Geçen yıl ilk sezonuyla yayın hayatına başlayan İngiltere yapımı Netflix dizisi Sex Education, benzerlerinden sert biçimde ayrılan modern bir gençlik komedisi. Dizi; yaratıcısı Laurie Nunn’ın kısa filmleri sonrasındaki ilk ciddi denemesi ve buna rağmen taze bir bakış açısının yanı sıra usta işi bir tasarım da barındırıyor. 80’li yılların gençlik filmlerini, 90’ların lise dizilerini ve bu hikâyelerin sevdiğimiz donelerini günümüze adapte ederek kullanan, aynı zamanda orijinal bir hikâye yapısı da sunan; orijinalliğini hikâyesi kadar, bu hikâyeye ve karakterlerine karşı takındığı yenilikçi tavra da borçlu olan müthiş bir iş karşımızdaki. Sex Education, ana hikâye yapısını bildik gençlik komedilerinden ödünç almakla birlikte, bu hikâyeleri, günümüzün cinsellik ve cinsiyet tartışmalarını yürütebileceği bir alan olarak kullanıyor aslen. Bu bağlamda Sex Education sadece cinselliğe ve cinsiyet rollerine dair kokuşmuş egemen düşünceye bir başkaldırı sunmuyor, bu düşünce yapısının, 2020’nin dünyasında, en azından fikri düzlemde çoktan cenazesinin kaldırıldığını ilan ediyor. Başrollerinde Gillian Anderson, Asa Butterfield, Ncuti Gatwa ve ilk kez bu dizide karşımıza çıkan Emma MacKey’in yer aldığı dizi, gerçek bir toplu oyunculuk performansı harikası bir yandan da. Zira okuldaki müzik öğretmeninden, bir bölümde karşınıza çıkan “sümsük” öğrenciye dek herkes tabiri caizse döktürüyor.

Dizinin ilk sezonunda kahramanlarımızdan Otis’le tanışıyoruz… Otis, İngiltere’nin büyük şehirlere uzak, sevimli bir ilçesinde annesiyle birlikte yaşayan 16 yaşında bir gençtir. Babası ve annesi, Otis henüz çocukken ayrıldığından babasız büyümüştür. Annesiyse işinin ehli bir seks terapisti, evliliği sonrasında herhangi bir düzenli ilişkiyi reddetmiş bağımsız bir kadındır. İlçedeki tüm yaşıtları gibi (hayali bir okul olan) Moorfield’e giden Otis’in, ona nazaran çok daha özgüvenli bir karaktere sahip çocukluk arkadaşı Eric haricinde pek arkadaşı yoktur. Zaten kendi deyimiyle hayattaki en büyük arzusu da “hiç kimse” olmaktır. Bunun aslen bir yalan olduğunu, uzaktan uzağa popüler çocukların hayatını, ilgi duyduğu okulun sert ve güzel kızı Maeve’i, çağrılmadığı partileri merak ettiğini biliriz. Günün birinde okulda tesadüfen karıştığı bir olay sayesindeyse Otis’in hayatı değişir. Sadece annesinin terapi seanslarını izleyerek seks ve cinselliğin psikolojisine dair öğrendikleri, Otis’e ilk sezonda başka bir kapı açar. Okulun en sert kızlarından Maeve’in önerisiyle okulda cinselliği yeni keşfeden diğer öğrencilere seks terapisi uygulamaya karar verir, elbette küçük bir ücret karşılığında. Yalnız ufak bir sorun vardır. Zira seksle ilgili öneriler veren Otis’in seks fobisi vardır! Yine de iş seks hakkında tavsiyeler vermeye geldiğinde bir anda dile gelmektedir. Dizide “açık klinik” olarak adlandırılan bu iş fikri sayesinde, bambaşka bir sosyal çevreden gelen, neredeyse yapayalnız büyümüş, hayırsız abisinden aylardır haber alamayan ancak müthiş zeki, azılı feminist Maeve’le tanış oluruz. İlk sezon boyunca Otis’in, annesiyle olan sevgi nefret ilişkisini, çevresi ve Maeve’e duyduğu hisler arasındaki gitgellerini, seks terapileri sırasında yaşadıklarını izleriz. Maeve’in, okulun yüzme takımı kaptanı Jackson’la olan ilişkisine, günün birinde geri dönen abisiyle yaşadıklarına şahit oluruz. Eric’in eşcinsel kimliğini etrafına kabul ettirmekle ilgili yaşadığı güçlükleri, sürpriz bir aşka yelken açmasını ve Maeve’le Otis yakınlaştıkça, Otis’le ilişkisinin bozulmasını görürüz. Ancak temel olarak, ergen yaştaki gençlerin seksle ilgili endişelerini, büyüklerinse birçok psikolojik rahatsızlığa sebep olabilecek bu büyük endişeye karşı duyarsızlığını gözler önüne serer dizi. Aynı zamanda kadınların, eşcinsellerin uğradığı ayrımcılığı, benzeri gençlik dizilerinde yer almayacak duygusal ilişkilerini -örneğin eşcinsel aşkını- son derece olağan bir akışta sergiler. Artık bir karakterin eşcinsel olmasının marjinal bir durumu anlatıyormuş gibi yansıtılmaması gerektiğini savunan bir kurgu söz konusudur. Ayrıca okulun, görece kötücül karakterleri olarak anılabilecek zengin, havalı çocuklarının bile yeri geldiğinde bir arkadaşlarının karşı karşıya kaldığı siber zorbalığa karşı nasıl ayaklandığını görürüz (Bu karakterlerin vegan dostu yiyecekler tükettiğini, dizide genel olarak vejetaryen tercihlerin öne çıktığını da belirtelim). Ana karakterlerimiz Otis ve Maeve’in ilk başta imkânsız gibi görünse de giderek birbirlerine çekildiklerini, bizim de bu aşkın gerçekleşebileceğine inandığımız anlar barındırdığı gibi, cinselliğini keşfeden gençlerin yaşadığı dramatik anlara, Eric ve Adam arasında yaşanan yüz yılın aşkı kıvamındaki ilişkinin dramına da kapılıp gideriz hikâye boyunca. Büyüklerin dünyasındaysa duygusal ilişkilere kendisini yıllar önce kapatan Otis’in annesi Jean’in, tesisatçı Jakob’la yaşadığı aşk damgasını vurur. Elbette, okulun berbat müdürü Mr. Groff’un, başta oğlu Adam olmak üzere hayatı herkese zindan etmek için yaptıklarını da unutmamalı. İlk sezonu, Maeve’le aralarında hiçbir şey olamayacağına ikna olan Otis’in, yeni arkadaşı Ola’yla bir ilişkiye yelken açmasıyla kapatırız. Maeve’in buna şahit olduğu an kalp kırıcı ve nefistir. Eric’se, tam yeni bir sayfa açacağını düşündüğü sırada Adam’ı kaybeder. Adam, babası Mr. Groff tarafından askeri okula gönderilir. Jean’se, nihayet demir perdesini indirip Jakob’u kucaklar.

Sex Education 2. Sezon: Klişeler Ters Yüz, Kalpler Paramparça

*** Yazının devamı Sex Education 2. sezon ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

İkinci sezondaysa karakterlerimizi bıraktığımız yerden devam ediyor. İlk sezonun sadece birkaç ay sonrasından açılan dizide, Otis ve Ola’nın ilişkisi sürüyordur. İlk sezon travmatik çocukluğu nedeniyle seks fobisi olan Otis artık, nasıl söyleyelim, kendi vücuduyla biraz daha barışık çıkar karşımıza! Maeve’se, Otis’e karşı başlangıçta hissedeceğine hiç ihtimal vermediği türden hisler beslemekte, Ola’yla ilişkisini de uzaktan uzağa kıskanmaktadır. Eric, Adam’ın gidişinin ardından olağan hayatına devam ederken Adam askeri okulda zor günler geçiriyordur. Bir yandan da dizinin ilk bölümü açıldığında okulda bir klamidya histerisi yaşanmaktadır. Bu konuda çocuklar öylesine bilgisizdir ki ancak cinsel yollarla bulaşabilecek bu hastalığın öksürükle dahi yayılabileceği korkusuyla ortalığı birbirine katmışlardır. Okulun Nuh Nebi’den kalma yöntemlerle çocuklara cinsel eğitim verdiğini öğrenen yönetim, veli toplantısında bu alandaki bilgisini gösteren seks terapistimiz Jean’e okulda danışmanlık teklif eder. Böylelikle okula giren ve öğrencilerin cinsel problemlerini dinlemeye başlayan Jean, bedavaya verdiği bu hizmetle oğlu Otis ve ortağı Maeve’e rakip olurken, işlerini de engeller. Maeve’in artık ilişkilerden ve erkeklerden bunaldığı, McGroff’un kendisine kurduğu kumpası tersine çevirip okula döndüğü ve bilgi yarışması ekibine girdiği bir aks da izleriz. Öte yandaysa Otis, kız arkadaşı Ola’nın babası Jakob’un annesiyle olan ilişkisinden memnunsuzdur. Hepsi aynı anda evde olduklarında, ona göre çok rahatsız edici bir durum oluşmaktadır. Diziye yeni karakterler de girer bu sezonda ki asıl açılım da bu yeni karakterlerle gerçekliyor desek yeri.

Örneğin Eric’in aşk hayatını tümden değiştiren Rahim… Okulda görülür görünmez herkesin dikkatini üzerine çeken ve okulun havalı kızı Ruby’le ekibi başta olmak üzere kızları kendisine meftun eden Rahim, ters köşe bir hamleyle kızlarla hiç ilgilenmiyordur aslında. Onun ilgi alanındaysa kendi hâlindeki Eric vardır. Ancak Adam askeri okuldan da atılıp ilçeye geri dönünce Eric, kendisini okulun en havalı çocuğuyla Adam arasında bir aşk üçgeninde bulur. Dizi, Maeve-Otis-Ola arasındaki üçgenin bir benzerini, Adam-Eric-Rahim arasında kurar bir nevi. Bu sezonun bir başka sürprizi de şüphesiz Otis’in babası Remi’nin dönüşü. Jean’le Jakob’un ilişkisini, olduğundan daha da karmaşık hâle getiren Remi, aynı zamanda Otis’in kendisiyle ilgili bazı sorulara cevap vermesini de sağlar. Zira cevaplar babasının karakterinde gizlidir. İlk sezonda Otis’in Maeve’e olan hislerinin önüne dikilen ve klişelerden uzak bir şekilde bize aktarılan yüzme takımı kaptanı Jackson da bu sezon değişim geçirenlerden. Her şeyden önce Maeve’i unutmuş gibidir Jackson ve antrenman sırasında (bilerek) elini sakatladığında, derslerine yardımcı olan yüksek zekalı genç kızımız Viv’le arkadaş olur. Viv, dizinin yeni sezonunda karşımıza çıkan en şahane karakterlerden biri kesinlikle. Diziye dâhil olan bir diğer yeni karakterse, karavan parkında Maeve’e komşu olan Isaac. Ağabeyiyle birlikte buraya taşınan ve en az Maeve kadar malın gözü olan engelli bir genç ama gerçek bir yaşam savaşçısı. Maeve’i görür görmez tutulan Isaac’in yaptıklarıysa, sezonun kalpleri paramparça eden final bölümünden sonra epey bir konuşulacak gibi görünüyor. Dizinin açık ara en sevilen karakterlerinden olan Maeve’in çilesine bu sezon bir de uyuşturucu bağımlısı annesinin kucağında Maeve’in üvey kardeşiyle ortaya çıkışı eklenir. Maeve, hem hayatını yoluna koymaya hem de annesiyle baş etmeye çalışır.

Ezcümle Sex Education, ikinci sezonunda da hız kesmeden, bizlere hayatın olağan akışında sıradışı olaylar olarak algılanması gerektiği empoze edilen ancak insan hayatında son derece sıradan olan hadiselere değinmeyi sürdürüyor. İnsan sömürüsü, savaş tacirliği, ırkçılık, cinsiyet ayrımcılığı, kamusal alanda taciz gibi gerçekten utanç duyulması gerekecek suçlar varken, insanların cinsel hayatlarında yaşadıklarından, cinsel yönelimlerinden, cinsel sorunlarını dile getirmekten utanç duymamaları gerektiğini öğütleyen yapısıyla gençlik dizileri arasında kendine çok özel bir edinecekmiş gibi duruyor. Kurgu gereği, karakterler arasındaki romantik ilişkilerde denge bazen biraz zorlama biçimde şaşıyor olsa da, tartışmaya açtığı kavramları anlatıdaki kompozisyonu hiç bozmadan izleyicisine aktarabiliyor olmasıyla olsun, paralel bir evrende geçiyor gibi görünen hikâyesini fikirsel bağlamda ideal olanın altını çizmek suretiyle inandırıcı kılmasıyla olsun Sex Education, son iki yılın en iyi işlerinden biri olduğunu her yeni bölümde bir kez daha ispat ederek ilerliyor. Hikâyenin, en azından bu satırların yazarı gibi gençlik dizilerinden suçlu bir zevk alanlar için de son derece tatmin edici bir şekilde ilerlediğini, Otis-Maeve, Eric-Adam, Jean-Jakob gibi çiftlerin kalp kıran anlarının da dizinin meziyetleriyle yeknesak ilerlediğini belirtmek gerek. Ayrıca Maeve rolünde Emma MacKey’in yüklendiği duygusal yük ve her iki sezonda da gösterdiği performans sahiden de akıllara seza. Benzer bir şeyi, bilhassa ikinci sezon için Eric’i canlandıran Ncuti Gatwa ve Jean’i canlandıran, kraliçemiz Gillian Anderson için de söylemek pekâlâ mümkün. Otis rolündeki Asa Butterfield’sa, dizinin en iyi kadro seçimlerinden biri olduğunu hemen her sahnede ispat eden, şahane bir karakter koyuyor ortaya.

Sex Education, sezon finali itibarıyla daha uzun süre bizimle birlikte olacak ve Mr. Groff gibi örümcek kafalıların canını daha çok acıtacak gibi görünüyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information