The Cook, the Thief, His Wife and Her Lover isimli filmiyle kalplerimizi çalan Peter Greenaway’in hedonistik simetri tutkusunu inceleyen etkileyici bir video yayınlandı!

Simetri yalnızca matematiksel bir mükemmeliğin ölçüsü mü? Yoksa estetik olarak göze hoş görülen bir orantılılık ve denge duygusunun temsili mi? Ya da belki de hepsi birden olabilir mi? Peki, tüm bunları dışarıda bırakan kurallı bir kuralsızlık biçimi olabilir mi? Neden olmasın! Matematik simetriyi doğadaki muntazamlık ve mükemmellik şeklinde tanımlamış olsa da ve simetri genel olarak fizik ve geometri gibi tanımlanmış biçemsel sistemlerin kuralları esasınca ispat edilebilen bir denge hâlini ortaya koysa da, sanat bu bilimsel orantılılığı dönüştürme kudretine de sahiptir. Çünkü sanatın alanında göze mükemmel orantılı ya da dengeli gelen bir imajın, meselenin özünde, tam tersi bir anlama çağrışım yaptığı da görülebilen bir durumdur. O hâlde mükemmel bir muntazamlık her zaman dengelilik anlamını taşımaz ya da her şey mükemmel görünse de bazen hepsi birer yanılsamadır ve sanat bu anlamı yaratmak için biçilmiş bir kaftandır. Sanatın uzamında denge ve uyum çoğunlukla bir dengesizlik durumu olarak görünenin berisindekini, aslında hiç mükemmel olmayan bir mükemmelliği çağırır. Belki de, Stanley Kubrick’ten Wes Anderson’a simetri takıntısıyla dikkat çeken birçok yönetmenin, estetik anlamda orantılı görünen bu kompozisyon biçimleriyle yaratmak istedikleri anlamın ardındaki güdülere ve dürtülere odaklandığımızda, açığa çıkmayı bekleyen duygulara biraz daha yaklaşabiliriz. Ama yalnızca yaklaşabiliriz; çünkü hiçbir zaman tam olarak bilemeyiz.

Peter Greenaway’in Hedonistik Simetri Tutkusugreenaway-filmloverss

İngiliz yönetmen, oyun yazarı ve ressam olan Peter Greenaway’in sinema sanatı adına ortaya koymuş olduğu eserler de böyle bir inceliğin ve mükemmel uyumsuzluğun peşindedir. A Zed and Two Noughts, The Belly of an Architect, Drowning by Numbers, The Cook, the Thief, His Wife and Her Lover ve Nightwatching gibi hemen her filminde yeme-içmeden cinselliğe hazcı tüketim dürtüsünü provokatif biçimde ele alır ve insan türü için ‘mükemmel’ olarak pazarlanan kapitalist sistemi simetrik kadrajlar içinde sunmayı tercih ederek simetriyi genel ve bilinen tanımı dışına taşırıp, yapısökümsel bir anlamı devreye sokar. Greenaway’in bu sabit tanımlardan kaçan simetrik kompozisyon biçimleri onun üretimi arzulayan hedonist tutkularını yansıtırken, filmlerinde kurallı kuralsızlığı betimleyen kadrajlar tüketim toplumuna getirdiği en güçlü eleştirilerden birine dönüşür. Greenaway’in hedonistik simetri tutkusunu kapitalist sisteme ve onun yarattığı tüketim toplumuna karşı yöneltilmiş bir tokat olarak okuduğumuzda, simetri kavramının yalnızca tek bir tanıma atfedilemeyeceği gerçeğiyle yüzleşiyor ve sanatın dönüştürücü gücüne bir kez daha inanıyoruz!


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi