oEajMPZy_0Q

Modern belgeselin mucitleri arasında gösterilen Robert J. Flaherty’nin 1922 yapımı Nanook of the North filmini mercek altına alan video, yönetmenin bu yapımla belgesel sinema tarihine nasıl yön verdiğini gözler önüne seriyor.

Belgesel, sinemanın icadıyla birlikte ortaya çıkan bir form. Kameranın icadını takiben 1890 ve 1910 yılları arasındaki çekilen filmlerin tamamına yakını, hâlihazırda olmakta olan bir durumun ya da olayın kamera vasıtasıyla kayda alınması mantığına dayanır. Bu bazen bir boks müsabakası iken, bazen de bir grup işçinin fabrikadan çıkışı olabilir. “Aktüel” olarak da tanımlanabilecek filmlerde kamera tamamen pasif bir konumdadır. Dolayısıyla sinemanın ya da yönetmenliğin yaratabileceği etkilerin sonuçlarını bu filmlerde göremeyiz. Robert J. Flaherty’nin 1920’de çekimlerine başladığı ve sinema tarihinin ilk uzun metrajlı belgeseli olan Kuzeyli Nanook – Nanook of the North’la bu türden bir belgeselcilik anlayışı yerini yavaş yavaş, imajların ve hikâyelerin düzenlenebildiği, böylece daha büyük anlatıların inşa edilebildiği bir yaklaşıma bırakmaya başlamıştır. YouTube’daki One Hundred Years of Cinema kanalında yer alan bir video, Robert J. Flaherty ve Nanook of the North’un sinema tarihindeki önemine odaklanıyor.

Robert J. Flathery ve Nanook of the North Belgesel Sinemayı Nasıl Değiştirdi?

Yayınlanmasının ardından büyük bir ticari başarı yakalayan, bir eskimo ailesinin hayatına odaklanan Nanook of the North, aynı dönemde ciddi eleştiriler de almıştır. Bu eleştiriler, filmde gerçek olarak sunulan sekansların büyük bir bölümünün yönetmen Flaherty’in talebi üzerine gerçekleştirilmesi, filmin merkezindeki karakterin gerçek adının değiştirilmesi ve bu karakterin eşi olarak gösterilen kadının aslında yönetmenin hayat arkadaşı olması ve filmdeki olayların çekim şartlarını kolaylaştırması amacıyla dönüştürülmesi gibi nedenlere dayanır. Benzer şekilde eskimoların medeniyetten uzak oluşu vurgusu, o dönemki durumun birçok sahneyle abartılmasıyla daha baskın hâle getirilmiştir yönetmen tarafından. Bu türden tercihler, gerçeklerin değiştirilmesi sebebiyle eleştirilebilir, ama Nanook of the North filminin bugünkü belgesel anlayışının temelini atması da yine bu tercihlere dayanır. Çünkü belgeseller de gerçeğin peşine düşme gayelerine rağmen spesifik çekimler yapmaya karar veren, görüntüleri çeken ve o görüntülere kurguyla yeni anlamlar kazandıran kişilerin subjektif görüşlerinin etkisi altındadır. Her ne kadar belgesel seyircisi, genel itibarıyla kameranın varlığını unutma eğilimi gösterse de sinemanın doğası bunun önünde -az ya da çok- engel teşkil eder. Flatherty de bu durumun farkına varan ilk sinemacıdır belki de. Sinemanın doğasını kendi aktarmak istediği fikirler doğrultusunda bu kadar etkin bir biçimde kullanabilmiş oluşu da Nanook of the North’un üzerinden neredeyse yüz yıl geçmiş olmasına rağmen, önemini hâlâ koruyabilmesinin en önemli nedeni belki de.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi