Sinema tarihinin tartışmasız en önemli yönetmenlerinden olan, “Gerilimin Efendisi” adıyla da anılan Alfred Hitchcock’un, gerilimin tavan yaptığı Sapık – Psycho filmi, patronunun 40.000 dolarını çalan Marion’un bu parayla sevgilisine gitmek için yola çıktığı sırada konakladığı bir otelde öldürülmesinin ardından ortaya çıkan gizemli bir olayı konu alıyor. İlk sahnesinden son anına kadar izleyiciye “şimdi ne olacak?” diye sorduran film, sinema tarihinin unutulmaz sahnelerinden biriyle de son bularak seyirciye şok üstüne şok yaşatmayı başarıyor. Lakin Psycho’nun başarısı bunun çok ama çok daha ötesinde. Kullandığı tekniklerle sinema tarihinde çığır açmış, sonrasında gelecek sayısız filmi derinden etkilemiş bir filmden söz ediyoruz. Böylesine önemli bir film olan Psycho hakkında bilinmesi gereken 15 detayı derledik.

Psycho Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay

Robert Bloch’un Romanı Psycho

Psycho filmi Robert Bloch’un aynı isimli kitabından uyarlamadır. Hitchcock, filmin çekildiği dönem sürpriz sonu kimse öğrenemesin diye anonim bir şekilde kitabın telif haklarını ve piyasadaki bütün kopyalarını satın almıştır.

Sürpriz Son

Bütün ekibin bulunduğu sette çekimlerin başlayacağı ilk gün, herkes sağ elini kaldırıp hikâye hakkında tek bir kelime etmeyeceklerine yemin ettiler. Buna rağmen Alfred Hitchcock senaryonun sonunu çekim anına dek oyunculardan sakladı.

Görsel Sanatlarda Rengin Kullanımı

Filmin açılış sahnesinde Marion Crane’i beyaz iç çamaşırıyla görüyoruz. Alfred Hithcock burada saflığı ve masumiyeti temsil eden beyaz rengin dikkat çekmesini istemiş ve kadının beyaz rengiyle özdeşleşen melek figürünü temsil etmesini istemiş. Patronunun parasını çalarak hırsızlık yapan Marion’ı daha sonra siyah iç çamaşırıyla görüyoruz. Bu işlediği suçun ardından masum olmadığını simgeler. Görsel ögeler farklı bilgilerin izleyiciyle buluşmasını, böylelikle izleyicinin de o düşüncelere yönelmesini sağlamaktadır. Yine benzer bir yönlendirmeyi Marion’ın hırsızlık yapmadan önce beyaz çanta taşıması ve yaptıktan sonra siyah çanta taşımasında görebiliriz.

Filmin Siyah-Beyaz Çekilme Sebebi

Hitchcock dönemin teknolojisinin elverişli olmasına rağmen filmi siyah-beyaz çekme sebebini çok para harcamadan iyi bir film çekme isteği ve filmde korku değil gerilim temasının hâkim olmasını istemesi olarak açıklamış. Ayrıca o dönemin sansür kurallarının kan görüntüsüne izin vermeyeceğini bildiğinden sahnelerde kesinti olmasını istememiş. Ama en önemli sebebi; birçok siyah-beyaz ve B sınıfı film gişede iyi sonuçlar elde edebiliyorken, hem siyah-beyaz hem az para harcanmış hem de gerçekten iyi bir film çekildiğinde ne olacağını merak etmesiymiş.

Duş Sahnesi

17-23 Aralık 1959 tarihleri süresince çekimlerinin tam bir hafta sürdüğü, sinema tarihinin en başarılı sahnelerinden biri olarak tarihe geçen meşhur duş sahnesi, 78 farklı kamera açısından çekilmiştir. Duştaki bu bıçaklama sahnesi 45 saniye sürüyor ve içinde 52 adet kesme barındırıyor. Netflix’te yayınlanan 78/52: Hitchcock’s Shower Scene isimli belgesel Psycho’nun efsanevi duş sahnesini konu alıyor.

Gus Van Sant İmzalı Yeniden Çevrim

1998 yılında Gus Van Sant’ın yönetmenliğinde Psycho yeniden çekildi. Filmin gidişatını etkilemeyen küçük farklılıklar ve renkli olması dışında senaryo, karakterler, diyaloglar ve müzikler konusunda orijinaline sadık kalan filmde, izleyiciyi bekleyen herhangi bir sürpriz olmuyor.

Oedipus Kompleksi

Kral Oedipus efsanesi, kaderin kaçınılmazlığını konu alan günümüzden yaklaşık 2500 yıl önce Sophokles tarafından yazılan ilk ve en bilindik eseridir. Bu eserde Oedipus farkında olmadan babasını öldürüp annesiyle evleniyor. Psikoanalitik Kuram’ın kurucusu Sigmund Freud’un Yunan mitolojisindeki bu eserden esinlenerek ismini verdiği Oedipus Kompleksi; erkek çocuğunda 0-6 yaş arasında ortaya çıkan anneye âşık olma durumudur. Bu kompleksi yaşayan erkek çocuklarında anneye duyulan aşırı sevgi sonucunda babanın yerine geçme isteğinin saplantı halini alması durumu ortaya çıkıyor. Babasının erken ölümü yüzünden annesinin hayatında tek erkek olarak büyüyen ve bu süreçte annesini aşırı derecede sahiplenen Norman, annesinin erkek arkadaşı olmasıyla kıskançlık krizi geçirip ikisini de öldürüyor. Fakat annesine duyduğu aşırı sevgi yüzünden bu durumla asla yüzleşemiyor ve annesini kendi içinde yaşatıp çift karakterli olarak hayatına devam ediyor.

Ses Efektleri

1960 yapımı Psycho filminde cinayet sahnelerindeki bıçak sesleri aslında bir bıçağın kavuna saplanma sesidir. Hithcock’un istediği sesi bulana kadar bir çok kavun türü denemiş olduğu söyleniyor. Ayrıca küvet sahnesinde de kan yerine çikolata sosu kullanılıyor.

Oscar

Alfred Hitchcock, 20 yıllık süre zarfında 5 kez En İyi Yönetmen dalında Oscar’a aday gösterildi. Rebecca, Lifeboat, Spellbound, Rear Window ve Psycho gibi filmler ile ödül için yarışan usta yönetmen hiç biriyle ödül kazanamadı. Sinema alanında daha önce hiç kullanılmamış teknikleri kullanarak büyük başarılara imza atmış yönetmenin hiç Oscar ödülü olmaması şaşırtıcı.

Hitchcock’un Cameo’su

Hitchcock’un yönettiği neredeyse bütün filmlerde kendisi bir kaç saniye de olsa görünüyor. Cameo adı verilen ünlü bir kişinin beyazperdede kısa bir an görüldüğü bu tarz rollerin mucidi olan Hitchcock, yönetmenliğini yaptığı 66 filmin 37’sinde görünür. Genelde kalabalığın içinde izleyicinin fark etmediği sahnelerde görünmeye tercih eden yönetmen, Pscyho’da da Marion’ın otel odasında sevgilisi Sam ile görüşmesinin ardından ofise döndüğü iç çekim bir sahnede camın önünde kafasında büyük bir kovboy şapkasıyla görünüyor.

Hays Yasası

Pscyho, ekranda ilk defa tuvaletin göründüğü ve sifon sesinin duyulduğu filmdir. 1930-1967 yılları arasında Amerika’da asıl adı Production Code olan fakat Hays Code olarak bilinen, Amerika’da uygun olmayan sahnelerin filmlerde kullanılmasını yasaklayan, Katolik Kilisesinin zoruyla dayatılan ve Amerikan Film Endüstrisi yasaları olarak ifade edilerek büyük yapım şirketlerinin yapımlarını denetim altına almak için belirlenmiş sansür kurallarıdır. Bu kurallara göre; cinayete özendiren, çıplaklık içeren giyinme ve soyunma sahneleri, kaba ve küfürlü diyaloglar, alkol, uyuşturucu ve cinsel içerikli görüntüler yasaklanmıştı. 1960 yılında Psycho’nun yayınlanmasıyla birlikte film, o dönemde devrim niteliğinde bir eser olarak sinema dünyasının bu katı kurallardan arınmasına önayak olmuştur.

Anthony Perkins

Robert Bloch’un Psycho romanındaki Norman Bates karakteri kısa boylu, kilolu ve yaşlı olarak tasvir edilmiştir. Filmde ise Hitchcock bu karakteri tam tersi yansıtmıştır; genç, yakışıklı ve sempatik. Norman karakteri, annesine yaptıklarına bir ceza olarak kendi bilinçaltına hoşlandığı kızlardan uzak durması gerektiğini yerleştirmiştir. Filmin sonunda da eline konan sineğe bakarak kontrolü tamamen ele geçiren anne tarafının bir sineğe bile zarar vermeyeceğini ispat etmeye çalışmaktadır. Filmin yayınlanmasından yıllar sonra bile Anthony Perkins, Norman karakteri hakkında konuşmayı reddetmiş. Çünkü insanlar karakter ve Perkins arasında bağ kurmaya çalışmışlar.

Seri Katil Ed Gein

Norman Bates karakteri 1957 yılında cinayetten tutuklanan Ed Gein’den esinlenerek oluşturulmuştur. Bu karakter Deranged ve The Texas Chainsaw Massacre filmlerin yanında Kuzuların Sessizliği – The Silence of the Lambs filmindeki Hannibal karakterinin oluşumuna da ilham olmuştur.

Disney

Walt Disney, Psycho filmini berbat bulması nedeniyle 1960’ların başında Hitchcock’un Disney stüdyolarında film çekmesini yasakladı.

Gişe Başarısı

Psycho, Alfred Hitchcock’un finansal anlamda en çok kazandıran filmi olmuştur. Bir milyon doların altında bir maliyetle tamamlanan film, 50 milyon dolar hasılat yaptı.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi