SİYAD, 2014 yılında Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’e uygulanan sansürle yüzleşilmesi için festivallere ve belediyelere çağrıda bulundu.

Bu yıl gerçekleşen yerel seçimlerin ardından Antalya ve Adana gibi önemli film festivallerine ev sahipliği yapan şehirlerde yerel yönetimlerin değişmesi, festivallerin yönetim şeklinde de değişimi beraberinde getirdi ve hem Antalya hem de Adana yönetimleri, son yıllarda yapılan hataları düzeltmek adına ilk adımları attı.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, 2014 yılında Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek‘e sansür uygulanmasıyla başlayan sürecin sonucu olarak festival programından çıkarılan Ulusal Yarışma’nın 56. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde geri döneceğini açıkladı.

Öte yandan Adana Film Festivali’nin yeniden Adana Altın Koza Film Festivali adıyla düzenleneceği açıklanırken, festivalin Türkiye’de Filmmor öncülüğünde hayata geçirilmeye çalışılan 5050×2020 taahhüdünü imzalaması da doğru yolda atılmış bir adım olarak değerlendirildi.

SİYAD: “2014 Sansür Vakasıyla Yüzleşmeden Yeni Bir Sayfa Açılamaz”

Belediye yönetimlerinde yaşanan değişimle beraber festivaller için atılan bu adımlar takdirle karşılanmış olsa da, Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) tarafından bugün yayınlanan açıklama sinema dünyasında son yıllarda yapılan yanlışların düzeltilmesi için çok daha önemli adımlar atılması gerektiğini gösterdi. SİYAD, bugün yayınladığı açıklamayla, 2014 yılında Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’e uygulanan sansürle yüzleşilmesi için festivallere ve belediyelere çağrıda bulundu.

Sinema Yazarları Derneği tarafından yayınlanan açıklama şu şekilde;

“Festivallere ve Belediyelere Çağrımızdır: 2014 Sansür Vakasıyla Yüzleşmeden Yeni Bir Sayfa Açılamaz

2014 yılında Altın Portakal’da yarışmaya seçilen belgesel Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’e uygulanan sansürün ardından, birçok filmin üreticisi filmini dayanışma adına yarışmadan çekmiş, çok sayıda jüri üyesi görevlerinden istifa etmiş, sansüre uğrayan, sansüre karşı çıkan kişi ve kurumlar, festival yönetimi ve destekçileri tarafından çok yönlü baskılara, son derece çirkin yıpratma ve karalama faaliyetlerine, hakaretlere maruz bırakılmıştı. Bu sansür, ulusal, belgesel ve kısa film yarışmalarının festivalden kaldırılmasına kadar gidecek olan sürecin başlangıcı oldu. Böylelikle, sansür mekanizmasına meşru bir zemin sağlanmış oldu ve sansür vakaları ivmelenerek arttı. Bu yılki yerel seçimlerin ardından ise belediye yönetiminin değişmesiyle Antalya’ya ulusal yarışma, belgesel ve kısa film yarışmalarının geri geleceği açıklandı. Birçok belediye de kültür sanat politikalarını gözden geçireceklerine dair taahhütler verdi. Memnuniyetle karşıladığımız bu gelişmelere karşın hem festivallerin hem de el değiştiren belediyelerin geçmişin hatalarıyla hakiki bir biçimde yüzleşmediklerini gözlemliyor ve Sinema Yazarları Derneği olarak taleplerimiz kamuoyuyla paylaşıyoruz. Festivallere ve belediyeler çağrımızdır;

  • Dijital mecraların bile sansürlenmeye teşebbüs edildiği bir dönemeçte, Altın Portakal’ın 2014’te yaşanan sansür vakasıyla yüzleşmeden, geçmişin üzerini örterek yeni bir sayfa açması mümkün değildir. 2014 yılında festival yönetiminde yer alıp sansür vakasında doğrudan sorumlu olan veya o dönemde festival danışmanlık, vb kadrolarında yer alıp sansüre uğrayan belgeselle dayanışma göstermemiş kişilerin kamu önünde özeleştiri vermeden festivallerde görev almaları kabul edilemez.
  • Bu yılki Altın Portakal Film Festivali’nde, sansürlenmiş Yeryüzü Aşın Yüzü Oluncaya Dek’in ve 2014 yılında dayanışma adına festivalden çekilmiş tüm filmlerin gösterimleri yapılmalıdır.
  • Festivaller birincil misyonunu hatırlamalı, ticari gösterim ağları ya da sansür nedeniyle gösterilemeyen filmlerin izleyicilerle buluşabilmesinde ısrarcı olmalıdır.
  • Yönetmenlerin yargılandığı, filmlerin sansürlendiği, her mecranın büyük bir baskı altına alındığı bir dönemde festivaller sansür meselesinin tartışılabileceği alanlar açmalıdır.
  • Son yirmi yıldır süregiden, kültür sanat alanlarını çoraklaştıran politikalar, alternatif basın kuruluşlarının kapatılmasına, kültür sanat alanında çalışan birçok arkadaşımızın işsiz kalmasına neden olmuşken, festival ekipleri ve belediyelerin kültür sanat daireleri ezberci reflekslerle oluşturulmamalı, baskıcı politikalar nedeniyle işinden olmuş liyakatlı meslektaşlarımızın istihdamına önem verilmelidir.
  • Adana Altın Koza Film Festivali ve !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, sinema sektöründe cinsiyet eşitliğini hedefleyen uluslararası #5050×2020 (2020 yılına kadar %50 eşitlik) taahhüdünü kabul ettiler. Türkiye’de Filmmor Kadın Kooperatifi’nin öncülüğünü üstlendiği kampanyaya diğer festivaller ve belediyeler de katılmalı, ekiplerinde ve programlarındaki filmlerde cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yapılmalıdır.

Kamuoyuna saygılarımızla,

SİYAD”

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi