Milyonlarca insanın ölümüne yol açan, insanlık tarihinin en büyük trajelerinden biri olan Yahudi Soykırımı; The Pianist’ten Life is Beautiful’a onlarca filme konu olmuştur. Genellikle Polonya’da yaşanan soykırımı konu alan bu film grubunun beyazperdeye yansıyan en güçlü temsillerinden biri Spielberg imzası taşıyan ve yönetmenin filmografisinde özel bir yeri olan Schindler’s List’tir. Yahudilerin ucuz iş gücü olarak görüldüğü bir dönemde Polonya’da yatırım yapan bir girişimci ve fabrika sahibi olan Oskar Schindler’ın Alman ordusuna yardım eden tavrı zamanla, Nazi şiddetine şahit olduğu ortamın acımasızlığıyla aksi yöne evrilir ve Schindler’ın ““Öldürme yetkisine sahip olup da öldürmüyorsan güçlüsündür.” ifadesiyle özetleyebileceğimiz hikâye, sinema tarihinde yeri doldurulamaz bir iz bırakır. Usta yönetmen Steven Spielberg’ün en önemli filmlerinden biri olan Schindler’s List hakkında mutlaka bilinmesi gereken 15 detayı derledik.

Schindler’s List Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay

Filmin Hikâyesinin Ortaya Çıkışı

Avustralyalı yazar Thomas Keneally, 1980 yılında kitaplarından birinin filme uyarlandığı İtalya’nın Sorrento kentinde düzenlenen bir film festivalinde, deri eşyaların satıldığı bir dükkana uğramış. Keneally’nin bir yazar olduğunu öğrenen dükkan sahibi Leopold Page hikâyesini anlatmaya başlamış. Bu hikâye II. Dünya Savaşı sırasında Oskar Schindler isimli bir fabrikatörün Page, karısı ve diğer binlerce Yahudiyi nasıl kurtardığı ile ilgilidir. 1948 yılında Amerika’ya taşınan bu kişi, 40 yıl boyunca onu kurtaran fabrikatör hakkında bir film çekmek istemiş, hatta 1951 yılında yönetmen Fritz Lang ile anlaşmış fakat işler istediği gibi gitmemiş. Page, Keneally’e Schindler ile alakalı belgelerin, konuşmaların ve kurtulan insanların isimlerinin olduğu bir listenin fotokopilerini vermiş. Bu durum Keneally’e, daha sonra filme uyarlanacak olan Schindler’s Ark adlı kitabı yazması konusunda ilham vermiş. Page ise Schindler’s List filminin danışmanı olmuş.

Billy Wilder

Thomas Keneally’nin kitabının 1983 yılında yayınlanmasının ardından bu hikâyeyi beyazperdeye uyarlamak isteyen ilk sinemacı Avusturya doğumlu Amerikalı yönetmen, senarist ve yapımcı, filmleriyle 21 kez Oscar’a aday gösterilen Billy Wilder olmuş. Auschwitz’te katledilen ailesine bir hediye olarak çekmek istediği bu film için kitabın telif haklarını satın almaya çalışmış fakat Steven Spielberg daha önce davranmış. Spielberg ile konuşup filmi kendisinin çekmesini istemesine rağmen bu girişimin bir faydası olmamış. On yıl sonra film yayınlandığında kendi açısından bu filmi çok farklı hayal ettiğini ve Spielberg’in çok iyi bir iş çıkardığını itiraf etmiştir Wilder.

Spielberg Filmden Gelen Parayı Reddetti

Hollywood’un en başarılı yönetmenlerinden biri olan Spielberg, o zamana kadar çektiği yüksek bütçe getirisi olan filmler sayesinde zaten yüksek standartlarda bir hayat yaşamaktaydı. Schindler’s List kadar önemli bir filmi de finansal bir beklenti içinde olmadan çekmeye karar verdi. Filmin kazandıracağı parayı “kanlı para” olarak tanımlayan Spielberg, parayı holokostu anmak için kendisi tarafından kurulmuş Shoah Vakfına bağışladı.

Spielberg’ün Araştırma Süreci

Filme daha kişisel bir bakış açısı katmak isteyen Spielberg, soykırımdan kurtulanlarla röportaj yapacak olan ekip daha araştırmalara başlamadan önce, Polonya’ya gitti. Oradayken, Schindler’in kendi dairesini ve Amon Goeth’in villasını ziyaret etti. Araştırmaların sonunda yakınlardaki terk edilmiş bir taş ocağında Płaszów kampı yeniden oluşturuldu ve çekimler 92 gün boyunca burada devam etti.

Ralph Fiennes

Steven Spielberg; Ralph Fiennes’i, Wuthering Heights ve A Dangerous Man: Lawrence After Arabia’daki performansını izledikten sonra, ayrıca şeytani bir seksiliği olduğu için Amon Goeth rolüne uygun gördü. Fiennes, bu rol için İrlanda’ya özgü siyah bir bira türü olan Guiness içerek 13 kilo aldı. Daha sonraları, soykırımın kurtulanlarından biri olan Mila Pfefferberg, sette Ralph Fiennes ile tanıştırıldı. Mila, ona gerçek Amon Goeth’i hatırlattığı için kontrolsüzce titremeye başladı.

Yönetmenin Belirlenme Süreci

Filmin haklarını elinde bulunduran Steven Spielberg, kendisini bu filmi çekecek olgunlukta görmemesi sebebiyle diğer yönetmenleri bu doğrultuda cesaretlendirmeye çalışmış ve bu işi Roman Polanski’ye teklif etmiş. 8 yaşına kadar Polonya’nın Krakow şehrinde yaşamış, bu soykırımı yaşamış, annesini de bu yüzden kaybetmiş, kendisi ise kaçmayı başarmış olan Polanski bu hikâyeyi çok kişisel bulmuş ve filmi çekmeyi reddetmiş. Fakat Polanski, 2002 yılında soykırımı konu alan The Pianist filmini çekti. Spielberg daha sonra aynı teklifi Sydney Pollack ve Martin Scorsese’ye de götürmüş fakat yine reddedilmiş. Sonuçta filmi Spielberg kendisi yönetmiştir.

Liam Neeson’ın Filme Dâhil Oluşu

Bu filmde rol almak isteyen birçok ünlü isim olmasına rağmen Spielberg, fabrikatör Oskar Schindler rolü için Kevin Costner, Mel Gibson veya Warren Beatty gibi ünlü aktörlerin oynamasını istememiş. Bu önemli oyuncuların yerine, Anna Christie isimli Broadway oyununda görüp performansını çok beğendiği İrlandalı aktör Liam Neeson’ı seçmiş.

Filmin Siyah-Beyaz Olması

MCA/Universal şirketinde filmin siyah-beyaz olmasını isteyen sadece Steven Spielberg ve görüntü yönetmeni Janusz Kaminski’ymiş. Diğer herkes çok geleneksel olacağını söyleyerek bu fikre karşı çıkmış. Alman Dışa Vurumculuğu’ndan ve İtalyan Gerçekçiliği’nden etkilenen Spielberj ve Kaminski filmin “demode” olmasını ve bu formatta çekilmesini istemiş. Soykırımı sadece bunu yaşayanların tanıklığından ve siyah-beyaz kayıtlardan bilen Spielberg, filmin siyah-beyaz olmasını daha uygun görmüş. Ayrıca Schindler’s List bugüne kadar çekilen en pahalı siyah-beyaz film olmuştur.

Film İngilizce Olmayacaktı

Filmin daha gerçekçi hisler yaratmasını isteyen yönetmen, filmin dilinin tamamen Almanca ve Lehçe olmasını düşünüyormuş fakat oyuncuların yabancı filde iyi performans veremeyeceğinin çekinmesinden ve görüntülerin öneminden dolayı bundan vazgeçmiş. Zira Spielberg, seyircilerin altyazıya değil, görüntüye odaklanmasını istemiş.

Kırmızı Paltolu Kız

Yahudileri topladıkları sahnede görünen masumiyetin simgesi, kırmızı paltolu küçük kız karakteri, kaynağımı gerçek bir insandan almaktadır. Orada yaşayan Yahudilerin arasında kırmızı montuyla tanınan bu küçük kızın gerçek adı Roma Ligocka’dır ve soykırımdan kurtulanlar arasındadır. İlerleyen zamanda Almanya’da yaşayan Ligocka ressamdır ve The Girl in the Red Coat adında bir biyografik kitap yazmıştır. Filmde bu küçük kızı oynayan 3 yaşındaki Oliwia Dabrowska filmi 18 yaşına gelene kadar izlemeyeceğine dair Spielberg’e söz vermiş. Ayrıca tamamı siyah-beyaz olan filmdeki tek renkli görüntü bu küçük kızın paltosudur. Spielberg bu yolla, soykırımın bütün çıplaklığıyla orada olduğunu, nereden bakılırsa bakılsın gözden kaçmayacağını ortaya koymak istemiştir.

Oscar Başarısı

Schindler’s List 66. Akademi Ödülleri’nin kazananı olarak dikkat çekmiştir. Yapım, En İyi Film ve En İyi Yönetmen dâhil tam 7 ayrı dalda Oscar kazanmıştır. Liam Neeson ve Ralph Fiennes performansları ile adaylık elde ederken, filmin kazandığı diğer Oscar’lar En İyi Uyarlama Senaryo, En İyi Görüntü Yönetimi, En İyi Sanat Yönetimi, En İyi Kurgu, ve En İyi Film Müziği dallarındadır.

Auschwitz Toplama Kampı

II. Dünya Savaşı döneminde kurulmuş en büyük toplama, zorunlu çalışma ve sistematik katliam kampı olan Auschwitz’te çekimler yapılmıştır. Fakat Spielberg, orada hayatını kaybetmiş insanlara saygısızlık olacağı düşüncesiyle iç kısımlarda çekim yapmamayı tercih etmiştir.

 Yapımcı Branko Lustig

Çocukluğunda Auschwitz de dâhil olmak üzere iki Nazi toplama kampında üç yıl geçiren Branko Lustig, Auschwitz’teki seri numarasını dövme yaptırdığı kolunu Spielberg’e gösterdikten sonra filmin yapımcısı oldu. Lustig, Schindler’s List ile 1994 yılında Oscar ödülü kazandı.

Seinfeld

Steven Spielberg, yapım aşamasının duygusal anlamda çok yıpratıcı olmasından dolayı, projeye devam edebilmek için her akşam işten sonra onu neşelendirsin diye dönemin popüler sitcom‘u olan Seinfeld izliyormuş.

Orijinal Liste

Schindler’e ait ve kayıp olduğu bilinen, Yahudilerin isimlerinin yazılı olduğu orijinal liste, 1999 yılında Schindler’in Hildesheim’deki dairesinin tavan arasına gizlenmiş yazılı mirasıyla birlikte bir bavulun içinde bulundu. Oskar Schindler, 1974 yılındaki ölümünden önceki son aylarını orada geçirdi.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi