Sinema Eseri Yapımcıları Meslek Birliği (SEYAP) son dönemde film festivallerinde yaşanan krizler hakkında bir açıklama yayınladı.

Bu yıl, yerel seçimlerde yaşanan değişimlerin de etkisiyle Türkiye’nin önde gelen film festivallerinin yeniden yerli sinema için önemli platformlar hâline gelmesi adına önemli adımlar atılmış olsa da, bu festivallerde karşılaşılan sorunlar ve festivallerin yönetimini elinde bulunduran belediyelerin bu sorunlara yaklaşımı festivallerimizdeki sistematik sorunların bir kez daha gözler önüne serilmesine neden oldu.

Ulusal Yarışma’nın geri dönmesiyle geçmişteki hataları telafi etme yolunda önemli adımlar atan Antalya Altın Portakal Film Festivali‘ne Bozkır’a verilen ödüller ve önce Zeki Demirkubuz’un, ardından da festival yönetiminin yaptığı açıklamalar tam anlamıyla gölge düşürdü. Bozkır’ın neredeyse tüm ödülleri alması kadar bu ödüllerin verilebilmesi için alınan istisnai kararlar ve festival yönetmenliğinde net kurallar belirlenmeyip insiyatifin festival yönetimine bırakılması tepkileri beraberinde getirdi.

Geçtiğimiz ay ise Kayseri Film Festivali‘nde yaşanan sorunlar sinema dünyasının gündemini meşgul etti. Festivalde jürinin filmleri online bir platformdan izleyebilmesi için link istenmesi, bu online linki temin etmeyen filmlerin ise yarışma dışı bırakılması tepki çekti.

SEYAP: “Yaşanan Sorunların Üstü Örtülmektedir ve Gündem de Hızlıca Değiştiği İçin Hızla Unutulmaktadır.”

Tüm bu yaşananlar festivallerin belediyelerin yönetimine bırakılmasından doğan sorunların daha da ciddi bir hâl aldığını gösterirken, Sinema Eseri Yapımcıları Meslek Birliği (SEYAP) bugün yayınladığı açıklamayla festivallerde yaşanan krizler hakkında önemli noktalara değindi. SEYAP, sektör bileşenlerini ve festivalleri bir araya gelerek asgari endüstri müştereklerinde anlaşmaya ve belirlenen bu asgari müştereklere zarar verecek açıklama ve uygulamalara son vermeye davet etti. SEYAP tarafından yayınlanan açıklamayı aşağıda bulabilirsiniz.

Son Dönemde Festivallerimizde Yaşanan Krizler Üzerine Zorunlu Bir Açıklama

Festivallerimizin giderek artan idari, mali ve operasyonel sorunlarının zirve yaptığı 2019 yılı ne yazık ki festivallerde yaşanan sorunların tartışıldığı ve ödül kazanan filmlerin bile bu tartışmaların gölgesinde kaldığı bir yıl olarak hatırlanacak.

SEYAP olarak festivallerin büyük bir çoğunlukla idari ve mali olarak belediyelere bağlı etkinlikler olmaları, dolayısıyla operasyonel ve mali özerkliğe sahip olmayan yapılar olmalarının yaşanan sorunların temel kaynağı olduğu görüşündeyiz.

Yarışmalı bir festival organize etmek ciddi bilgi birikimi ve sektörel deneyim gerektiren bir husustur. Yönetmelikler, filmlerin gösterim şartları, ödüllerin dağılımı, festival yönetimi ve jürilerin görev ve sorumlulukları, konukların ağırlanması gibi birçok temel konuda festivallerimiz maalesef alarm veriyor.

Yaşanan sorunların yönetimi konusunda festivallerin danışman kadrolarının etkin olarak kullanılmaması ve/veya sektörle istişare etmeden günü kurtarabilmek için yönetmeliklere dayandırılmaya çalışılan açıklamalar yapılması yaşanan bu sorunları ‘krizlere’ dönüştürmüştür.

Her kriz sonrası festival düzenleyenler tarafından yapılan açıklamalarda yönetmeliklerin bağlayıcı olmadığı, festival yönetiminin durumun gerektirdiği değişiklikleri istediği gibi yapabileceği, yönetmeliklerin gayet açık olduğu vb. şeklinde açıklamaların yapılması ise endişe vericidir.

Hiçbir festival yönetmeliği sinema teamüllerine aykırı bir şekilde yorumlanamaz, sinemanın ruhuyla örtüşmeyen teamüllere dayanak yapılamaz.

Daha birkaç yıl öncesine kadar festivallere katılan filmlerin salondaki gösterim standardının yükseltilmesini tartışırken, artık jürilerin online bağlantılardan filmleri izleyip değerlendirdiği ve bunun normalleştirilmeye çalışıldığı bir döneme girdiğimizi görüyoruz.

Birçok festival yönetimi yaşanan tüm bu olumsuzlukların sebebinin “finansal” olduğunu iddia etmekte, bu yanlış teşhis de sorunların çözümüne yönelik bir katkı sunmamaktadır.

Yaşanan krizler sonrası festival yöneticilerin sorumluluğu üstlenmediğini ve özeleştiri yapmadığını gözlemlemekteyiz. Hatta festivallerin sorunları kendi üstlerine almadığı gibi katılan filmlere de suçlayıcı ifadelerde bulunduklarını görüyoruz. Yaşanan sorunların üstü örtülmektedir ve gündem de hızlıca değiştiği için hızla unutulmaktadır.

Dağıtım ve gösterim imkanı sınırlı olan birçok filmin izleyici ile buluştuğu festivallerin sadece krizlerle gündeme gelmesi bu festivallerin saygınlığını sekteye uğratmakta, kurumsal sponsorların da festivallerden hızla uzaklaşmalarına ve mali sorunların aşılamamasına yol açmakta, festivallerin özerkleşmesini ve kurumsallaşmasını engellemektedir

Sektör bileşenlerinin ve festivallerin bir araya gelerek asgari endüstri müştereklerinde anlaşmaya ve belirlenen bu asgari müştereklere zarar verecek açıklama ve uygulamalara son vermeye davet ediyoruz.

Sinema filmi yapımcıları olarak bu konuda üzerimize düşen sorumluluğu almaya hazırız. Festivallerle ilgili bir çalışma grubu oluşturarak FIAPF ile işbirliği halinde festivallerle ilgili ilke kararları hazırlayacağımızı, bu çalışmayı en kısa zamanda festivaller ve yapımcılarla paylaşacağımızı beyan ve taahhüt ederiz.”

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information