Advertisement

1932 yılında Howard Hawks tarafından yönetilmiş olan Scarface: The Shame of the Nation isimli filmin yeniden çekimi olan 1983 yılı yapımı ünlü gangster filmi Scarface sinema tarihinin en ikonik karakterine ve cümlelerine sahip filmlerinden biridir. Oliver Stone tarafından senaryosu yazılmış olan filmin yönetmen koltuğunda Brian De Palma yer almaktadır. Filmin muazzam oyuncu kadrosunu ise Al Pacino, Steven Bauer, Michelle Pfeiffer, Mary Elizabeth Mastrantonio, Robert Loggia, Paul Shenar ve F. Murray Abraham oluşturur. 1980’li yılların atmosferini çok başarılı bir şekilde yaratan film, Tony Montana isimli genç bir  Kübalı’nın Miami’de gangster kültürü içerisindeki hayatını ele alır ve Montana’nın suç ile bezenmiş hayat içerisinde yükselişiyle beraber açgözlü istek ve arzularını konu edinir. Tony’nin Küba’dan Amerika’ya geldikten sonra burada çalışma izni için çıktığı yolculukta hayatının farklı noktalara evrilmesini konu alan film bir adamın hırsıyla beraber yapabileceklerini sinema tarihine unutulmaz anlar ile kazımıştır. Scarface eğer sizin için unutulmazlar arasında yer alıyorsa sizin için derlediğimiz ‘Scarface’i Sevenlerin İzlemesi Gereken 10 Film’ listesine bir göz atmalısınız!

Scarface’i Sevenlerin İzlemesi Gereken 10 Film

Rififi – Du rififi chez les hommes (1955)

Jules Dassin tarafından 1955 yılında çekilmiş olan ve dünya çapında Rififi ismi ile tanınmış olan filmin senaryosu Auguste Le Breton’un romanında Jules Dassin ve René Wheeler tarafından uyarlanılmıştır. Filmin oyuncu kadrosunda Jean Servais, Carl Möhner, Robert Manuel ve Robert Hossein yer almaktadır. Filmde Tony Stephanois mücevher kaçakçılığından doalyı girdiği hapishaneden iyi halden ötürü serbest bırakılır. Çıkar çıkmaz kendisine gelen soygun tekliflerini reddeden Tony sevdiği kadını zengin bir adamla görünce gözü döner ve büyük bir soygun işinin içine girer. Ancak filmde toplumsal erkekliğe ve kötüler arası savaştaki her olgu yer alır. Bu klişelere ve cinsiyet normlarına da rağmen film unutulmaz çete-gangster filmleri arasında yerini almaktadır.

Baba – The Godfather (1972)

1972 yılında sinema severler ile buluşmuş olan The Godfather, sinema tarihinin unutulmazları arasında ilk sıralarda yerini almış ve büyük bir hayran kitlesini peşinde sürüklemiştir. Mario Puzo’nun aynı isimli romanından uyarlanan filmin senarist ve yönetmen koltuğunda Francis Ford Coppola; oyuncu kadrosunda ise Marlon Brando, Al Pacino, James Caan, Robert Duvall, Diane Keaton ve John Cazale vardır. Film bir İtalyan mafya ailesi olan Corleone ailesini izleyiciye tanıştırır. Üç filmden oluşan serinin ilk filmi olan 1972 yılı yapımı filmden 10 yıl sürecek olan bir maceranın ilk adımları atılır ve bir babadan bir oğula aile geleneğinin nasıl geçtiğini ve kader ile tesadüfün insanın hayatını nasıl etkilediğini gösterir. Don Vito Corleone tarafından yönetilen ailenin epik hikayesi anlatılır filmde.

Bugsy Malone (1976)

Bir gangster filminin çocukça yapılması ve gangster dünyasının tüm klişelerinin ve olaylarının bir çocuğun gözünden o dünyaya özgü yaratılması muazzam bir yaratıcılık ürünü. Ve fikir unutulmaz gangster filmlerinden olan Bugsy Malone’un ana konusunu oluşturmuştur. Alan Parker’ın ilk uzun metraj film denemesi olan filmde çocuk oyuncular Scott Baio, Jodie Foster ve Florrie Dugger yer alır. Bugsy Malone ismindeki çocuk New York’u yönetmek isteyen bir gangsterdir ve rakiplerine şeker ile saldıracak kadar cani ve gözü dönmüş bir karakterdir. Ancak bir gün karşı çetenin makineli tüfek hızında şeker fırlatan bir silah yaptığını öğrenince Bugsy Malone büyük planını devreye sokar.

Bir Zamanlar Amerika – Once Upon a Time in America (1984)

Sergio Leone tarafından yönetilmiş olan ve yönetmenin son filmi olan Once Upon a Time in America bir insanın hayatının üç döneminde tanıklık eden bir filmdir. Çocukluk hayalleri ile beraber gençlik ateşi ve hırsı ile yaşlılık isteklerin bir araya getiren filmin oyuncu kadrosunda Robert De Niro, James Woods, Elizabeth McGovern ve Tuesday Weld yer alırken, Ennio Morricone tarafından yapılmış olan film müzikleri sinema tarihinin en iyi soundtrack albümlerinden biri olma özelliğini taşımaktadır. Filmin ana karakteri David ‘Noodles’ Aaronson New York’ta doğmuş Yahudi bir çocuktur ve gangster olmanın hayali ile yaşamaktadır. Aaronson’ın ve arkadaşlarının hayatı ile hayalleri filmin odağındadır.

Sıkı Dostlar – Goodfellas (1990)

Nicholas Pileggi’nin Wiseguy adlı kitabından ve kitabın anlattığı gerçek hikayeden beyazperdeye uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Martin Scorsese yer almaktadır. Filmin oyuncu kadrosunda ise Ray Liotta, Robert De Niro, Joe Pesci, Lorraine Bracco ve Paul Sorvino yer alır. Ray Liotta tarafından canlandırılan Henry Hill, gangster arkadaşları Jimmy Conway (De Niro) ve Tommy DeVito (Pesci) tarafından yüz üstü bırakılır ve yaptıkları bir soygunda Jimmy ike Tommy sadece Henry’i canlı bırakıp bütün iş ortaklarını öldürürler. Bunun üzerine ikili gangster dünyasının hiyerarşisinde hızlı bir şekilde yükselirken Henry yapılan bu haksızlığı unutmadan intikam için yol alır.

Rezervuar Köpekleri – Reservoir Dogs (1992)

Quentin Tarantino tarafından yönetilen film Reservoir Dogs, yönetmenin sinema tarihindeki ilk filmidir ve bugünün sinema seyircisinin alışık olduğu Tarantino vahşetinin ve kan kırmızısının sinemadaki ilk temsilidir. Filmin oyuncu kadrosunda Harvey Keitel, Tim Roth, Steve Buscemi, Chris Penn, Lawrence Tierney ve Michael Madsen yer almaktadır. Filmde Joe Cabot büyük bir elmas mağazasının soygununu gerçekleştirmek için büyük bir ekip kurar. Kendi oğlunun da yer aldığı bu ekip, birbirlerine renklerden oluşan bir kod isim skalası hazırlar ve mağazaya gider. Ancak mağazada onları polis beklemektedir. Çetenin içerisinde bir ajan vardı ancak bu kimdir ve bu ajan kanlı bir şekilde ortaya çıkacaktır.

Casino (1995)

Nicholas Pileggi’nin aynı isimli romanından uyarlanan senaryonun senaristliğini filmin yönetmenliğini de üstlenmiş olan Martin Scorsese yapmıştır. Filmin oyuncu kadrosunda Robert De Niro, Sharon Stone ve Joe Pesci yer almaktadır. Scorsese’nin listede yer alan bir diğer filmi olan Goodfellas da olduğu gibi yönetmen ışıltılı hayatların arkasındaki mafya ve gangster dünyasının karanlık iç yüzünü izleyici karşısına çıkarmıştır. Filmin ana karakteri Ace Rothstein yetenkli bir bahisçi olarak ün saldıktan sonra Las Vegas’taki kumarhanelerden birine yönetici olarak getirilir. Ace’in yakın arkadaşı olan Nicky de Ace’i takip ederek Las Vegas’a gelir ancak Nicky patronların kirli işlerini yapmaya başlar. FBI’ın işini çine girmesiyle beraber insanların kaderleri ve yaşamları bir anda değişime uğrar.

Kapışma – Snatch (2000)

Guy Ritchie’nin ikinci uzun metraj filmi olan Snatch, çoğu sinefil tarafından İngiliz yönetmenin sinema tarihine kazandırdığı baş yapıtı olarak görülür. Filmin başrollerinde Jason Statham, Brad Pitt ve Benicio Del Toro yer almaktadır. Film ilk başta iki farklı hikayenin ekranda paralel bir şekilde ilerlemesiyle başlar. Bir yanda çalınan büyük bir elmas ve bunun kovalamacası vuku bulurken bir yandan da Londra’nın arka sokaklarında yaşanan illegal boks kültürü vardır. Filmin ilerleyen zamansallığında bu iki farklı hikaye bir noktada kesişir ve kesişmeyle beraber her iki olaydaki çete ve gangster ruhu beyazperdede muazzam bir şekilde anlatılır ve izleyiciye aktarılır.

Tanrı Kent – Cidade de Deus (2002)

Paulo Lins tarafından yazılmış aynı isimli romanın beyazperdeye uyarlanmış hali olan filmini yönetmen koltuğunda Fernando Meirelles ve Kátia Lund yer almaktadır. Film Brezilya’nın Rio de Janeiro dışındaki devlet tarafından kurulmuş ve City of God anlamı taşıyan bir gettosunda geçmektedir. Bu gettoda çocuklar çocuk kavramı dışında bir hayat sürmektedir ve silah kullanmak, taşımak, uyuşturucu kullanmak çocukların günlük hayatlarını oluştururken suça bulaşmış olmak iste kaçınılmaz bir durumdur. Film gettonun suçla alakası en az olan ve fotoğrafçı olmak isteyen Rocket’in ağzından aktarılır ve bu dış ses bize bilinmez bir gettonun içerisindeki büyük döngüyü anlatır.

Kirli İşler – Infernal Affairs (2002)

Martin Scorsese tarafından yönetilen film The Departed’ın orijinal hikâyesi olan Wai Keung Lau tarafından yönetilmiş olan Mou gaan dou – Infernal Affairs, insan tarafından yaratılmış güçlerin kaosunu ve bu kaos içerisinde yem olarak kullanılan insanların hikayesini anlatmaktadır. Polis teşkilatı özel olarak yetiştirdiği insanları mafyanın içerisine köstebek olarak gönderirken aynı durumu mafya da kendi lehine kullanmaktadır ve o da aynı şekilde polis teşkilatı içerisine kendi köstebeklerini yerleştirmektedir. Ancak bir gün iki taraf da bu durumun farkına varınca tek amaçlarını belirlerler ve içlerindeki köstebeği bulup yok etmek isterler. Bu istekler çerçevesinde de iki adam birbirleriyle ve kendileriyle karşı karşıya gelir.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information