Bu sene 15. yaşını kutlayan Lost in Translation hakkında konuşan Sofia Coppola, final sahnesinden Scarlett Johansson ve Bill Murray’in filme dahil oluşuna kadar Lost in Translation hakkında bilinmeyenlerini anlattı. 

Lost in Translation, bu sene 15. yaşını kutluyor. Filmin yönetmen koltuğunda oturan Sofia Coppola da kamera arkasına yönelik açıklamalarla kariyerinin belki de en çarpıcı dönemine ışık tutuyor.

Little White Lies ise, yönetmenle yaptığı röportajda seyircinin merakını cezbedecek detaylara yer veriyor. Bu noktada filmin bizi şaşırtıcı bir hasılatla selamladığını hatırlatmakta fayda var. Dünya genelinde 119 milyon dolarlık bir gişe başarısı elde eden yapım, yönetmenin ince eleyip sık dokuduğu bir çalışmanın ürünü aslında. Coppola’nın Scarlett Johansson‘ı ilk gördüğü anda tutulduğunu iddia etmek mümkün. Yönetmen, filme ilk etapta katılan oyuncunun genç yaşında (Johansson o sıralarda 17 yaşındaydı.) senelerin ötesinde bir olgunluğa eriştiğine dikkat çekiyor.

Sofia Coppola, Bob Harris Karakterini Bill Murray İçin Yazmış

Johansson’ın seyirciye duygularını rahatlıkla aktarabildiğinin altını çizen Coppola, Bill Murray‘ın filmde yer alması için çok uğraştığını da sözlerine ekliyor. Yönetmenin Bob Harris karakterini özellikle Murray’in canlandırmasını istemesi oldukça ilginç. Bu uğurda pek çok farklı yöntem denediğini de gizlemiyor tabii. Öyle ki, filmin Murray rolü kabul etmediği takdirde çekilmeyeceğini anlatmayı da ihmal etmiyor. Yaklaşık bir sene Murray’in peşinden koştuğuna değinen Coppola, aynı role uyabilecek diğer oyuncularla görüşmeyi düşünmediğini de vurguluyor. Murray’in yönetmeni kötü bir çıkmazdan kurtardığı aşikâr. Oyuncunun bulunduğu sahnelerin büyük bir çoğunluğunun doğaçlama olduğunu da bu röportaj aracılığıyla öğreniyoruz üstelik.

Coppola, röportaj sırasında filmin heyecan uyandıran final sahnesi hakkında da konuşuyor. Bob’un Charlotte’ın kulağına fısıldadığı sözler seyircinin aklını hâlâ kurcalıyor malum. Coppola da başlarda sahnenin gizemini açıklamayı planladığını ancak daha sonra vazgeçtiğini söylüyor. Yönetmene göre sahnenin sırrı Murray’in de dediği gibi “aşıklar arasında” kalmalı. Sırlar bir yana, Coppola bugün dahi seyircinin kalbini kazanmayı sürdürüyor. Koşulsuz başarısını bu filme borçlu olduğu da kesin.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi