3Iz3JTGHRh0

Sinema tarihinin en önemli filmlerinden, Jean-Luc Godard imzalı Serseri Aşıklar’a odaklanan bir video bu başyapıtın teknik ustalıklarını gözler önüne seriyor.

Fransız Yeni Dalgası’nın sinema tarihi açısından önemi muhakkak. Bu akımın simge filmlerinden olan Serseri Aşıklar (À bout de souffle) için de aynılarını söyleyebiliriz. Sinema üretiminin stüdyo sisteminin boyunduruğundan kurtulduğu, yeni bir düşünme ve film çekme pratiğine kavuştuğu bir dönemden bahsediyoruz. Sinemanın bu yeni ve dinamik yapısını da Godard’ın ilk uzun metrajlısı ve akımın ilk filmleri arasında işaret edilen Serseri Aşıklar’da gözlemlerebiliyoruz. YouTube’daki Cinema Tyler kanalında yer alan bir video, Jean-Luc Godard’ın yaratıcı dehasını ve bu önemki filmin teknik anlamdaki ustalığını mercek altına alıyor.

À bout de souffle’dan Film Yapımıyla İlgili Neler Öğrenebiliriz?

Serseri Aşıklar’ın ve tabii Yeni Dalga’nın en önemli özelliklerin başında çekim şartlarına getirilen yeni yorum geliyor diyebiliriz. Daha öncesinde büyük bütçelerle yaratılmış setlerde çekilen filmlerin aksine, bu yeni anlayışlar birlikte kameralar sokağa çıktı, filmler gerçek mekânlarda çekilmeye başladı. Bu tabii ki yeni sinemacılar için ilham verici olmuştu ve olmayı sürdürüyor.

Serseri Aşıklar’ın senaryosunu Yeni Dalga’nın bir başka önemli ismi François Truffaut tarafından kaleme alınmıştır. Lakin Godard, bu senaryoyu doğrudan filme almak yerine, anlatıya istediği gerçek hayatında içinden anları yakalayabilmek için doğaçlama anlara yer vermiştir. Bu yaklaşım filmin çekim tekniklerinde de kendini gösterir. Film büyük ölçüde gün ışığında elde taşınan kameralarla çekilmiştir. Filmin efsanevi görüntü yönetmeni Raoul Coutard, bunun sokakta yapılan haber çekimlerine benzettiğini ve bunun kendisini çekimler sırasında tedirgin ettiğini ifade eder. Bu yaklaşım sadece Avrupa sinemasında değil, Hollywood ana akım filmlerinde dahil kendini göstermektedir. Birçok yönetmen filmlerini daha gerçek göstermek adına bu yöntemi hâlâ kullanmaktadır. Böylelikle kameranın bakışının etkisi oradan kaldırılmaya çalışılır.

Filmin, teknik anlamdaki yeniliklerinden biri de kullanılan jump-cut’tan ileri gelir. Tek bir çekimin zamanda atlama olmuşçasına görünmesini sağlayan bu teknik ilhamını Jean Rouch’un 1958 yapımı Moi, un noir filminden almıştır. Lakin, Godard bu tekniği de kendi eleğinden geçirerek Serseri Aşıklar’da kullanmıştır. Fakat bu en baştan beri planlanan bir durum değildir. Godard’ın filminde bu kesmeler filme tedirgin edici bir ritm katar; kullanılma nedeni filmin çok uzun olmasıdır. Sahneleri tamamen atmak yerine kesmelere başvurulmuş, böylelikle filmin atmosferine yeni bir katman eklenmiştir.

Konvansiyonel sinema sıklıkla, izlenilen şeyin gerçeklik olduğu yönünde bir algı yaratmaya çalışır; kuralları bu amaç doğrultusunda şekillenmiştir. Ama Alman yazar Bertold Brecht’den aldığı ilhamla Godard bu kuralları yıkar. Brecht seyircisine izlediği şeyin kurgu bir ürün olduğunu hatırlatacak teknikler kullanır. Godard’ın jump-cut‘ları, doğrudan kamera konuşan karakterleri de bu amaca hizmet eder. Serseri Aşıklar, sinemada çok net kurallar olmadığını fikrini öne çıkarak yeni yöntemlerin denenmesi konusunda büyük bir ilham kaynağıdır ve cesaret vericidir.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi