip olduğu için sonunda bu suçlarını telafi etme şansı yakalıyor.

Kintaro

Yubaba’nın devasa bebeği Boh’un ilham kaynağı Japon mitlerinde yer alan Kintaro. Ashigara Dağı’nda cadı olan annesi tarafından büyütüldüğüne inanılan Kintaro, Japonya mitlerindeki en ünlü kahramanlardan biri. Öyle ki bugün bile Japonya’daki Çocuk Bayramı’nda Kintaro bebekleri kullanılıyor ve insanlar ona dua etmenin kendi oğullarını da onun gibi güçlü yapacağına inanıyor.

Oshira Sama

Üstteki resimde gördüğümüz, beyaz turp ruhu olarak bilinen bu karakterin filmdeki bir diğer ismi de Oshira-sama. Çiftçilere yardım eden ve ekinlerine göz kulak olan tanrılara şükran sunmak için kullanılan Oshira-sama bebekleri, Japon folklorunda oldukça önemli bir yere sahip. Tamaya-gozen efsanesinden ilham alınarak yaratılan Oshira-sama bebeklerine farklı bir yorum getiren Miyazaki, bu iyi huylu ruha beyaz bir turpa benzer yeni bir görüntü veriyor.

Mizuchi

Chihiro gibi insan formunda yaşayan ve genç kıza yeniden ismini hatırlamasında yardım eden Haku, bu süreçte kendi adını da hatırlıyor ve Chihiro’ya yardım etmek için beyaz bir su ejderhasına dönüşüyor. Mizuchi adını taşıyan bu ejderha filmde Chihiro’ya yardım eden iyi kalpli bir yaratık olarak gösterilse de, bu karakterin esin kaynağı olan su ejderhaları Japon mitlerinde kötücül yaratıklar olarak anılıyor. Hatta pek çok efsanede zehirli yılanlara benzetiliyor.

Shikigami

Spirited Away’de kağıttan kuşlar olarak karşımıza çıkan bu ruhların kaynağı da Japon mitleri. Shikigami olarak bilinen bu ruhlar, kağıttan kuş şeklinde insanların karşısına çıkıyor ve gözleri olmayan yüzleriyle huzursuz edici ruhlar olarak varlık gösteriyor. Onmyodo olarak bilinen bir Japon büyü öğretisinden çıkan Shikigamilerin Onmyoji olarak bilinen büyücüler tarafından kontrol edildiğine inanılıyor.

Nehir Ruhu

 

Spirited Away’de nehir ruhu ilk olarak kirli görünen ve kokan bir ruh olarak karşımıza çıkıyor. Öyle ki ruhlar dünyasında artık kimse onun kim olduğunu bile hatırlamıyor. Ta ki Chihiro onu temizleyip gerçek yüzünü ortaya çıkarana kadar. Filmdeki bu nehir ruhunun esin kaynağı Japon mitlerindeki kappa‘lar. Su ruhları olan kappa‘lar, insani bir görünüme sahip yeşil ruhlar olarak tasvir ediliyor. Bu ruhlara farklı bir yorum getiren Miyazaki, bu karakterle insanların doğa üzerindeki etkisine de ustaca vurgu yapıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information