Son yıllarda The Lighthouse, Good Time, The Rover gibi yapımlarda etkileyici performanslara imza atan Robert Pattinson, neden Tenet ve The Batman gibi büyük bütçeli filmlerde rol almaya karar verdiğini açıkladı.

Harry Potter and the Goblet of Fire’da Cedric Diggory’ye hayat vererek sinema dünyasına adım atan Robert Pattinson, Kristen Stewart ile birlikte rol aldığı Twilight serisiyle adını geniş kitlelere duyurmayı başardı. Twilight sayesinde kendi jenerasyonunun en popüler oyuncularından biri hâline gelen Pattinson, bu popülerlikten faydalanarak büyük bütçeli stüdyo filmlerinde rol almak yerine daha düşük bütçeli, arthouse filmlere yöneldi. David Cronenberg, Werner Herzog, Anton Corbijn, James Gray gibi yönetmenlerle çalışan Pattinson, oyunculuk konusunda kendisini daha da geliştirirken, yer aldığı projeler de gitgide daha ilgi çekici bir hâl almaya başladı. The Rover, Good Time, High Life gibi filmlerde etkileyici performanslara imza atan Pattinson, bu yıl da The Lighthouse ile adından övgüyle söz ettirdi. Son yılların en iyi korku filmlerinden biri olan The Witch ile adından söz ettiren Robert Eggers‘ın yeni filminde Willem Dafoe ile birlikte rol alan Pattinson, geçtiğimiz günlerde verdiği bir röportajda The Lighthouse’ta rol almasıyla sonuçlanan sürecin nasıl geliştiğini anlattı.

The Witch’i izledikten sonra Robert Eggers’la çalışmak istediğini söyleyen Pattinson, yönetmenin ilk filminden övgü dolu sözlerle bahsediyor: “Onun teknik konusunda bir usta olduğunu görebiliyordunuz. Kamerayı ne yöne çevirirlerse çevirsinler dolu görünecek bir dünya yaratmaları çok hoşuma gitti. Ama bir korku filmi yapmak istediğimi düşünmüyordum.” Heaven Knows What’ın kamera arkasından bir görüntü gördükten sonra Safdie Kardeşler’le iletişime geçip bir sonraki filmleri olan Good Time’da rol alan Pattinson, The Witch izledikten sonra da Robert Eggers ile iletişime geçmiş. Eggers ile aralarında büyük, gotik bir filmin de yer aldığı bir kaç proje hakkında konuştuklarını belirten Pattinson, Eggers’a “farklı ve tuhaf” bir şey yapmak istediğini söyleyince yönetmenin kendisine The Lighthouse’un senaryosunu gönderdiğini belirtiyor.

Senaryoyu ilk okuduğunda ortaya tam olarak nasıl bir film çıkacağını kestiremediğini belirten Pattinson, senaryonun iyi olduğunu düşündüğünü fakat bunu yapmanın risk almak olacağını da bildiğini ifade ediyor. Ancak Twilight’tan sonra pek çok kez yaptığı gibi Pattinson bir kez daha riskli olarak gördüğü bir projeye girişme kararı almış. Ortaya The Lighthouse gibi övgü toplayan bir iş çıktığını göz önüne aldığımızda, Pattinson’ın doğru kararı verdiğini söyleyebiliriz.

Robert Pattinson: “Sanırım Yapmakta Olduğum Şeylerin Tam Tersini Yapmaya Çalışıyordum.”

Filmde canlandırdığı Winslow karakterine de değinen Pattinson, geçmişi hakkında çok fazla şey bilmediğimiz bu karakter hakkında kendisinin de çok fazla şey bilmediğini belirtiyor. Robert Eggers’ın karakterin geçmişi hakkında çok fazla detay paylaşmadığını belirten başarılı oyuncu, aslında bu bilinmezliğin de karakter hakkında önemli ipuçları barındırdığını düşünüyor. Çünkü Pattinson’a göre geçmişi hakkında konuşmaktan kaçınan biri ya kötü bir şey yapmıştır ya da başına kötü bir şey gelmiştir. Her hâlükarda bundan kaçıyordur.

The Lighthouse ve Good Time gibi arthouse filmlerle “Twilight yıldızı” algısını kırmayı başaran ve etkileyici bir portfolyo oluşturan Pattinson, önümüzdeki yıllarda ise arthouse sinemadan uzaklaşarak yeniden büyük bütçeli, stüdyo yapımlarıyla sinemaseverlerin karşısına çıkacak. Başarılı oyuncu, önümüzdeki yıl Christopher Nolan imzalı The Tenet ile sinemalara konuk olduktan sonra 2021’de de yeni Batman olarak izleyici karşısına çıkacak.

Kariyerinde neden böyle bir değişikliğe gittiğine de değinen başarılı oyuncu, son yıllarda yaptığının tam tersini yapmaya çalıştığını belirtiyor: “Sanırım yapmakta olduğum şeylerin tam tersini yapmaya çalışıyordum. ‘Büyük bir şeyler yapmak istiyorum’ diye düşünmeye başladım. Yıllardır büyük bütçeli bir şey yapmıyorum.”

The Lighthouse gibi arthouse filmler ile Tenet ve The Batman gibi büyük bütçeli yapımlar arasında önemli farklılıklar olduğunu kabul eden Pattinson, yine de bu filmlere de aynı bakış açısıyla yaklaştığını ifade ediyor.

Kaynak: ScreenDaily

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information