1980 yılında vizyona giren, başrollerinde Robert De Niro, Joe Pesci ve Cathy Moriarty bulunan Kızgın Boğa – Raging Bull filmi, Amerikalı boksör Jake LaMotta’nın, profesyonel boks hayatını, eşi Vicky ve kardeşi Joseph ile karmaşık ilişkisini konu alıyor. Filmdeki başarılı oyunculuğuyla Robert De Niro, 1981 yılının Oscar Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünün sahibi olmuştu. Martin Scorsese’nin yönetmenlik kariyerinde önemli bir noktada duran Raging Bull hakkında bilinmesi gereken 15 detayı derledik.

Raging Bull Hakkında Bilinmesi Gereken 15 Detay

Film Jake LaMotta İçin Bir Yüzleşme Olmuş

Jake LaMotta filmi gördüğünde, ne kadar korkunç bir insan olduğunu farketmiş. Sonrasında eşi Vicki Lamotta’ya gerçekten böyle birisi olup olmadığını sormuş. Vicki’nin cevabı ise “Daha bile kötüydün.” olmuş.

Robert De Niro, Filmi Çekmesi İçin Martin Scorsese’ye Israrcı Davranmış

1978’de Martin Scorsese eroin bağımlılığı yüzünden hastanede yatarken, Robert De Niro hastanede yönetmeni ziyaret edip, Jake LaMotta hakkında film yapmasını istemiş. De Niro’nun ısrarlarına dayanamayıp sonunda pes eden Scorsese senaryoyu iki hafta içerisinde tamamlamış. Birçok kişi De Niro’nun bu sayede Scorsese’nin hayatını kurtardığına inanıyor.

Rolüne Hazırlanırken Robert De Niro Brooklyn’de İki Boks Maçı Kazanmış

Rolüne hazırlanırken Robert De Niro yoğun bir fiziksel antreman süreci geçirdi. Sonrasında Brooklyn’deki üç boks maçında yer alan De Niro, maçlardan ikisini kazandı.

Filmdeki Bazı Dövüş Sahneleri Gerçek

Filmdeki ünlü “vur bana” sahnesinde, Robert De Niro ve Joe Pesci birbirlerini gerçekten yumrukluyorlardı. Filmde yer alan bir tartışma sahnesinde De Niro Pesci’nin kaburgasını gerçekten kırmış. Pesci’nin inlemesini duyduğumuz sahnede aniden farklı bir çekim açısına geçilmiş.

Scorsese Kameranın Üçüncü Boksör Yerine Geçmesini İstiyordu

Yönetmen Martin Scorsese filmdeki boks sahnelerini çoklu kameralarla çekmekten kaçındı. Bunun yerine aylarca dikkatlice kurguladığı sahneleri tek bir kamerayla çekti. Bunun arkasındaki fikir, Scorsese’nin kameranın üçüncü bir boksör konumunda olmasını istemesiydi.

Son Sahnede İncil’den Bir Alıntı Yapılmıştı

Filmin sonundaki İncil alıntısı, Martin Scorsese’nin okuldaki bir hocasına gönderdiği bir referanstı. Bir şeyleri görebilmesinin önünü açan hocasına Raging Bull’u adayan Scorsese, şu alıntıyı kullanmıştı. “Tek bildiğim şey kör olduğumdu. Ancak şimdi görebiliyorum.”

Jake LaMotto da De Niro’yu Alkışlayanlar Arasındaydı

31 Mart 1981 tarihinde, Robert De Niro En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazanırken, De Niro’nun başarısına tanıklık eden seyirciler arasında Jake LaMotta’da bulunuyordu.

Filmdeki Boks Sahnelerinin Çekimleri Altı Haftada Tamamlandı

Filmin içerisinde bulunan bütün boks sahneleri toplamda on dakikadan oluşuyor. Filmde bu kadar az yer almalarına rağmen o kadar özenle kurgulandılar ki, sahnelerin çekilmesi altı hafta sürdü.

Jake LaMotta Geçmişe Baktığında Kendini Siyah-Beyaz Bir Filmde Görüyordu

Martin Scorsese kanlı sahneleri siyah-beyaz çekmenin iyi bir fikir olduğunu düşünüyordu. Jake LaMotta’nın kendi hayat hikâyesini anlattığı kitabındaki “Şimdi, bazı gecelerde, eskiyi düşündüğümde kendimin siyah-beyaz bir filmini izliyormuşum gibi hissediyorum. Neden siyah-beyaz olmalı bilmiyorum, ama olmalı işte.” cümleleri de Scorsese’ye filmi siyah-beyaz çekmesi için ilham vermiş olabilir.

Robert De Niro ve Joe Pesci’nin Arkadaşlığı

Aralarındaki kardeşlik duygusunu güçlendirebilmek için iki başrol oyuncusu Robert De Niro ve Joe Pesci çekimler başlamadan bir süre önce birlikte yaşayıp antrenman yapmışlar. O zamandan beri iki aktör de çok yakın arkadaşlar.

Yumruk Sesleri İçin Limon ve Domates Kullanıldı

Boks sahnelerindeki yumrukların sesi limon ve domateslerin ezilirkenki çıkardığı seslerdi. Kamera flaşları söndüğünde duyulan sesler ise silah sesleriyle oluşturulmuştu.

Jake LaMotta’nın İşitme Engeli Bulunuyordu

Jake LaMotta hayatının büyük bir kısmını kısmî işitme engeliyle geçirdi. Bu yüzden, sinirinin kayda değer bir kısmı insanların ne söylediğini anlamıyor olmasından kaynaklanıyordu.

Scorsese, Raging Bull’un Çekeceği Son Film Olduğunu Düşünüyordu

Post-prodüksiyon aşamasında Scorsese’nin gereksiz yere yavaş çalışması United Artists stüdyosunu rahatsız etmiş. Raging Bull’un son filmi olacağına inanan Scorsese ise filmin estetiğinden taviz vermek istemiyordu. Fakat tüm bunların tam aksine, filmi bitirmeye yaklaşmışken Scorsese, filmin kendisi için bir sinematik yeniden doğuş olduğu fikrine vardı.

Robert De Niro’nun Sağlık Durumu Scorsese’yi Endişelendirdi

Robert De Niro’nun role hazırlanırkenki kilo artışı yüzünden gittikçe tedirgin olmaya başlayan Martin Scorsese, De Niro’nun sağlığı için o kadar endişelendi ki, bir süre boyunca çekimleri durdurdu.

Filme İki Buçuk Milyon Dolarlık Dava Açıldı

Jake LaMotta’nın kardeşi Joseph, filmin Jake’in kötüleyici bir tasvirini sunduğu gerekçesiyle yapımcılara iki buçuk milyon dolarlık bir dava açtı.

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi