Quentin Tarantino‘nun yazıp yönettiği ilk film olan 1992 yapımı Rezervuar Köpekleri- Reservoir Dogs, Quentin Tarantino‘yu anında bir efsane haline getiren film olma özelliğini taşıyor. 1992 yılında Sundance Film Festivali‘nde gösterilen film, özellikle Avrupa’da büyük bir başarı yakaladı ve o zamandan beri yönetmenleri ve film severleri etkileyen bir film oldu. 1994 yılında Cannes Film Festivali’nde Pulp Fiction‘ın gösterilmesiyle kült filmlerin yönetmeni unvanını güvenceye alan Quentin Tarantino’nun bu ilk filmi, Tarantino’nun kendine özgü film dili ve hikaye anlatımını açıkça gözler önüne seriyor. Reservoir Dogs hakkında mutlaka bilinmesi gereken 15 detayı sizler için derledik.

Reservoir Dogs Hakkında Bilinmesi Gereken 15 Detay

Madonna’nın Tarantino’ya Yolladığı Not

Açılış sahnesindeki sohbetin ana konusu olan Madonna, filmi sevmişti, ama Quentin Tarantino’nun ‘Like A Virgin’ şarkısı hakkındaki yorumunu yalanladı. ‘Erotica’ albümünü imzalı bir notla Quentin Tarantino’ya gönderdi, notta şu yazıyordu: “Quentin’e. Bir penis hakkında değil, aşk hakkında. Madonna.’

Suç Romanları Yazarı Edward Bunker Filmde Mr. Blue’yu Canlandırıyordu

Quentin Tarantino açılış sahnesini, filmde başka bir repliği olmayan Mr. Blue’nun repliği olması için filme ekledi. Mr. Blue’yu canlandıran Edward (Eddie) Bunker, Amerikalı bir yazar, oyuncu ve eski suçlu. 17 yaşında San Quentin hapishanesine atıldığında buraya en genç yaşta giren suçluydu. Suç romanlarını yazmaya burada başladı, ve ilk romanı 1973 yılında yayınlandığında hala hapishanedeydi.

Oyuncular Kostüm Olarak Kendi Kıyafetlerini Giydiler

Filmin bütçesi o kadar düşüktü ki oyuncuların birçoğu kostüm olarak kendi kıyafetlerini giydi, Chris Penn’in (Nice Guy Eddie) giydiği eşofman üstü bunlardan biri. Filmin sembolü haline gelen siyah takım elbiseler tasarımcı tarafından, Amerikan suç filmlerini çok sevmesi sebebiyle ücretsiz verildi. Steve Buscemi (Mr. Pink), takım elbisenin pantolonu yerine kendi siyah kotunu giydi.

Mr. Pink Rolünü Quentin Tarantino Oynayacaktı

Mr. Pink rolünü Quentin Tarantino oynamak istiyordu, yine de bütün oyuncuların rol için seçmelere girmesine izin verdi. Steve Buscemi Mr. Pink için seçmelere geldiğinde Tarantino ona rolü kendisi oynamak istediğini, ve Buscemi’nin rolü almasının tek yolunun mükemmel bir performans sergilemesi olduğunu söyledi. Buscemi bunu yaptı ve rolü aldı.

Filmin Olmazsa Olmazı “Stuck in the Middle With You” Şarkısı

2014 yılında verdiği bir röportajda Quentin Tarantino, bütün film müziği bütçesinin Mr. Blonde’un işkence sahnesinde çalan “Stuck in the Middle With You” şarkısını satın almak üzerine planlandığını açıkladı. Tarantino, bu şarkıyı kullanabildiği sürece filmde başka hiçbir şarkı kullanmamaya razıydı. Diğer şarkıların kullanım hakkı, yapımcıların film müziklerinden oluşan bir plak anlaşması yapabilmesi sayesinde satın alındı.

Vega Kardeşlerin Çekilemeyen Filmi

Michael Madsen’ın canlandırdığı Mr. Blonde karakterinin gerçek adi Vic Vega’dır. Vega soy ismi aynı zamanda, John Travolta’nın Ucuz Roman – Pulp Fiction (1994) filminde canlandırdığı Vince karakterinin soy ismidir. Tarantino daha sonra, Vic ve Vince’in kardeş olduklarını açıklamıştı. Tarantino, iki filme de öncü hikâye olacak nitelikte “Double V Vega” adında bir film çekmeyi planlıyordu, fakat Madsen ve Travolta Vega kardeşleri canlandırmak için fazla yaşlanınca bu projeden vazgeçti.

Mr. Orange’in Kaybettiği Kan Miktarı Kontrol Altında Tutuldu

Mr. Orange ve Mr. White kaçarken Mr. Orange karnından vurulmuştu. Filmin büyük kısmını yerde kan kaybederek geçiren Mr. Orange’in kaybettiği kan miktarının gerçekçi görünmesi için sette bir paramedik bulunduruldu. Tim Roth bazen o kadar uzun suredir kan gölünün içinde yatmış oluyordu ki kan kurumuş oluyordu ve Tim Roth birkaç dakika süren bir çalışmayla yerden kazınmak zorunda kalıyordu.

James Woods, Tarantino’nun Rol Teklifini Öğrenemedi

Quentin Tarantino oyuncu James Woods’un filmde rol almasını istiyordu, bunun için beş ayrı ücret teklifinde bulundu. Teklifler Woods’un normalde kazandığı paradan çok daha düşük olduğu için Woods’un menajeri film teklifinden oyuncuya bahsetmeden bütün fiyat tekliflerini reddetti. Woods bu teklifi, Tarantino ve Woods bu olaydan sonra tanıştıklarında öğrendi, ve bu tekliften haberdar edilmediği için o kadar rahatsız oldu ki menajerini değiştirdi.

Filmin İngiltere’deki Büyük Başarısı

Film Amerika’da neredeyse hiç reklam yapılmadan vizyona girdi, bu nedenle gişede başarı yakalayamadı. İngiltere’deyse film o kadar başarılı oldu ki Tarantino Londra sokaklarında yürürken kalabalıklar başına üşüşüyordu. İngiliz sinemacılar o zamandan beri bu filmden çok etkilendi.

Deponun Üst Katındaki Apartman Dairesi

Mr. Orange’ın apartman dairesi, filmin çoğunun çekildiği deponun üst katındaydı. Film ekibi burayı, gerçek bir apartman bulma masrafından kurtulmak için, gerçek bir apartman dairesi gibi yeniden dekore etmişti.

Şarkıcı Pink’in Adı Mr. Pink’ten Geliyor

Pop şarkıcısı Pink, bir röportajında isminin ilhamının bu filmdeki Mr. Pink’ten geldiğini açıkladı. Pink, filmi ergenlik çağındayken izlemiş ve arkadaşları ona dış görünüşünün Mr. Pink’i andırdığını söylemiş.

Reservoir Dogs’u Tony Scott Çekmek İstemişti

Senaryosunu Quentin Tarantino’nun kaleme aldığı Çılgın Romantik – True Romance (1993) filmiyle ilgili bir röportajda Quentin Tarantino, filmin yönetmeni Tony Scott’un True Romance ve Reservoir Dogs senaryolarını birlikte okuduğunu ve Reservoir Dogs’un yönetmenliğini yapmak istediğini söylediğini anlatıyor. Tarantino, Scott’a True Romance’i alabileceğini ama Rezervuar Köpekleri’ni kendisinin çekeceğini söylemiş.

True Romance ve Reservoir Dogs Filmlerinin Karakterlerinin Bağlantısı

Mr. White’in flashback’inde Joe ona Alabama adındaki bir kadını soruyor. Bu, Patricia Arquette’in True Romance (1993) filmindeki karakterine bir gönderme. Quentin Tarantino, bu karakterin Mr. White’la buluşup onun suç ortağı olmasını planlıyordu, ama True Romance’teki orijinal sonun değişmesi sonucu iki hikâye birbiriyle tutarsız hale geldi. Alabama hiçbir zaman Mr. White’la buluşmaya gitmedi.

Soygun Sahnesinin Gösterilmediği Bir Soygun Filmi

Filmde soygun sahnesinin gösterilmemesiyle ilgili olarak Tarantino, bu kararın verilmesindeki ilk sebebin bütçe kısıtlaması olduğunu, bunun yanı sıra, soygunun detaylarını belirsiz bırakma fikrini sevdiğini söyledi. Tarantino’ya göre bu teknik, filmin soygunla ilgili olmaktan ziyade “başka şeylerle ilgili” olduğunun anlaşılmasını sağlıyor. Tarantino bunu bir romancının işine benzeterek, filmin görünmeyen bir şeyle ilgili olmasını istediğini, ve film zamanının film saati gibi değil gerçek bir saat gibi akmasını istediğini belirtti.

Renklerde Yatan Anlam

Mr. White ve Mr. Pink tuvalette diğer karakterlerin hayatta olup olmadığını konuşurken, Mr. Orange kanlar içinde yatıyor. Bu sahnede Mr. White ve Mr. Pink’in bir arada göründüğü planda banyo tezgâhının üzerinde yan yana sabun kapları var. Bu kaplardan pembelerle beyaz yanyana dururken turuncu kapların diğer iki renkten çok uzakta durması, Mr. Orange’ın grubun içindeki düşman olduğunun işaretini veriyor.

Kaynak: Imdb,  Mysteriouspress, Biography

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi