Richard Linklater, The Guardian’da yayınlanan bir yazısında 70’li yılların ruhunu yaşatan 1993 yapımı Dazed and Confused filminin ortaya çıkış sürecinden ve Universal Pictures gibi büyük bir stüdyo ile çalışmanın zorluklarından bahsetti.

Before üçlemesiyle romantizm sularında yüzen, School of Rock filmiyle bize rock müziği sevgisi aşılayan Richard Linklater‘ın yönettiği 1993 yapımı Dazed and Confused, kuşkusuz yönetmenin filmografisinin en unutulmayan filmlerinden biri. 70’li yılların havasını solumamızı sağlayan bu film, dönemin ruhunu çok iyi yansıtmakla beraber muhteşem soundtrack albümüyle de defalarca izlemekten asla sıkılmayacağımız bir seyirliğe dönüşüyor. Matthew McConaughey, Parker Posey, Jason London, Milla Jovovich, Shawn Andrews gibi oyuncuların sinemada yeni yeni varlık göstermeye başladığı dönemde vizyona giren Dazed and Confused; son sınıfa geçmiş lise öğrencilerinin okulun son gününde bir parti düzenlemek istemesini ancak parti evinin sahibinin eve gelmesiyle yaşanan olayları konu alıyor. Yetişkinlerin dayattığı kurallara göre yaşamayı reddeden karakterlerimiz ise partiyi sokağa taşımaya karar verir. Bu noktadan sonra evdeki hesap çarşıya uymaz ve işlerin kontrolden çıktığı olaylar silsilesi bizleri bekler.

Dazed and Confused, Richard Linklater’ın kendi hayatından izler taşıyan bir film. Gerçekçi bir gençlik filmi yapma maksadıyla yola çıkan Linklater, filmin ortaya çıkış sürecinden ve Universal Pictures gibi büyük bir stüdyo ile çalışmanın zorluklarından bahsettiği bir yazı kaleme aldı. The Guardian‘da yayınlanan bu içerikten hareketle, Dazed and Confused’un yapım aşamasında yaşanan olaylara yakından bakalım.

Richard Linklater: “Dazed and Confused’u Çekmenin Ne Kadar Zor Olduğunu Düşündüğümde, Hâlâ Travma Sonrası Stres Bozukluğu Yaşıyorum.”

Richard Linklater, 70’lı yıllarda geçen bir film çekmesine rağmen o dönemin berbat olduğunu düşünerek yazıya başlıyor. “Dazed and Confused’un, sanki savaş karşıtı bir film yapmaya çalışmak gibi, anti-nostaljik bir film olması gerekiyordu. Filmin deneysel bir versiyonunu, 1989-91 yılları arasında kafamda oluşturmuştum. Yaklaşık bir ay içinde filmin ilk uzun taslağını yazdım. Daha sonra Universal’in geliştirilmekte olan 30 projesi arasına girmeyi başardık.”

Universal’ın konusu geçmişken; Richard Linklater, Universal Pictures gibi büyük bir stüdyo ile çalışmanın zorluklarından bahsetmeden geçmiyor. Hatta “Dazed and Confused’u çekmenin ne kadar zor olduğunu düşündüğümde, hâlâ travma sonrası stres bozukluğu yaşıyorum.” gibi ilginç bir açıklamaya da imza atıyor. Richard Linklater, stüdyonun yapmak istediklerini reddedip, kendi bildiğini okumanın oldukça zor bir şey olduğunu şu sözlerle dile getiriyor: “Filmin çekimleri bittikten sonra son rötuşları yapmak için Los Angeles’a gittim. Stüdyo beni ruhun eksik olduğu kurumsal bir yere yerleştirdi. Uzun süre orada kalacağımı düşünmedim ama üzerimde kurmaya çalıştıkları baskıyla beraber beni yıpratmaya çalıştıklarını fark ettim. Filmin bazı sahnelerini yeniden çekmemi ya da filme modern müzik koymamı istediler. Fakat ben bu aptalca fikirlerin hiçbirini uygulamadım.”

Richard Linklater: “O Dönemde Yaşamayan İnsanların Dazed and Confused’u Sevdiğini Gördüğümde Çok Mutlu Oluyorum.”

Bununla beraber Richard Linklater, oyuncuların filmin geçtiği döneme kolayca adapte olmalarını sağlamak için ilginç yöntemler denemiş. Mesela çekimlerden önce her oyuncuya canlandıracağı karakterine uygun olduğunu düşündüğü karışık kasetler vermiş. Kadın oyunculara Joni Mitchell’in şarkılarını dinletirken; Mitch karakterini canlandıran Wiley Wiggins için Ramones şarkılarından oluşan karışık bir kaset hazırlamış.

6,9 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilen Dazed and Confused, gişede 8 milyon dolar kazandı. Filmin soundtrack’i için haklarından feragat ettiğini söyleyen Linklater, filmden tek bir kuruş kazanmadığını sözlerine ekliyor. Maddi anlamda pek bir kazanç sağlayamayan yönetmen, filmin insanlar üzerindeki etkisini gördüğünde manevi anlamda istediğini elde ettiğini büyük hazzını yaşıyor. “Dazed and Confused’un en iyi filmim olduğunu düşünmüyorum ama o dönemde yaşamayan insanların filmi sevdiğini gördüğümde çok mutlu oluyorum. Bu durum, size gençlikle ilgili hiç değişmeyen bir şeyin olduğunu söylüyor.”

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi