Kill Bill Vol. 3’den Star Trek’e, 10. filminin ardından film yönetmeyi bırakacağını açıklayan Quentin Tarantino’nun daha önce açıklayıp henüz hayata geçirmediği, son filmi olabilecek 17 yapım.

Reservoir Dogs, Pulp Fiction, Inglourious Basterds gibi unutulmaz filmleri sinema dünyasına kazandıran usta yönetmen Quentin Tarantino, bu yıl Once Upon a Time… in Hollywood ile sinemaseverlerin karşısına çıktı. Tarantino’nun Hollywood’a aşk mektubu olarak tanımlanan film, sinemaseverler tarafından beğeniyle karşılandı. Daha önce yaptığı bir açıklamada 10. filminin ardından film yönetmeyi bırakacağını açıklayan Tarantino, 9. uzun metrajlısı olan Once Upon a Time… in Hollywood’un tanıtım sürecinde de bu açıklamasını yineledi ve son bir film daha çektikten sonra bırakacağını belirtti.

Tarantino’nun bu kararından cayma gibi bir niyetinin olmadığını belirtmesi, yönetmenin son filminin ne olacağını sorusunun gündeme taşınmasına neden oldu. Yönetmen henüz bu konuda net bir açıklama yapmasa da daha önce yaptığı açıklamalar ve hazırladığı projeler son filmi için çok sayıda seçeneği olduğunu gösteriyor. Usta yönetmenin tercihini hangi projeden yana kullandığını açıklamasını beklerken, IndieWire hazırladığı yeni listede Tarantino’nun bugüne kadar açıkladığı fakat hayat geçirmediği 17 projeyi derledi.

Quentin Tarantino’nun Son Filmi Olabilecek 17 Proje

Killer Crow

Tarantino’nun en sevilen filmleri arasında yer alan Inglourious Basterds’un senaryosu aslında beyazperdede izlediğimiz versiyondan çok daha uzundu. Tarantino’nun yazdığı ilk versiyonda, Brad Pitt’in hayat verdiği Aldo Raine’in yolu intikam peşinde olan bir grup siyah askerle kesişiyordu. Çekimlere başlamadan önce bu kısmı atmak zorunda kalan yönetmen, Inglourious Basterds’ın çıktığı dönemde yaptığı açıklamada bu hikâyeyi Killer Crow adını taşıyan bir spin-off filminde anlatmayı düşündüğünü belirtmişti. Ancak bu listede birçok proje gibi Killer Crow da hayata geçirilmedi. Film, II. Dünya Savaşı sırasında kendilerine kazık atan beyaz komutanlarına karşı intikam arayışında olan bir grup siyah askerin hikâyesini anlatacaktı.

Double V Vega

Tarantino’nun hayata geçirmediği en ilgi çekici projelerden biri olan Double V Vega’ydı. Tarantino bu filmde Pulp Fiction’da John Travolta tarafından canlandırılan Vincent Vega ile Reservoir Dogs’ta Michael Madsen tarafından canlandırılan Vic Vega’nın Amsterdam’daki maceralarını anlatmayı planlıyordu. Yönetmen bu yılın başında CinemaBlend’e verdiği röportajda projeyi şu sözlerle anlattı: “Elimde sadece filmin konusu vardı. Vincent’ın Amsterdam’da olduğu dönemde Amsterdam’da geçecekti. Amsterdam’da Marsellus Wallace için bir kulüp işleten Vincent orada birkaç yıl geçirmişti. Orada olduğu sırada Vic ziyaretine gelecekti ve film ikilinin hafta sonunu anlatacaktı.” İlk ortaya çıktığı dönemde filmde bu karakterleri John Travolta ve Michael Madsen’ın canlandırması planlanıyordu. Ancak aradan yıllar geçtiği için Pulp Fiction’ın öncesinde geçen bu hikâyede Travolta ve Madsen’ın karakterlerinin gençlik yıllarına hayat vermesi imkânsız hâle geldi. Bu yüzden Tarantino’nun son filmi olarak Double V Vega’yı seçmesi hâlinde karakterlere hayat vermesi için yeni isimlerle anlaşması gerekecek.

Kill Bill Vol. 3

Kill Bill Vol. 2’nun sonunda Bride’ın intikam hikâyesi tamamlanmış olsa da, Tarantino için Beatrix Kiddo (Uma Thurman)’nun hikâyesi henüz tamamlanmamış durumda. Çünkü Tarantino’ya göre Kill Bill filmlerinde anlatılacak bir intikam hikâyesi daha bulunuyor. Kill Bill Vol. 3’yi çekmek istediğini sık sık dile getiren Tarantino, bu filmde Vernita Green (Vivica A. Fox)’in kızının intikam için Beatrix Kiddo’nun peşine düşmesini anlatmak istiyor. Hatırlayacağınız gibi Kill Bill Vol. 1’ın başında Beatrix, Vernita’yı evinin mutfağında öldürmüş, hemen sonrasında karşılaştığı ufak kızını da bir gün intikam almak isterse gelip kendisini bulmasını söylemişti.

Tarantino’nun bu yılın başında verdiği bir röportajda yeni bir Kill Bill filmi çekmek için Uma Thurman ile konuşmaya devam ettiklerini söylemesi, Kill Bill Vol. 3’yi yönetmenin son filmi için en önemli adaylardan biri yapıyor.

Senaryosunu Kaleme Alacağı Bir Korku Filmi

Bugün kadar verdiği röportajlarda yaptığı açıklamalar ve paylaştığı en sevdiği filmler listeleri Tarantino’nun korku filmlerine olan düşkünlüğünü gözler önüne seriyor. Ancak filmografisi boyunca birçok farklı janra el atan yönetmen şu ana kadar tam anlamıyla korku film diyebileceğimiz bir filme imza atmadı. Ancak yönetmen Once Upon a Time… in Hollywood’un tanıtım çalışmaları kapsamında verdiği bir demeçte bir korku filmi çekmeyi son istediğini ve iyi bir korku filmi hikâyesi bulursa son filminin bu türde bir yapım olabileceğini açıkladı.

Star Trek

Bu noktada Tarantino’nun son filmi olmaya en yakın proje yeni Star Trek filmi gibi görünüyor. Quentin Tarantino’nun hazırladığı bir hikâyeden yola çıkılarak hazırlanan yeni Star Trek filminin senaryosunu The Revenant ile tanınan Mark L. Smith kaleme aldı. Once Upon a Time… in Hollywood’un çıktığı dönemde verdiği bir demeçte senaryonun hazır olduğunu söyleyen yönetmen, son filminin tanıtım çalışmaları bittikten sonra senaryoya bir göz atacağını ve son filminin bu olup olmayacağına karar vereceğini açıkladı. Tarantino’dan bekleneceği üzere 18+ yaş sınırı alacak bir hikâyeyi beyazperdeye yansıtacak olan Star Trek filminin çekilmesi hâlinde Chris Pine, Zachary Quinto, Zoe Saldana gibi son dönem Star Trek filmlerinin başrollerinde yer alan isimlerin rollerini tekrarlaması bekleniyor. Tarantino’nun filmde nasıl bir rol üstleneceğini bekleyip göreceğiz, ancak şu ana kadar yaptığı açıklamalar Star Trek’in yönetmenin son filmi olma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu gösteriyor.

1930’larda Geçen Bir Gangster Filmi

Tarantino özellikle kariyerinin ilk yıllarında imza attığı işlerle sinema dünyasına Reservoir Dogs, Pulp Fiction ve Jackie Brown gibi unutulmaz suç filmleri kazandırmış olsa da, hiçbir zaman tam anlamıyla bir gangster filmi yönetmedi. Django Unchained’in çıktığı dönemde bu konu hakkında konuşan yönetmen, Warner Bros.’un 1930’lardaki gangster filmlerine benzer bir film çekmek istediğini ifade etti.

John Brown Biyografisi

Tarantino, Django Unchained’ı çekmeden önce Amerika’daki köleliği konu alan farklı bir film çekmek istediğini açıklamıştı. Bu filmin merkezinde ise kölelerin özgür bırakılmasını savunan John Brown yer alıyordu. Üstelik yönetmen John Brown’ı konu alan bir biyografik film çekecek olsa bunun kariyerinin son döneminde geleceğini ifade etmişti. John Brown’ın Amerikan tarihindeki en sevdiği kişilik olduğunu söyleyen yönetmen, Brown’ın neredeyse tek başına köleliğin sona ermesinin önünü açtığını ve bunu yaparken de kan dökmekten çekinmediğini söyleyerek bunun anlatmak istediği bir hayat hikâyesi olduğunu ifade etmişti.

Kaleme Aldığı II. Dünya Savaşı Kitabının Film Uyarlaması

Geçtiğimiz günlerde Amerikan Yönetmenler Birliği (DGA)’nin düzenlediği bir panelde Martin Scorsese ile bir araya gelen Tarantino, yeni projeleri hakkında konuşurken II. Dünya Savaşı sırasında geçen bir kitap yazdığını açıkladı. Kitabının Hollywood ile yabancı sinemayı karşı karşıya getireceğini söyleyen Tarantino, ilgi çekici projesini şu sözlerle anlattı; “II. Dünya Savaşı’na katılıp orada fazlasıyla ölüm gören bir karakterim var. Eve dönüyor ve artık 50’ler ve artık filmler ona hitap etmiyor. Gördüğü onca şeyden sonra ona çocukça geliyorlar. Onun için filmler Hollywood filmlerinden ibaret. Sonra bir anda Kurosawa ve Fellini gibi isimlerin yabancı filmlerini duymaya başlıyor. Ve ‘belki onlarda bu yapmacık Hollywood filmlerinden fazlası vardır’ diyor.” Once Upon a Time… in Hollywood ile Hollywood’a bir aşk mektubu yazan yönetmenin bu kitabını sinemaya uyarlayarak bu kez de dünya sinemasına bir saygı duruşunda bulunması mümkün. Ancak yönetmenin proje hakkındaki açıklamaları bunun daha çok emeklilik planının bir parçası olduğunu düşündürüyor.

The Psychic Yeniden Çevrimi

Reservoir Dogs, Pulp Fiction ve Jackie Brown ile 1990’lara damga vuran üç filme imza atan Quentin Tarantino, 2000’de yaptığı bir açıklamada en sevdiği psikolojik korku filmlerinden biri olan The Psychic – Sette note in nero’in yeniden çevrimini çekmek istediğini açıklamıştı. Lucio Fulci’nin 1977 yapımı film, kocasının evinin duvarında bir iskelet bulduktan sonra kurbanın kim olduğunu bulmaya çalışan, altıncı hissi kuvvetli bir kadının hikâyesini anlatıyordu. Tarantino o dönemde yaptığı açıklamada, yeniden çevriminde başrolü son filmi Jackie Brown’da birlikte çalıştığı Bridget Fonda’ya emanet etmek istediğini açıklamıştı. Fulci’nin korku klasiğinin haklarına sahip olmayan yönetmen, “Eğer başka biri haklarını alırsa, projeyi yapmam. Olacağı varsa olur.” diyerek projeyi yapmak istediğinde uygun şartlar oluştuysa bu filmi yönetebileceğini belirtmişti. The Psychic’in haklarını henüz başkası satın almadığı için bunu da Tarantino’nun son filmi olmaya aday projeler arasına yazabiliriz.

Luke Cage: Hero For Hire

Filmlerdeki basmakalıp siyah tiplemelerini ön plana çıkaran Blaxploitation türüne hayranlığıyla tanınan Tarantino, bu akımdan ilham alan Marvel kahramanı Luke Cage’e odaklanacak bir film çekmek istediğini dile getirmişti. Her ne kadar bugüne kadar yönetmen olarak çizgiroman uyarlamalarından ve süper kahraman filmlerinden uzak durmuş olsa da bir izleyici ve okuyucu olarak bu türe ilgi duyduğu bilinen Tarantino, Pulp Fiction’ı çektiği dönemde bir Luke Cage filmi çekmek için girişimde bulunmuş, hatta filmde karaktere hayat vermesi için Laurence Fishburne ile görüşmüştü. Ancak yönetmen o dönemde Pulp Fiction’ı çekmeye başlayınca proje geri plana atıldı ve tozlu raflardaki yerini aldı. Marvel filmlerinin mevcut durumu ve Netflix ile olan anlaşması gereği iki yıl boyunca Luke Cage ile ilişkili yeni bir içerik hazırlayamayacak olması Tarantino’nun son filminin Luke Cage: Hero For Hire olma ihtimalini büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Ancak yine de yönetmenin kariyerini bir süper kahraman filmiyle noktalamak istemesi hâlinde akla gelen ilk projenin bu olduğunu söyleyebiliriz.

Berlin Game

Quentin Tarantino’nun yıllar içinde çekmek istediğini defalarca dile getirdiği bir diğer proje de Len Deighton’ın Berlin Game ile başlayıp Mexico Set ve London Match ile devam eden roman serisinin uyarlaması. 10 film sözüne sadık kalıp birden fazla film çekmek istemesi hâlinde yönetmenin ilk tercihi bu olabilir. Kill Bill Vol. 1 ve Vol 2.’yu tek film olarak sayan Tarantino, Berlin Game ile başlayacak uyarlamasını da parçalar hâlinde yayınlayarak tek film olarak hesaba katabilir. Soğuk Savaş döneminde geçen ve Bernard Samson adlı bir casusun maceralarını anlatan seriyi filme uyarlamak istediğini söyleyen Tarantino, bunun hem İngiltere’de çalışmak için kendisine bir bahane vereceği hem de İngiliz ve Alman oyuncuları bir araya getirecek bir oyuncu kadrosu olacağı için kendisini heyecanlandırdığını ifade etmişti.

James Bond

Martin Campbell’ın yönettiği Casino Royale vizyona girmeden önce Casino Royale’i yönetmek istediğini dile getiren Quentin Tarantino, bir önceki Bond olan Pierce Brosnan’ın filminde bu rolü tekrarlamasını istediğini söylemiş, aynı zamanda Eva Green’in de filmde rol almasını istediğini dile getirmişti. Ancak bu konuda yapımcılarla anlaşamayan yönetmenin sonrasında yapımcılar için “çok iyi bir film çekerek serinin gidişatını bozacağımdan korktular” demesi yönetmenin bir Bond filmi yönetme ihtimalini ortadan kaldırmıştı. Ancak aradan geçen yıllarda serinin arkasındaki isimler önemli ölçüde değişti ve önümüzdeki yıl vizyona girecek No Time to Die ile Daniel Craig’li dönem sora ereceği için Bond serisinin geleceği yeni bir yoruma açık durumda. Bu da Quentin Tarantino imzalı bir James Bond filmi görmemizin imkânsız olmadığı anlamına geliyor. Yine de bu noktada bunun oldukça düşük bir ihtimal olduğunu söylememiz gerek. Zira No Time to Die hakkında gelen haberler yapımcıların şimdiden Daniel Craig’in ayrılmasının ardından gelecek filmlerin temellerini atmaya başladığını gösteriyor. Filmde rol alan Lashana Lynch’in de bu planlar arasında önemli bir yere sahip olacağı tahmin ediliyor.

İlk Erotik Filmi

Tarantino, 2007 yılında The Telegraph’a verdiği bir röportajda 70’li yılların seks filmlerini andıran erotik bir film çekmeyi düşündüğünü söylemişti. Filmin merkezinde ise Stockholm’deki İsveçli arkadaşlarını ziyaret eden Amerikalı bir çift yer alacaktı. Karakterlerinin Death Proof’taki kadınlar gibi dışarı çıkılıp eğleneceğini söyleyen yönetmen, bu filmi çekmesi hâlinde neyi seksi bulduğunu ortaya koymak zorunda kalacağını ve her ne kadar bunu sorun etmese de tanıtım sürecinde basınla buluşup bunun hakkında konuşmanın tuhaf olacağını ifade etmişti.

40 Lashes Less One

Elmore Leonard’ın Rum Punch adlı romanından uyarlanan Jackie Brown ile bugüne kadar çekilmiş en iyi Elmore Leonard uyarlamalarından birine imza atan Tarantino, usta yazarın bir diğer romanı olan 40 Lashes Lee One’ı da uyarlamak istediğini belirtmişti. Western türünde bir intikâm hikâyesi anlatan roman, gerek konusu gerek türüyle Quentin Tarantino için biçilmiş kaftan gibi duruyor. Leonard’ın kitabı idam cezasından kurtulduktan sonra vahşi batıda dolaşıp Amerika’nın en azılı beş suçlusunu avlamaya karar veren bir Apachi ile siyah bir askerin hikâyesini anlatıyor. Tarantino’nun o dönemde senaryoyu yazmaya başladığını, hatta iki 20-30 sayfa yazdığını söylemesi 40 Lashes Less One’ı yönetmenin son filmi olma ihtimali yüksek projelerden biri yapıyor.

Django/Zorro

Quentin Tarantino’nun yazarları arasında yer aldığı Django/Zorro çizgiroman serisinin sinemaya uyarlanacağı bu yılın başında ortaya çıktı. Üstelik Tarantino’nun da projeye dâhil olduğu ve komedyen Jerrod Carmichael ile birlikte çizgiromanın film uyarlaması üzerinde çalıştığı açıklandı. Her ne kadar Tarantino’nun bu filmde yönetmen olarak yer alıp yönetmen koltuğuna bir başkasına bırakacağı konuşuluyor olsa da, yönetmenin fikir değiştirip son filmi olarak Django/Zorro’yu seçmesi çok büyük bir sürpriz olmayacaktır.

Django/Zorro, Django Unchained’ın yıllar sonrasında geçiyor ve filmde Jamie Foxx tarafından canlandırılan Django’nun hikâyesini anlatmaya devam ediyor. Bir kelle avcısı olarak yaşamını sürdürmeye devam eden Django’nun yolu, en az onun kadar yetenekli bir silahşor olan Diego de la Vega -ya da daha çok bilinen adıyla Zorro- ile kesişiyor. Bu alışılmadık karakterden etkilenen Django, kısa sürede Diego’nun koruması hâline gelirken, ikili yerel halkı kölelikten kurtarmak için zorlu bir mücadeleye atılıyor.

Bounty Law

Once Upon a Time… in Hollywood’da ana karakteri Rick Dalton (Leonardo DiCaprio)’ın rol aldığı dizi ve filmleri ortaya çıkarmak için o yıllarda görmeye alışık olduğumuz yapımlara benzer sahte dizi ve filmler hazırlayan Tarantino, bu yapımlardan biri olan Bounty Law’u yönetmeyi o kadar sevdi ki bu projeyi gerçek bir yapıma dönüştürmek istediğini açıkladı. 50’li yılların o siyah beyaz western dizilerinin kendisini çok etkilediğini söyleyen yönetmen, aynı o dönemdeki diziler gibi bölümleri yarım saat sürecek ve bu yarım saate dopdolu bir hikâye sığdıracak bir mini dizi hazırladığını açıkladı. Hatta siyah beyaz çekilmesini istediği bu dizi için beş bölüm yazdığını söyledi. Yönetmenin şu ana kadarki açıklamaları bunun bir film değil dizi olacağı yönünde. Yine de söz konusu Tarantino olduğunda bu projenin ne şekilde yayınlanacağını kestirmek güç. Yönetmenin bu bölümleri bir araya getirip son filmi olarak sinemaseverlere sunması da mümkün. Ancak yine de bunun uzak bir ihtimal olduğunu söyleyebiliriz.

Henüz Bahsetmediği Yeni Bir Proje

Tarantino yıllar içinde birçok projeden bahsetmiş olsa da çoğu zaman bunlar yerine yeni bir projeye öncelik vererek hazırlık aşamasına yaklaşana kadar bahsi geçmeyen bir projeyle sinemaseverlerin karşısına çıktı. Bu yüzden yönetmenin bir kez daha aynısını yapıp yine üstte saydıklarımız arasında yer almayan, yeni bir projeyle karşımıza çıkması çok da şaşırtıcı olmayacaktır.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi