Game of Thrones’un final sezonu hakkında görüşlerini paylaşan Slavoj Žižek, dizinin politik kadınlardan ve devrimden duyulan korkudan istifade ettiğini fakat bu konuda bizi daha ileri bir noktaya taşımadığını ifade etti.

Tüm zamanların en sevilen dizileri arasında yer alan Game of Thrones geçtiğimiz günlerde yayınlanan final bölümü ile ekranlara veda etmiş olsa da, uzunca bir süre daha gündemde kalmaya devam edecek gibi görünüyor. Zira izleyicileri ikiye bölen final sezonuna gelen tepkiler, birçok kişi için hayal kırıklığına dönüşen final bölümüyle birlikte daha da şiddetlenmiş durumda. Son sezonda bölüm sayısının 10’dan 6’ya düşürülmesi hikâyenin aceleye getirilmesine neden olurken, Daenerys’in son sezonda geçirdiği dönüşümün izleyicileri tatmin edecek bir şekilde yansıtılamamış olması da tepkileri beraberinde getirdi.

Game of Thrones’un final sezonu ve özellikle de son bölümü tepki toplamaya devam ederken, sinema dünyasının en saygın eleştirmenlerinden Slavoj Žižek de tartışmaya katıldı ve sevilen dizinin son sezonu hakkında görüşlerini paylaştı.

Final sezonunun tamamının savaşa hazırlık ve sonrasında gelen yıkımdan oluşmasını alışılagelmiş dokunaklı gotik olay örgülerinden daha gerçekçi bulduğunu belirten Žižek, son sezonda savaşların dış muhalefetten -Gece Kralı’na karşı verilen savaş- iç bölünmeye -Daenerys’e karşı verilen mücadele- doğru ilerlemesinden memnun görünüyor.

Slavoj Žižek: “Deli Kraliçe Daenerys Tam Bir Erkek Fantezisi.”

Žižek, yoksullar adına hareket eden bir çeşit ilerici Bonapartist’e dönüşen Daenerys ile geleneksel “iyi” soylular olan Starklar arasında son mücadeleyi şu sözlerle analiz ediyor: “Son çatışmada bahis şu: Despotluğa karşı isyan sadece, aynı hiyerarşik düzenin eski, daha nazik bir versiyonunun geri gelmesi için mücadele mi olmalı yoksa ihtiyaç duyulan yeni bir düzen arayışına mı dönüşmeli?”

“Final, radikal değişimin reddini Wagner’ın eski anti-feminist motifiyle birleştiriyor. Wagner için, siyasi hayata müdahalede bulunan, güç arzusuyla hareket eden bir kadından daha iğrenç bir şey yoktur. Erkek hırsının aksine, kadın gücü kendi sınırlı aile menfaatlerini ya da daha da kötüsü, kişisel kaprisini yüceltmek için ister, devlet siyasetinin evrensel boyutunu anlamaktan acizdir. Aile hayatının kapalı çemberi içinde koruyucu sevginin gücü olan aynı kadınsı davranış, kamu ve devlet işleri seviyesinde sergilendiğinde yakışıksız bir çılgınlık halini alır. Game of Thrones’taki en kötü diyaloğu, Daenerys’in, Jon’a onu bir kraliçe olarak sevemezse o zaman korkunun hüküm sürmesi gerektiğini söylediği anı hatırlayın. Yıkıcı öfkeye dönüşen cinsel açıdan tatminsiz bir kadının utandırıcı, vulgar bir motifi.”

“Özgürlük isteyen radikal kraliçe ortadan kaldırıldı ve her şey normale döndü.”

Bu bağlamda Žižek, dizinin politik kadınlardan ve devrimden duyulan korkudan istifade ettiğini fakat bu konuda bizi daha ileri bir noktaya taşımadığını düşünüyor. Senaryonun iki erkek tarafından kaleme alındığına dikkat çeken yazar, Deli Kraliçe Daenerys’in tam bir erkek fantezisi olduğunu belirtiyor ve bu yüzden eleştirmenlerin onun deliliğe kapılmasının psikolojik açıdan makul olmadığına işaret ederken haklı olduğunu savunuyor. Žižek’e göre bir ejderhanın üzerinde uçarak, çıldırmış ve öfkeli bir biçimde evleri ve insanları yakan Daenerys’in görüntüsü, güçlü bir siyasi kadın korkusuna yönelik ataerkil ideolojiyi ifade ediyor.

Dizinin sonunda iktidar sahibi tek kadın olan Sansa’nın dizideki tasvirini de analiz eden yazar, Sansa’nın günümüz kapitalizminin sevdiği bir tür kadın olduğuna dikkat çekiyor: “Kadınsı yumuşaklığı ve anlayışı iyi bir entrika dozuyla birleştiriyor ve böylece yeni güç ilişkilerine tamamen uyum sağlıyor. Kadınların bu marjinalleşmesi, finalin genel liberal-muhafazakar dersinin önemli bir anı.”

Game of Thrones’un final sezonu ile ilgili yazısını Daenerys’in takipçileri ile Westeros’un soyluları arasındaki sosyal statü farklarına dikkat çekerek noktalıyor: “Ve şunu belirtmek gerekir ki Daenerys’e sonuna dek sadık olanlar daha çeşitli. Yeni yöneticiler açıkça Kuzeyli beyazlar, Daenerys’in askeri komutanıysa siyahi. Sosyal statü ve ırklarına bakılmaksızın herkes için daha fazla özgürlük isteyen radikal kraliçe ortadan kaldırıldı ve her şey normale döndü.”

Kaynak: Independent

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi