Yılın henüz ilk günlerinde yayına giren Sex Education, geçen neredeyse üç aylık sürecin ardından 2019’un şimdiye kadarki en iyi dizilerinden biri olmayı sürdürüyor. Başrollerinde Asa Butterfield, Gillian Anderson, Emma Mackey ve Ncuti Gatwa’nın yer aldığı dizi, seks terapisti olan annesiyle birlikte yaşayan deneyimsiz ve sosyal ilişkilerde beceriksiz bir liseli olan Otis Milburn’un hikâyesini merkezine alıyor. Ancak bölümler ilerledikçe bunun yalnızca Otis’in değil, hem okulda hem de günlük hayatta en az onun kadar dışarıda kalmış karakterlerin öyküsü olduğunu görüyoruz. İngilizlerin kendine has komedi anlayışını sonuna kadar taşıyan dizi, neredeyse hiç teklemeyen eğlenceli senaryosu ve birbiriyle uyumlu oyuncu kadrosunun da etkisiyle pek sevdiğimiz işlerden birisi hâline geliyor.

Geçtiğimiz haftalarda gelen 2. sezon onayına oldukça sevindiğimiz Sex Education’ın yeni bölümlerini bekleyedururken geçmişte bir yolculuğu çıkıp en az bu dizi kadar sevdiğimiz diğer işlere bir göz atalım istedik. Listede yalnızca Netflix’in orijinal yapımlarına yer verirken herhangi bir şekilde dizi ya da film ayrımı yapmadık. Dolayısıyla listede hem dizi hem de filmlere rastlayacaksınız.

Sex Education Sevenlerin Keyifle İzleyebileceği 10 Netflix Orijinali

Atypical

18 yaşındaki otistik bir genç olan Sam’in, bir yandan büyüme sancıları çekerken diğer yandan yer yer algılamakta güçlük geçtiği günlük hayata uyum sağlamaya çalışmasının hikâyesi Atypical. Esprilerini Sam’in, hayatı diğer insanlardan farklı olarak algılaması üzerinden kurgulasa bile asla itici ya da aşağılayıcı bir konuma düşmeyen dizi, tıpkı Sex Education’da olduğu çoğu yan karakterinin gelişimine önem vererek ana hikâyesini destekleyecek yardımcı olaylar yaratmak konusunda başarılı. Keir Gilchrist’le birlikte Jennifer Jason Leigh, Michael Rapaport ve Brigette Lundy-Paine’in oyuncu kadrosunda yer aldığı Atypical, her ne kadar nereye odaklanacağı konusunda kafası oldukça karışık 2. sezonuyla bizi bir miktar üzmüş olsa da genel itibarıyla hâlen başarılı.

Alex Strangelove

Son zamanlarda Call Me by Your Name, Love, Simon ve Boy Erased gibi örneklerini gördüğümüz queer büyüme hikâyelerinden bir diğeri olan Alex Strangelove, kendisini heteroseksüel olarak tanımlayan Alex Truelove isimli bir öğrencisinin Elliot’la tanışmasının ardından kendi cinsel kimliğini bulacağı içsel bir yolculuğa çıkmasının öyküsünü anlatıyor. Yönetmenliğini Craig Johnson’ın yaptığı film, Bohemian Rhapsody’de gördüğümüzün aksine, cinsel yönelimleri herhangi bir kutba çekmeden, doğal bir sürecin parçası olarak iyi bir yere konumlandırırken diğer yandan kendi türünün klişelerini sürdürerek yardımcı karakterlerinin de etkisiyle eğlenceli bir işe dönüşüyor.

Big Mouth

Jennifer Flackett, Andrew Goldberg, Nick Kroll ve Mark Levin’in yaratıcılığını üstlendiği Big Mouth, koca kafaları ve ağızlarının yanında minicik kalan cinsel organlarını ve cinsel kimliklerini keşfetmeye çalışan bir grup ergenin pek eğlenceli hikâyesini anlatıyor. Modern kültüre ve sinemaya verdiği pek çok referans aracılığıyla izlemesi daha da keyifli hâle gelen dizi, cinsellik hakkında istemli ya da istemsizce yarattığımız tabuların üzerine gitmekten de asla geri durmuyor.

Derry Girls

1990’ların ilk yılları. Ülkemizde Kuzey İrlanda sorunu olarak bildiğimiz The Troubles döneminden geçen Derry şehri. Dört kız ve bir erkekten oluşan bir “kız” grubu. Lisa McGee’nin yaratıcılığını yaptığı Derry Girls, gözlerden uzak bir ülkenin gözlerden uzak bir şehrinde her şeye rağmen yaşamaya devam eden insanları anlatıyor. Neden başladığını ve sürdüğünü bilmedikleri bir çatışmanın ortasında büyüyen 16 yaşındaki Erin ve arkadaşlarını merkezine alan dizi, ne okulun popüler ya da ezik çocuğunu ne de bir fakir ya da zenginin hikâyesini anlatıyor. Büyük hayalleri ve umutlarını bizler gibi ancak evden okula veya kendi odasından mutfağa kadar taşıyabilen, yalnızca bizden biraz daha çılgın bir grup insanın hikâyesi Derry Girls.

Deidra & Laney Rob a Train

Prömiyerini 2017 yılında Sundance Film Festivali’nde yapan Deidra & Laney Rob a Train, hâlihazırda maddi sıkıntılar çeken bir ailede yaşayan iki kız kardeşin, annelerinin hapse girmesinin ardından iyiden iyiye ayyuka çıkan para ihtiyaçlarını karşılamak adına tren soymaya başlamasını anlatıyor. Masumane şekilde başlayan bu soygunlar, iki kız kardeşin beklemedikleri sularda yüzmesine neden olur. Fakat her şeye rağmen birbirlerinin ardında durmasını bilen Deidra ve Laney, bir tren kadar yavaş ve zorlu da olsa günün sonunda hayallerine kavuşacaktır.

Everything Sucks!

Geçtiğimiz yıl ekrana gelen Everything Sucks!, bir lisedeki sinema kulübüyle drama kulübü arasında gelişen rekabeti merkezine alıyor. 1980’li yıllarda geçen dizi, o döneme dair nostaljik ögeler barındırırken yer yer o yıllarda unutulmaz büyüme hikâyelerine imza atmış olan John Hughes’un filmlerini andırıyor. Soundtrack‘leri aracılığıyla da bizleri o yıllara götüren dizinin kendi hayran kitlesini oluşturmasına rağmen yeni sezon onayı alamadığını ve ilk sezonunun ardından iptal edildiğini belirtelim.

On My Block

Başrollerinde Diego Tinoco, Sierra Capri, Jason Genao ve Brett Gray’in yer aldığı On My Block, Los Angeles’ın silah seslerinin hiç susmadığı hatta çocukların seslerin hangi tip silahtan geldiğine dair tahminler yapabildiği bir bölgesinde geçiyor. Sinema ve televizyon dünyasındaki azınlıkların temsilini konuştuğumuz şu günlerde ana karakterlerini tam da bu kesimlerden seçen dizi, ilk etapta içine girmesi zor bir iş olsa da bölümler ilerledikçe git gide daha keyifli hâle geliyor. Sıra dışı karakterleri ve eğlenceli diyalogları sayesinde komedi dozu bazen üst seviyeye çıkan dizi, hikâyesinin içerisinde iyi yedirilmiş dramıyla da dikkat çekiyor. Yer yer senaryoda bazı aksaklıklar göze çarpsa ve ortalama seviyede oyunculuklar görsek bile On My Block’un genel anlamda başarılı olduğunu pekâlâ söyleyebiliriz. Özellikle Jamal karakteri üzerinden kurulan yan hikâye, olgunlaştıkça öyle eğlenceli ve absürt hâle geliyor ki ana hikâyenin bile önüne geçiyor.

To All the Boys I’ve Loved Before

Romantik komedi türündeki filmlere ağırlık veren Netflix’in, bu tarzdaki pek çok işiyle istediği kitleye ulaşsa da eli yüzü düzgün filmler çekmek konusunda her daim başarılı olduğunu başarılı olduğunu söylemek güç. Susan Johnson’ın yönettiği To All the Boys I’ve Loved Before, ilk bakışta hem popülaritesi, hem de başrolleri Lara Condor ve Noah Centineo’nun oyunculuğundan ziyade başka yönleriyle ön plana çıkmasından dolayı  yaklaşılabilecek bir proje. Gelgelelim, gerek iyi yazılmış karakterleri gerekse onlar arasındaki altyapısı başarılı şekilde kurulmuş çatışmalardan güç alan To All the Boys I’ve Loved Before, genel manada başarılı bir iş. Filme çok fazla bir mana yüklemeye elbette ki gerek yok fakat sizleri 100 dakikalık süresi boyunca akıcılığını neredeyse hiç kaybetmeyen iyi bir yapımın beklediğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

The End of the F***ing World

Sex Education’a benzer şekilde, fakat ondan tam bir sene önce, yılın ilk günlerinde yayınlanmış olan The End of the F***ing World’ü aslında listeye katıp katmamak konusunda kararsız kaldık. Geçtiğimiz senenin en çok konuşulan işlerinden birisi olan diziyi, listenin burasına kadar gelen pek çok okuyucunun izlediğini düşünmekteyiz; fakat eğer ki henüz diziye denk gelmediyseniz bir an önce başlamanızı öneririz. İki sıra dışı ergen olan James ve Alyssa’nin, yaşadıkları şehirden kilometrelerce uzağa uzanan hikâyesi, bir yandan kara komedinin sınırlarını zorlarken diğer yandan günümüzdeki pek çok soruna dair fikrini ortaya koymaktan çekinmiyor. Charles Forsman’ın aynı adlı çizgiromanından uyarlanan dizinin yeni sezonunun da yakın zamanda yayınlanacağını hatırlatalım.

The Package

Jake Szymanski’nin yönettiği The Package, bahar tatilinde beş gencin gittiği kamp gezisinin talihsiz bir kazanın ardından arkadaşlarının en değerli varlığını kurtarmak için zamana karşı yapılan bir yarışa dönüşmesini anlatıyor. Başrollerde, Alex Strangelove’dan hatırlayabileceğimiz Daniel Doheny ile birlikte Geraldine Viswanathan, Sadie Calvano ve Luke Spencer Roberts’ın yer aldığı film, tam bir komedi fırtınası. Eğer ki senaryodaki bazı mantık hatalarını görmezden gelebilirseniz Superbad tarzındaki Amerikan bağımsız komedileri kadar eğlenmeniz mümkün.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi